Özdilek
Fikret Gökmen
Fikret Gökmen

Çeşitli konularda yargı kararları

Uyuşmazlıkların genelde çözüldüğü yerler yüksek yargı kararları oluyor.

24 Ağustos 2020 Saat: 18:02
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu yazı 1.339 kez okunmuştur

Çeşitli konularda yargı kararları

Uyuşmazlıkların genelde çözüldüğü yerler yüksek yargı kararları oluyor. Bazı durumlarda yüksek yargının farklı dairelerinde de farklı yönde kararlar verilirse sorun farklı kararları birleştiren genel kurula kadar gidebiliyor. Sonuçta içtihatlar oluşarak yaşama yön veriyor. Bugün bu tür bir karardan söz etmek istiyorum.

 

            Sahte Kimlikle Yapılan Satıştan Kim Sorumlu

            Vatandaş yıllardır hayalini kurduğu bir otomobil alıyor. Ancak kısa bir süre sonra arabanın çalıntı olduğu ortaya çıkıyor. Vatandaş şokta. Gelişen durum nedeniyle yılların birikiminin boşa çıkması nedeniyle kahroluyor.

            Araç noter kanalı ile alınıyor. Olay, trafik denetleme şubesi ekiplerince yapılan yol denetiminde ortaya çıkıyor. Araç vatandaştan alınarak bağlanıyor. Olay soruşturulunca satışın sahte nüfus cüzdanı ile yapıldığı ortaya çıkıyor. Vatandaş noterin gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, bu nedenle kendisini zarara uğrattığını iddia ediyor. Alt mahkeme vatandaşın davasını kabul etmiyor. Bu karar Yargıtay 3. Hukuk dairesince bozularak, noterin işlem sırasında kullanılan sahte nüfus suretinin aslının temin edilmemesi nedeniyle işlemi yapmaması gerektiğini ve kusurlu işlem yaptığı gerekçesiyle, sahte kimlik ile yapılan satışta noteri kusurlu bularak, vatandaşın davasının kabul edilmemesini bozmuştur.

 

            Kefilin Sorumluluğu Nereye Kadar

            İşin yoksa şahit, paran çoksa kefil ol diye bir söz vardır. Yaşamımızda sıkça rastlanan olaylardandır. Bazı durumlarda tanıdıklar kırılamaz ve onların borçlarına kefil olunur. Sonuçlar genellikle üzüntülü bitmekle birlikte bu uygulamalar devam etmektedir.

            Peki, kefilin sorumluluğu nereye kadardır? Yargıtay bu konuda önemli bir karar vermiştir. Yargıtay hukuk genel kurulu 2017/11 – 1731 esas, 2019/608 sayılı kararı ile kefilin sorumlu olduğu miktar sözleşmede belirtilmemişse kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu belirtmiştir.

            Bu durumda kefalet sözleşmelerinde kefilin borcunun ne olacağının belirtilmesi gerektiği yargı kararında geniş bir açıklama ile belirtilmektedir.

 

Kocaeli Haberci Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Aynisi iştir kişinin5 Temmuz 2026 Saat: 10:56
Bir buçuk aydır İzmit’te değildim. Geldiğinde iki şey dikkatimi çekti.
Uyumlunun kaderi14 Haziran 2026 Saat: 22:37
Geçen haftaki yazımda 04,06,2026 tarihinde yayınlanan 7582 sayılı yasanın mükellefler için bir hayal kırıklığı olduğunu belirtmiştim.
Kurt Kanunu1 Haziran 2026 Saat: 02:27
Ben yaz dönemini, aynı zamanda kitap okuma sezonu olarak görüyorum.
Bilim ve Güç  18 Mayıs 2026 Saat: 16:35
Bundan 50 veya 60 yıl önce ay tutulması yaşandığında köyde her yetişkin, evdeki çiftelerini alıp gökyüzüne doğru ateş ederlerdi.
Yaz Geldi̇ Ama!11 Mayıs 2026 Saat: 00:32
Dünyada çalışma şekli ve zamanıyla ilgili önemli değişiklikler oluyor. Gelişmiş ülkelerde çalışma saatleri azaltılıyor.
Tüm Yazıları