
Bu köşede Temmuz 2025 tarihinde “SAPANCA GÖLÜ ÖLÜYOR MU?” başlığı ile gölün suyunun olağanüstü oranda çekildiği ve bu gidişle gölün biyolojik olarak ölme riskinin bulunduğunu yazmıştık.
Konu KOCAELİ Gazetesinin muhabir göndermesi ile haber haline getirildi. Daha sonra ulusal basına bile yansıdı. Kocaeli’deki iktidardan da muhalefetten de o zaman olduğu gibi hala çıt yok. Sadece Sakarya büyükşehir belediyesi konu ile ilgili hassas davranıyor.
Biliyorsunuz Sefa Sirmen döneminde Yuvacık Barajı yap-işlet-devret modeli ile yaptırılmış ve kentin su sorunu çözülmüştü. AKP yılladır bu işte yolsuzluk ve kamu zararı olduğu iddiası ile Sefa Sirmen yani CHP ile uğraşıp durdu. Hatta Büyükşehir belediyesinin ana konularından birisi haline getirilerek, belediyenin borç batağının bu proje olduğu iddia edildi. Konu yargıya bile taşındı ve Sefa bey bütün bu iddialardan haklı olarak beraat etti.
AKP su sorununu konusunda hiçbir zaman ciddi bir proje üretemedi. Konuyu Sefa Sirmen gibi kökten çözeceğine, başka sorunlar yaratacak işlerle çözmeye başladı. 2006 yılında Kocaeli’de susuzluk yaşandığı iddia edilerek Sapanca Gölü ile Yuvacık Barajı arasındaki boru hattının normal ihale ile değil davet usulü ile yapılmasına karar verilerek iş iktidara yakın olduğu söylenen Çalık gurubuna 2006 yılının 30 milyon TL’sine verildi.
İSU’nun genel kurulunda dağıtılan faaliyet raporlarından 2006 yılında Yuvacık barajından 117 milyon metreküp su çekilirken, devam eden yıllarda daha az su çekildiği, dolayısıyla su krizinin suni olduğu kendi belgeleri ile ispatlanmış oldu. Böyle olunca ihalenin de usulsüz olduğu anlaşıldı. Su krizinin suni ihalenin de yolsuz olduğu CHP’nin o zamanki gurubu tarafından basın toplantısı ile kamuoyuna ilan edildi. Ulusal düzeyde olan bu olay gerek CHP genel merkezi ve gerekse zamanın il örgütü tarafından gereği gibi dikkate alınmadığı için bu iddiadan sonuç alınamadı.
Barajın suyu eksildiğinde yıllardan bu yana Sapanca gölünden Yuvacık barajına su çekiliyor. Bu yetmezmiş gibi Sapanca gölünü besleyen Sapanca tarafındaki dereler özel firmalara satıldığı için buradaki sular da su fabrikaları tarafından alınarak kullanılıyor. Yani Sapanca gölü gereği gibi beslenemiyor.
Yıllar önce Mimarlar Odasının çalışmaları ile Sapanca tarafında bulunan Sırma su fabrikasının dere üzerinde kurulması ve göle giden dere sularını çekmesi nedeniyle yasal işlemler yapıldı. Sapanca Asliye Ceza Mahkemesinde davalar görüldü. Belediye yetkilileri ruhsat konusunda uyarıldı. Ama ne yazık ki bundan da sonuç alınamadı. Derelerden olması gereken beslenme eksikliği, Yuvacık hattından ve diğer hatlardan çekilen su ve kuraklık bir araya geldiğinde biyolojik olarak ölmeye yüz tutmuş bir Sapanca gölü ile karşı karşıya kalıyoruz.
İktidarı anladık da muhalefet neden uyuyor.
Örneğin; neden Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından 2025 yılında Sapanca gölünden ne miktarda su alındığı, Sapanca gölünü besleyen derelerin Sırma su dahil kimlere ve kaça ihale edildiği, buralardan ne miktarda su çekildiği, Sapanca gölünden başka kimlerin boru hattı yada başka biçimde ne miktarda su çekmekte olduğu, Sapanca’daki bungolovlar dahil başka şekilde ne miktarda su çekilmekte olduğu, bu gidişle Sapanca gölünün biyolojik ölümünün söz konusu olup olmadığı,bu olayın kentimize olası sosyal,coğrafi ve ekonomik zararlarının ne olacağı ilk akla gelen sorular.
Muhalefet kimin nereye aday olacağının iç kavgası yerine, bu ve benzeri sorunları yerinde tespit ederek, toplumu örgütleyen ve çözüm yollarını sunan bir yapıya evrilmelidir. Evet kentte önemli bir iktidar sorunu var. Ama anlaşılan o ki daha önemlisi kentte önemli bir muhalefet sorunu var. Muhalefet uyuyor, Kocaeli kaybediyor.

