Özdilek
Fikret Gökmen
Fikret Gökmen

Yiğidin kamçısı şirketleri batırıyor

Genel olarak borçla ilgili olarak söylenen bir söz vardır. “Borç yiğidin kamçısıdır diye.”

8 Ekim 2018 Saat: 13:33
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu yazı 586 kez okunmuştur

Aslında bu söz bir yerinden bakılırsa doğrudur. Borçlanan yiğit borçtan kurtulmak için daha çok çaba harcar. Yani borç kamçısı ona hareket getirir.

            Eğer borç yükü kaldırılmaz boyutlara ulaşmışsa kamçı işkenceden başka bir işe yaramaz hale gelir. Merkez bankasının 2016 yılı verilerine göre 8721 firma ortalamasında şirketlerin kullandığı kaynakların % 70’i yabancı, % 30 öz kaynaktan oluşmaktadır. Diğer bir ifade ile şirketlerin varlıklarının % 70’i kendilerinin değil borç aldığı kurumların (genelde bankaların) bu oran günümüz itibarıyla % 75, % 25 düzeyinde olduğunu sanıyorum.

  Borca batık ne demek?

  Şirketlerin varlıkları toplamı (aktifi) borçlarını karşılamıyorsa bu şirketler borca batık olarak ifade edilir. Şirket tamamen borca batık olmasa bile, oluşan zararlar nedeniyle öz kaynaklarının 2/3’nin karşılıksız kaldığı durumlarda şirket yönetimi hemen genel kurulu toplayarak

-          Ya 1/3 sermaye ile devam edilmesi (küçülmek)

-     Ya da sermayenin tamamlamasına karar vermek zorundadır.(TTK 376) Aksi durumda şirket kendiliğinden sona ermiş sayılacaktır.

O nedenle şirketlerin özellikle 2018 yılı sonunda şirket bilançolarına bu gözle de bakmalarında fayda vardır.

            Zira döviz kurlarındaki yüksek artışlar nedeniyle özellikle döviz işlemi çok olan ve döviz cinsinden borcu bulunan şirketlerin kur farkı kaynaklı zararlarının çok yüksek çıkması beklenmektedir.

            Ancak 15.09.2018 tarihli resmi gazetede yayınlanan ticaret bakanlığı çıkardığı tebliğ ile 376. Madde de buna dair düzenleme yapmıştır. Bizce de yerinde bir düzenleme olmuştur. Buna göre;

            01.01.2023 tarihine kadar 376. Madde kapsamında sermaye kaybı veya borca batık olma durumuna ilişkin yapılan hesaplamalarda, yabancı para borçlarından dolayı doğan kur farkı zararlarının dikkate alınmayacağı belirtilmiştir. Olumlu bir karar sayılabilir. Ancak bu durumun 01.01.2023 yılına kadar uygulamada kalacak olması bu krizin o zamana kadar süreceği öngörüsünü de içerdiğinden biraz tedirgin olduğunu belirtmek isterim. Zira 4 yıl süre ile firmalar bu duruma ne kadar direnç gösterir bilinmez.

 

 

 

 

Kocaeli Haberci Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Aynisi iştir kişinin5 Temmuz 2026 Saat: 10:56
Bir buçuk aydır İzmit’te değildim. Geldiğinde iki şey dikkatimi çekti.
Uyumlunun kaderi14 Haziran 2026 Saat: 22:37
Geçen haftaki yazımda 04,06,2026 tarihinde yayınlanan 7582 sayılı yasanın mükellefler için bir hayal kırıklığı olduğunu belirtmiştim.
Kurt Kanunu1 Haziran 2026 Saat: 02:27
Ben yaz dönemini, aynı zamanda kitap okuma sezonu olarak görüyorum.
Bilim ve Güç  18 Mayıs 2026 Saat: 16:35
Bundan 50 veya 60 yıl önce ay tutulması yaşandığında köyde her yetişkin, evdeki çiftelerini alıp gökyüzüne doğru ateş ederlerdi.
Yaz Geldi̇ Ama!11 Mayıs 2026 Saat: 00:32
Dünyada çalışma şekli ve zamanıyla ilgili önemli değişiklikler oluyor. Gelişmiş ülkelerde çalışma saatleri azaltılıyor.
Tüm Yazıları