
Sevgili dostlar,
Bazen insanları gerçekten anlayamıyorum.
Özellikle de siyaset söz konusu olduğunda...
Bakıyorum, @ekrem_imamoglu tutuklandı diye ortalık ayağa kalkıyor. Öncelikle şunu açıkça söyleyeyim: Ben Ekrem İmamoğlu'ndan haz etmem, kendisini desteklemiyorum. Hatta bana göre siyasi anlayış itibarıyla “ikinci Erdoğan” görüntüsü veriyor.
Ama mesele benim İmamoğlu'nu sevip sevmemem değil.
Mesele başka.
İmamoğlu tutuklandığında milyonlarca seçmen gerçekten günlerce, haftalarca sokaklarda kalıcı bir direniş mi ortaya koydu?
Hayır.
Mitingler yapıldı.
Kalabalıklar toplandı.
Tepkiler gösterildi.
Ama gerçek bir protesto eylemi, yani sonuç alıncaya kadar sürdürülen bir direniş ortaya konulmadı.
Bir süre sonra da toplumun tepkisi yavaş yavaş yumuşatıldı ve konu gündemden düşürüldü.
Oysa gerçek bir protesto eylemi, sonuç alınmadan öyle kolayca bırakılmaz.
Şimdi aynı insanlar çıkıp @mansuryavas06'a akıl veriyor:
“Niye net bir çizgin yok?”
“Niye şöyle konuşmuyorsun?”
“Niye böyle davranmıyorsun?”
“Niye daha sert tepki göstermiyorsun?”
Bir dakika!
Ne olacak?
Mansur Yavaş CHP'den istifa etti.
Tarafsız bir siyaset izleyeceğini açıkladı.
Şimdi kalkıp adama;
“Daha net ol!”
“Daha sert ol!”
“Şunu yap!”
“Bunu söyle!”
diye akıl veriliyor.
Peki ben de size bir soru sorayım:
Mansur Yavaş tutuklansa ne yapacaksınız?
Görevden alınsa?
Ailesi, eşi, dostu baskı görse?
Ankara'da seçilmiş belediye başkanının iradesine müdahale edilse?
Arkasında durup meydanlara mı ineceksiniz?
Yok!
Yine andaval andaval yazıp çizecek, sosyal medyada birkaç gün gazınızı salacak, sonra da başka bir gündeme geçeceksiniz.
Olan ne olacak?
Ankara seçmeninin iradesine olacak.
Olan, Türk milletinin sandıkta ortaya koyduğu iradeye olacak.
Olan, insanların geleceğe dair umutlarına olacak.
---
Bakın, ben Mansur Yavaş'ı savunmak için bunları söylemiyorum.
Meselem kişi değil.
Meselem milletin iradesi.
Bugün Ekrem İmamoğlu olur.
Yarın Mansur Yavaş olur.
Öbür gün başka bir belediye başkanı olur.
Hatta siyasi görüşü sizinle taban tabana zıt birisi olur.
Eğer o insanı millet sandıkta seçmişse, önce o sandıkta ortaya çıkan iradeye sahip çıkmayı öğreneceğiz.
Sonra dönüp siyasetçiyi eleştireceğiz.
Ama biz ne yapıyoruz?
Kendimiz hiçbir bedel ödemeden, hiçbir risk almadan, hiçbir sorumluluk üstlenmeden başkasına cesaret dersi veriyoruz.
“Sen neden korkuyorsun?”
Ne yapacaksınız kardeşim?
Gerçekten ne yapacaksınız?
---
İstanbul'da yaşananlara bakın.
Belediye meclislerinde yaşanan siyasi saf değiştirmeler ortada.
Tehdit, baskı, şantaj ve para karşılığında insanların taraf değiştirdiğine ilişkin ciddi iddialar gündeme geldi.
Peki siz ne yaptınız?
Ne yaptınız?
Sosyal medyada yazdınız.
Çizdiniz.
Bağırdınız.
Çağırdınız.
Sonra?
Boş!
Evet, açık açık söylüyorum:
Boş yapıyorsunuz.
Çünkü başkasından cesaret istemek kolay.
Başkasına;
“Dik dur!”
“Geri adım atma!”
“Net ol!”
“Milletin iradesine sahip çık!”
demek çok kolay.
Asıl mesele, o bedel sizin kapınıza geldiğinde ne yapacağınızdır.
---
Şimdi Mansur Yavaş'a kızanlara soruyorum:
Siz İmamoğlu için ne yaptınız?
Gerçekten sonuç alıncaya kadar mücadele mi ettiniz?
Yoksa birkaç mitinge katılıp, birkaç paylaşım yapıp, sonra hayatınıza devam mı ettiniz?
Eğer ikincisini yaptıysanız, kusura bakmayın ama bugün Mansur Yavaş'a “Neden daha cesur değilsin?” deme hakkınız da biraz tartışmalı hale geliyor.
Çünkü cesaret sadece başkasından beklenmez.
Cesaret, önce insanın kendisinde olacak.
---
Biz millet olarak önce şunu öğreneceğiz:
Sandıkta ortaya koyduğumuz iradeye sahip çıkmayı.
Bir insanı seçiyorsak, onun seçilmesinden sonra da demokratik iradenin arkasında durmayı öğreneceğiz.
Çünkü demokrasi sadece sandığa gidip oy vermek değildir.
Sandıktan çıkan iradeye sahip çıkmak da demokrasinin bir parçasıdır.
Bugün başkasının seçtiği insanın başına geleni alkışlar, görmezden gelir veya “Bana ne?” derseniz, yarın aynı şey sizin seçtiğiniz insanın başına geldiğinde söyleyecek sözünüz kalmaz.
O yüzden önce kendimize bakacağız.
Önce kendi sorumluluğumuzu yerine getireceğiz.
Sonra Mansur Yavaş'a, Ekrem İmamoğlu'na veya başka bir siyasetçiye hesap soracağız.
Yok öyle…
Sen cesur ol, sen mücadele et, sen bedel öde; ben de sosyal medyada seni destekleyeyim!
Bu siyaset değil.
Bu demokrasi mücadelesi hiç değil.
Bu, sadece gaz boşaltmaktır.
Ve kusura bakmayın…
Bugün Mansur Yavaş'a akıl verip;
“Niye net değilsin?”
“Niye daha sert değilsin?”
“Niye mücadele etmiyorsun?”
diye soranlara benim de tek bir sorum var:
Siz ne yapacaksınız?
Mansur Yavaş tutuklanırsa?
Görevden alınırsa?
Ailesi baskı görürse?
Ankara seçmeninin iradesine müdahale edilirse?
Meydanlara inecek misiniz?
Yoksa yine klavyenin başına geçip birkaç gün yazıp çizip sonra unutacak mısınız?
Ben söyleyeyim:
Boş yapacaksınız.
İşte asıl mesele bu.
Önce millet olarak sandıkta koyduğumuz iradeye sahip çıkmayı öğreneceğiz.
Sonra insanlara akıl vereceğiz.
Yazar Kadir Uğur Yılmaz