Atilla Yüceak
Atilla Yüceak

Soru sormayan değil soru soran insanlarla barış'a gidilir!

27 Ağustos 2026 Saat: 01:01
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu yazı 0 kez okunmuştur

İşleri bittikten sonra bizleri yani Türkiye sonunu "Kambur" olarak gören anlayışı açıkça itiraf ederek;

Kısaca soru sormayın, sorgulamayın;

Sadece biat edin diye baskı kuruyor Apo'cu mahallenin feodalleri.

Hani neyin birinde ise ya Apo'cu olacaksın ya kara toprağın.

Kime çağrı yapıyorlar?

AKP tabanına böyle bir çağrı yapsalar belki kendi siyasal anlayışları açısından anlaşılabilir.

Ancak karşınızda yıllardır sorgulayan, araştıran, okuyan, tartışan; sol/sosyalist düşüncenin içinden geçmiş,

torna tevsiyeden geçmiş, yaşamını us, bilim ve eleştirel düşünce üzerine kurmuş insanlara aynı yöntemi uygulamaya kalktığınızda, önce bir durup düşünmeniz gerekir.

Yahu, kimle dans ettiğinizin gerçekten farkında değil misiniz?

Burası artık bilgiye ulaşmanın birkaç kişinin tekelinde olduğu bir çağ değil.

Adı üzerinde:

Bilgi ve enformasyon çağı.

İnsanlara düşünmeden inanmayı, soru sormadan kabul etmeyi, itiraz etmeden biat etmeyi telkin ederek bir yere varamazsınız.

Kimi insanlar için düşünmek bir tercih değil, tam bir yaşam biçimidir.

Önce us, sonra sorgulama; Ardından değerlendirme ve eğer ikna olunuyorsa inanç...

Bunun tersini dayatmak, insanın doğasına ve düşüncenin kendisine aykırıdır.

Hele hele yıllarca sol, sosyalist ve demokratik düşünce geleneklerinden beslenmiş insanlara "Rojava devrimi yalan mı oldu" "Emperyalistler tarafından kamyonlar dolusu size verilen silahları siz kime verdiniz, vereceksiniz" gibi sorulara karşılık “Soru sorma, süreci sorgulama, bize güven ve inan” demek, sadece ikna edici olmaktan uzak değildir;

Aynı zamanda ciddi bir tutarsızlığı gizleyen çelişkidir.

Eleştiren insanı düşman ilan ederek barış kurulamaz.

Sicil bozukluğu olduğu aşikar.

Bir sürece ilişkin soru sormak, o sürecin düşmanı olmak değildir.

İtiraz etmek, savaş istemek değildir.

Kaygı dile getirmek, barışa karşı çıkmak değildir.

Farklı düşünmek, ihanete eşitlenemez.

Tam tersine; gerçek bir barışın en önemli güvencelerinden biri, insanların korkmadan soru sorabilmesi ve farklı düşüncelerini ifade edebilmesidir.

Siz ise bugün, eleştirenleri “Barış düşmanı” ilan ederek kendi söyleminizi güçlendirmeye çalışıyorsunuz.

Oysa biraz aynaya bakın!

Kimi zaman insan, karşısındakini suçlarken aslında kendi kurduğu duvarlarla yüzleşir.

“Yıktınız perdeyi, eylediniz viran!”

Şimdi dönüp bu viranın sorumluluğunu soru soranların üzerine yıkmaya çalışmayın.

Bizim derdimiz barışla değil; Barış adına sorgulanamaz bir alan yaratılmasıyladır.

Bizim derdimiz insanların kardeşçe yaşamasıyla değil; İnsanların usunu, iradesini ve eleştirel düşünme hakkını bir kenara bırakmasının istenmesiyle.

Açıkçası kusura bakmayın!..

İnsanları emperyalizme, küresel oligarşiye veya onların bölgedeki çıkarlarıyla uyumlu siyasal projelere sorgulamadan eklemlemeye çalıştığınızda, karşınızda yine soru soran insanları bulacaksınız.

Dükkanını kapatıp sorgusuz sualsiz size teslim olan eskimiş revizyonistler için diyeceğim yok güle güle kullanın.

Bizim için aslolan barış; Birilerinin toplumdan gizlenerek gizli dehlizlerde hazırlanan metni sorgulamadan alkışlamak değildir.

Barış;

Özgür iradedir, eşitliktir, adalettir, halkların birbirinin acısını ve hakkını tanımasıdır.

Barış, susmak değildir.

Barış, korkmadan konuşabilmektir.

Barış, soru sorabilmektir.

Barış, farklı düşünenlerin birbirini düşman ilan etmeden aynı masada konuşabilmesidir.

Bu nedenle...

Sizin yolunuz açık olsun.

Ama yolunuz sizin olsun.

Çünkü insanları susturarak, sorgulamayı ayıplayarak, eleştiriyi düşmanlık sayarak yürüdüğünüz bu yoldan gerçek bir barış çıkmaz.

Bizi “Barış düşmanı” ilan etmekten vazgeçin.

Bir kez olsun aynaya bakın.

Belki o zaman asıl sorunun kimin barış istediği, kimin istemeyen olmadığını;

Barışın nasıl, hangi koşullarda ve kimin iradesiyle kurulacağı sorusunun çok daha önemli olduğunu görebilirsiniz.

Biz soru sormaya devam edeceğiz.

Dost düşman herkes bilsin ki:

Sorgulanamayan, toplumsal mutabakatı önemsemeyen, hiçbir süreç demokratik değildir!

En önemlisi de;

Soru soran insanları susturmakla değil, onların sorularına cesaretle yanıt vermekle gerçe

 

Kocaeli Haberci Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları