Fikret Gökmen
Fikret Gökmen

Zorlama ile kiralar düşmez

Geçen hafta içinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde kiraların artışının %25 ile sınırlandırılması yönünde bir kanun kabul edildi.

13 Haziran 2022 Saat: 11:35
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu yazı 430 kez okunmuştur

Böylesi bir konunun mecliste görüşülüp kabul edilmesi Anayasanın eşitlik ilkesine ve serbest piyasa ekonomisi sistemine tamamen aykırı bir uygulamadır.

            Bilindiği üzere vergilendirilebilir yedi gelir grubu vardır. Ticari kazançlar, serbest meslek kazançları, zirai kazançlar, menkul sermaye gelirleri, gayrimenkul sermaye gelirleri, değer artış kazançları ve sair gelirler. Bu gelirler içinde kira gelirleri Gayrimenkul Sermaye kazancıdır.  Hükümet bu geliri elde eden, yani kira geliri olan vatandaşın gelirine müdahale etti. Sen %25 zam yapacaksın diyerek. O zaman ticaret erbabının gelirlerine de müdahale et onlara da sektörüne göre kar oranları koy. Aynı şekilde serbest meslek sahiplerinin (Avukat – Doktor vs.) gelirlerine de karışarak belirle. Sadece niçin kira gelirleri? Nerede kaldı eşit davranma ilkesi? Hayatın olağan akışı diye bir kavram var. Yapılan bu yasa kesinlikle bu akışa ters bir zorlamadır. Doğuracağı sonuçları hep birlikte göreceğiz. Vatandaşı birbirine düşürmek ve bir sürü hukuki uyuşmazlık yaratacağı tartışmasızdır.

            Çünkü ekonominin temel kuralları ile çelişkili. Bakınız TÜİK 10.06.2022 tarihinde inşaat maliyet endeksini yayınladı. Bu endekse göre inşaat maliyetlerindeki artışlar, 2020 yılı Nisan ayında %6.14, 2021 yılı Nisan ayında %35,45 ve son olarak 2022 yılı Nisan ayındaki artış oranı %106,60. Bu gerçekler ortadayken inşaat maliyetlerindeki artış %100’ün üzerinde seyrederken, konut maliyetlerinin düşmesi mümkün mü? Bu gidişle gelecekte konut fiyatlarının daha da artacağı çok net görülmektedir. Bu nedenle konut maliyetlerinin %106 arttığı bir ekonomide, kira artışlarını %25 ile sınırlamanın uygulanabilir olduğuna inanmıyorum.

            Kaldı ki, vatandaşın varlıklarından serbest piyasa koşullarına göre elde ettiği gelirleri, enflasyonun dörtte biri gibi bir oranda sınırlayıp, onların varlıklarını zarar uğratarak adalet yaratacağınıza harçları arttırmayın, otoyol köprülerin ve akaryakıt fiyatlarından diğer bir deyişle devletin varlıklarından elde edilen gelirlerden indirimler yaparak sosyal devlet kurallarını uygulanması gerekmez mi?

            Konut maliyetlerinin bu oranlarda artışından ve dolayısıyla kiralara da yansımasından kira geliri olanlar mı sorumlu ki, bedelini ödüyorlar. Tüm bunların hakkaniyet içinde düşünülmesi gerektiği kanaatindeyim.

            Bence bu kanunun anayasa mahkemesine taşınıp, değerlendirilmesi gerektiği inancındayım.

 

 

Kocaeli Haberci Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Mekke ortak savunma anlaşması10 Ağustos 2026 Saat: 22:51
Geçtiğimiz haftada, Mekke’de Türkiye-Pakistan ve Suudi Arabistan arasında üçlü savunma anlaşması imzalandı.
   Hüzünlü Veda26 Temmuz 2026 Saat: 23:35
27 Mayıs 1960 ihtilali olduğunda 9-10 yaşlarındaydım.
Bi̇r Gezi̇ Anıları19 Temmuz 2026 Saat: 20:17
Uzun zamandır görmeyi çok arzu ettiğim, İskandinav ülkelerine gitmek, sonunda nasip oldu.
Aynisi iştir kişinin5 Temmuz 2026 Saat: 10:56
Bir buçuk aydır İzmit’te değildim. Geldiğinde iki şey dikkatimi çekti.
Uyumlunun kaderi14 Haziran 2026 Saat: 22:37
Geçen haftaki yazımda 04,06,2026 tarihinde yayınlanan 7582 sayılı yasanın mükellefler için bir hayal kırıklığı olduğunu belirtmiştim.
Tüm Yazıları