Kocaeli Emek ve Demokrasi Platformu, hak mücadelesi yürüten maden işçilerine destek amacıyla İzmit İnsan Hakları Parkı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi.


Haber: Atilla YÜCEAK
“Baskılar son bulmalı, talepler karşılanmalıdır!”
Kocaeli Emek ve Demokrasi Platformu, hak mücadelesi yürüten maden işçilerine destek amacıyla İzmit İnsan Hakları Parkı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi.
Basın açıklamasına;
Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri, sivil toplum örgütleri, siyasi parti temsilcileri, sendika yöneticileri, Yapı Yol-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Adnan Akyol ve sendika üyeleri katıldı.
Platform adına açıklamayı Eğitim-Sen Kocaeli 1 No’lu Şube Başkanı Metin Temel yaptı.
BaşkanTemel, maden işçilerinin yalnızca ekonomik hakları için değil, aynı zamanda sendikal örgütlenme, toplu pazarlık ve insanca çalışma hakkı için mücadele ettiğini vurguladı.
“Maden işçileri yalnız değildir!”
Metin Temel açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Bağımsız Maden İş Sendikası öncülüğünde sürdürülen mücadele, yalnızca ücret ve çalışma koşulları için verilen bir mücadele değildir. Bu mücadele, işçilerin örgütlenme, sendikalaşma ve insanca yaşama hakkı için verdikleri onurlu bir mücadeledir.”
İşçilerin taleplerine çözüm üretmek yerine gözaltı ve adli süreçlerle karşılık verilmesini eleştiren başkan Temel, Ankara’daki eylemler sırasında maden işçilerinin gözaltına alınmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.
Bağımsız Maden İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır ile sendikanın örgütlenme uzmanı Başaran Aksu’nun hak mücadelesi kapsamında yürüttükleri faaliyetler nedeniyle adli süreçlerle karşı karşıya bırakılmasının sendikal hak ve özgürlükler açısından ciddi kaygı yarattığını ifade etti.
Başkan Temel açıklamasında şu soruları yöneltti:
“İşçinin hakkını istemesi neden suç olsun? Sendikacının işçinin yanında durması neden cezalandırılmak isteniyor? İşçilerin taleplerine kulak vermek yerine neden baskı yöntemleri devreye sokuluyor?”
Sendikal faaliyet yürütmenin ve işçilerin haklarını savunmanın demokratik toplumun temel unsurlarından biri olduğunu belirten Temel, işçilerin örgütlenme hakkına yönelik her türlü baskının tüm emekçilere yönelik bir tehdit olduğunu söyledi.
Kocaeli’nin iş cinayetleri, taşeronlaştırma, güvencesiz çalışma ve sendikal baskıların sonuçlarını yakından bilen bir kent olduğunu ifade eden Temel, Soma, Ermenek ve Amasra maden facialarını hatırlatarak iş güvenliği konusunda daha etkin adımlar atılması gerektiğini vurguladı.
Temel açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“İşçinin hakkını araması suç değildir. Sendikalaşmak suç değildir. Direnmek suç değildir. Örgütlenmek suç değildir. Asıl sorgulanması gereken, işçileri haklarını aramak zorunda bırakan çalışma ve sömürü düzenidir.”
Yapı Yol-İş Sendikası Genel Başkanı Akyol: “İşçi sınıfı sizden korkmuyor!”
Basın açıklamasının ardından söz alan Yapı Yol-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Adnan Akyol ise işçi ve sendika mücadelesine yönelik baskıları eleştirdi.
Akyol, mücadeleci sendikalar olarak baskılardan ve yargı süreçlerinden korkmadıklarını belirterek şunları söyledi:
“Bizler mücadeleci sendikalar olarak Bağımsız Maden İş ve diğer sendikalarla birlikte bu mücadeleyi sürdürüyoruz. Sizden korkmuyoruz.
Gözaltı, tutuklama ve yargılamalar bizi mücadelemizden vazgeçiremeyecek.”
Sendikal çalışma nedeniyle kendi sendikalarının da baskılarla karşı karşıya kaldığını ifade eden Akyol, işçi sınıfının haklarını almak için mücadele etmeye devam edeceğini söyledi.
Türkiye’nin dört bir yanında emek sömürüsünün sürdüğünü belirten Akyol, bunun yalnızca işçilerin değil, toplumun tamamının sorunu olduğunu vurguladı.
Akyol konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Bu ülkenin sosyal hukuk devleti olması gerektiğini söylüyorsak, yalnızca sermayenin ve zenginlerin değil, emekçilerin de haklarının korunması gerekiyor. İşçi sınıfı mücadele etmeye devam edecek.”
Kocaeli Emek ve Demokrasi Platformu açıklamasını, “Maden işçilerinin mücadelesi bizim mücadelemizdir. Yaşasın örgütlü işçi mücadelesi, yaşasın emek, demokrasi ve dayanışma” sözleriyle sonlandırdı.
Dinleyelim mi!