
Sıradan bir basın emekçisi olmak!
Sadece okul sıralarında öğrenilen bir meslek değildir!
Okul eğitimi alıp sistemin aparatı olan sayısız isim var bu mesleğin yüz karası.
Elbette bilgi, eğitim ve deneyim bu yolculuğun önemli parçalarıdır;
Ancak basın emekçiliğinin temelinde insanı ve dünyayı anlamaya yönelik bitmeyen bir merak, gerçeğin peşinden gitme cesareti ve gördüğünü doğru biçimde aktarma sorumluluğu vardır.
Elbette ki de halktan yana taraflıdır özgür basının basın emekçisi.
Basın emekçisi;
Yaşadığı dönemin tanığıdır. Bazen bir işçinin alın terine, bazen KHK'lı bir vatandaşın yaşadığı haksız soykırımına,
Kimi zaman bir çocuğun/kadının tecavüzüne bazen de toplumun gözden kaçırdığı bir gerçeğe ışık tutar.
Onun görevi yalnızca haber vermek değil;
Yaşananları kayda geçirmek, insanların sesini duyurmak ve tarihe not düşmektir.
Bu meslekte hiçbir gün bir diğerinin aynısı değildir.
Aynı güven duygusunu yaşayamazsınız.
Bir bakmışsınız kuyruğuna bastınız bir kumara ne işletmecisi emek hırsızı zıplamış,
Bir bakmışsınız yazdığınız saray koridorlarını zıplatmış sabahın köründe kapınıza dayanmışlar.
Her sabaha yeni bir öykü, yeni bir insan, yeni bir olay ve yeni bir sorumlulukla başlarsınız. Kimi zaman zorluklarla, baskılarla ve risklerle karşılaşırsınız;
Ne var ki gerçeğin peşinden koşmanın verdiği heyecan, bütün yorgunlukların önüne geçer.
Basın emekçisi olmak, yalnızca bir meslek değil, bir yaşam biçimidir. Sürekli öğrenmeyi, sorgulamayı ve insanlarla bağ kurmayı gerektirir. Merakınızı kaybetmediğiniz sürece bu yolculuk hiç bitmez.
Bugün geriye dönüp baktığımda, tüm zorluklarına rağmen yine aynı yolu seçerdim.
Basın emekçiliği;
Dünyaya dokunabilmenin, insanların ölçülerine ortak olabilmenin ve yaşananlara,
İhanete, düşkünlüğe, işbirlikçiliğine ve direngenliğe tanıklık edebilmenin,
Her şeye rağmen direniş bayrağını göklere dikmenin en özel yollarından biridir.
Şiir Sevda'nın Militanıdır!
Aşk Örgütlenmektir!