
15 / 16 yaşlarında iken lise stajını, “haddehanesi olan cüruf ve hurda demiri eriterek çubuk demire dönüştüren risk oranı yüksek” bir fabrikada yapmış,
Mezuniyet sonrası benzeri yüksek risklere sahip üretime yönelik Ağır sanayi fabrikalarında ve LPG dolum tesislerinde uzun yıllar çalışmış bir Endüstri ve Meslek Liseli olarak,
MESEM projelerinin artarak devam etmesi gerektiğini…
Hatta zaruretini tekraren ifade etmek isterim.
***
Hali hazırda kurumsal olmayan bir şirkette idarecilik yapan tecrübeli bir yönetici olarak “meslekte 20 yılını devirmiş meslek liseli ustalar tarafından verilecekeğitimler ile” iş kazalarının en aza indirileceğini, iş ahlakının artacağını, çoğu sektörde can çekişen geleneklerin usta kalfa çırak ilişkilerinin yeniden hayat bulabileceğini!
Bu işlerin eline tornavida pense kriko levye almamış, bacaya kuleye tırmanmamış, iş tulumu sarı çizme giymemiş, inşaata çimento kiremit çekmemiş kıravatlı ceketli üniversite mezunları tarafından “verimli bir şekilde” tam anlamıyla yapılamayacağını çok iyi biliyorum.
Bu işler eleştirmekle, iş kazaları oluyor Mesem projesi kalksın, iptal olsun demekle olmayacağı gibi!
Dönemlik ihtiyaç olarak görerek de olmaz.
***
Artan işsizliğin, İş kazalarının, trafik kazalarının, güvensizlik hissinin, artan pek çok toplumsal ve inançsal sorunların!!!
Bozulan al-ver dengesinin!
Azalan genç nüfusun, alım gücünün, bozulan iş barışının…
Suça bulaşan çocukların, öfke sorunlarının!
Ve dahi pek çok toplumsal meselemizin Negatiften pozitife evrilebileceği, Milli güvenliğimiz mesele sayılabilecek 2 okul var.
Bunlardan biri Anaokulları diğeri Endüstri ve Meslek liseleri!
***
Meslek liseleri; deizm ateizm dahil dini milli sorunların yok denecek kadar yok olduğu nadir eğitim kurumlarından olduğunu defalarca kanıtladı!
Pandemi döneminde herkes devletten beklenti içerisinde iken, ürettiklerine maske kolonya ve dezenfektan malzemelerini de ekleyen…
Tüm yurdun ihtiyacını karşılamakla yetinmeyip Devletimiz eli ile ürettiklerini Avrupa devletleri başta olmak üzere ihtiyacı olan yüzlerce ülkeye bedava gönderilmesine vesile olan.
Mezunları içerisinde pudra şekeri kullanan ve ya mülakat ile kayrılma ile mevki makam bekleyen bulunmayan!
Devletini yönetenlere ver yiyelim ört yatalım demeyen!
Belediyelere işe girmek yerine yaptıkları işlerle belediyelere vergi veren!
Ez cümle Topluma kötü örnek olan YÜK OLAN Endüstri ve Meslek Liseliye ben rastlamadım.
Allah’da rastlatmasın inşallah.
Grup olarak yaptıkları tek şey üretim!
Üst sınıflardan al-sat, ye-yat yerine yap-sat kültürünü devralan!
Her günün sonuna hamd edecek bir davranış biriktirmeye gayret eden Meslek Liseliler!.
***
Demem o ki bir şeyler düzelsin isteniyorsa MESEM projesine daha fazla önem verilmeli, bu proje akamete uğramasın isteniyorsa!
Başında ortasında ve sonunda sadece MESLEK LİSESİ MEZUNU KAMU GÖREVLİLERİ OLMALI!
Hatta liselere geçiş sınavında en yüksek puanlı okullar MTAL’ler olmalı, özendirilmeli.
***
Unutulmaması gereken en önemli şeylerden biri de Şehirleri İmar ederken Nesilleri İhmal eden Milletlerin sonunun iyi olmayacağı!
Nesilleri ihmal etmemek için de diğer bir Milli Meselemiz olan Anaokullarından başlayacak gerçek değerler eğitimi dersleri ile çocuklarımızı, torunlarımızı hayata hazırlayacak gönüllülerin abla ve ağabeylerin o eğitimleri verirken “maddi bir beklentisi olmayan” Meslek Lisesi mezunu ustalardan tamircilerden onarıcılardan bakımcılardan seçilmesi!
Yani toplumun yaralarına merhem olacak bozulanı düzeltecek kırılanı onaracak ustalar Endüstri ve Meslek lisesi mezunları arasında mevcut diye düşünüyorum.
Nedeni Niçini Nasılı sorana ilgilenene birebir sohbette anlatabilirim.
Sözlerime Aralık Ayı doğum ve Vefat ayı olan zamanın Meslek Liselisi Merhum Mehmet Akif Ersoy’dan bir şiirle son veriyorum.
Hayal ile yoktur benim alışverişim,
İnan ki her ne demişsem görüp de söylemişim.
Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek
Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek.
Sürç-ü lisan ettimse hamd ola.