Kadir Uğur Yılmaz
Kadir Uğur Yılmaz

Konuşmak Başka, İş Yapmak ve Tarafsızlık Bambaşka!

2 Ekim 2026 Saat: 22:53
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu yazı 0 kez okunmuştur

​Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 16. Kitap Fuarı lansmanında Sayın Tahir Büyükakın’ı dikkatle dinledim. Niyetim ne körü körüne bir muhalefet etmek ne de etrafındaki o malum “her şeyi alkışlayan” kadro gibi gerçeklere gözlerimi kapatmaktır. Sayın Başkan son derece güzel, edebiyat derinliği olan ve kulağa hoş gelen bir konuşma yaptı. Hakkını teslim etmek gerekir; vizyoner bir söylemdi. Tahir Bey’in kenti yönetirken gündemi yoğun, projeleri çok ve sorumluluğu ağır; bu yoğunlukta her bir birimin alt detaylarına tek tek hâkim olmasını zaten kimse bekleyemez. Bizim amacımız da tam olarak burada başlıyor: Sahada yaşanan aksaklıkları, masa başında görülmeyen haksızlıkları yapıcı bir dille kendisine ulaştırmak.
​Çünkü ne yazık ki süreci yönetmekle görevli olan mekanizma, Sayın Başkan’ın kürsüden çizdiği o birleştirici ve edebiyatı kucaklayan tabloya tam anlamıyla tezat bir işleyiş sergiliyor. Sayın Büyükakın’ın temennileri ne kadar samimi olursa olsun, sahada işini doğru yapmayan veya yapamayan bir kadronun varlığı bu güzel organizasyonu gölgeliyor.
​İşin "yerel yazarlara destek" boyutuna baktığımızda, kağıt üzerinde her şey kusursuz görünebilir. Büyükşehir Belediyesi geçen sene yerel yazarlarımızı kayıt altına alarak takdire şayan bir adım atmıştı. Ancak uygulama aşamasına gelindiğinde sistem kilitleniyor. Yerel yazarlardan kitap alımı doğrudan yazarın kendisiyle iletişim kurularak yapılmıyor; süreç tamamen aracı yayınevlerinin insafına bırakılıyor. Peki, bu durumda ne oluyor?
​Yayınevleri doğal olarak kendi ticarî önceliklerine ve ilişkilerine göre hareket ediyor. Hatta iş öyle bir noktaya varıyor ki; aynı yayınevi bünyesinde anne, baba, çocuklar yani tüm aile fertleri yazar olduğunda, yayınevi doğal olarak kendi aile fertlerinin kitaplarını öne çıkarıyor ve alım listelerine bunları dahil ettiriyor. Arada tesadüfen yerel yazarların eserleri de listede kendine yer bulabilirse buluyor. Oysa adaletli ve tarafsız bir yönetim anlayışı bunu mu gerektirir?
​Eğer amaç gerçekten Kocaeli'nin edebiyat damarını beslemek ve yerel kaleme can suyu olmaksa; aradaki ticarî yapıları devre dışı bırakıp doğrudan bu şehrin yazarlarından, eşit ve şeffaf bir kotayla satın alım yapılması gerekmez miydi?
​Bu kentin kültür hafızasını oluşturan, Kocaeli’yi ve tarihini sayfalarına taşıyan Ece Özbaş ve Atilla Ağırbaş gibi çok sayıda kıymetli esere imza atmış yazarlarımız varken, uygulanan bu aksak sistem yüzünden yerel değerlerin saf dışı kalması hangi yayıncılık etik kuralına ya da belediyecilik anlayışına sığar?
​Mesele sadece kitap alımıyla da sınırlı değil. Bu kentin bir yazarı olarak tarafıma bir söyleşi salonu dahi çok görüldü; fuarın hazırlık ve bilgilendirme süreçlerine dair en ufak bir iletişim kurulmadı. Bir organizasyonda yerel değerleri dışarıda bırakıp ardından “kültür kenti” iddiasında bulunmak ciddi bir çelişkidir.
​Özetle; kürsüde etkileyici nutuklar atmak, edebi cümlelerle vizyon çizmek başka şeydir; sahada adil, tarafsız, liyakatli ve şeffaf bir yönetim sergilemek bambaşka bir şeydir. Sayın Tahir Büyükakın’ın kendi etrafını sarmış olan bu biatçı ve “her şey çok güzel” havası yaratan çevrelerden sıyrılarak, kentin gerçek gözlemcilerinin bu haklı eleştirilerine kulak vereceğini umuyoruz.
​Tüm bu kurumsal yönetim eksikliklerine, koordinasyonsuzluğa ve adaletsiz tutumlara rağmen; emeği geçen emekçilerin hatırına 16. Kocaeli Kitap Fuarı’nın kentimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.

 

Kocaeli Haberci Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları