Özdilek
Fikret Gökmen
Fikret Gökmen

Gecikmenin adaletsizliği

Mahkemelerde yaptığım bilirkişilik deneyimlerinden de biliyorum.

15 Ekim 2018 Saat: 11:11
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu yazı 731 kez okunmuştur

Bu ülkede en basit dava beş yıl sürüyor. Sonra birde Yargıtay safhası var. Dosya birkaç yılda orada bekliyor. Eğer bozulursa her şey sil baştan başlıyor. On yıl sonra dava kazansan ne olur, kazanmasan ne olur.

            İşte o nedenle “Geciken Adalet, Adalet Değildir” özdeyişi doğmuş olabilir.

 

    Yargıtaydan yeni proje       

 

Dava ve soruşturmaların tamamlanacağı sürelerin önceden ilan edilmesini öngören “Yargıda Hedef Süre” uygulamasına 03.09.2018 itibarıyla adliyelerde başlandı.

 

Adalet Bakanlığının, Türkiye’de yargıya olan güveni güçlendirmek, mahkeme ve savcılıkların verimliliğini artırmak, tarafların davaların ne zaman sonuçlandırılacağını öngörmelerini sağlanmak amacıyla başlattığı çalışmalar tamamlandı.

 

“Yargıda Hedef Süre” uygulaması kapsamında her dava türü için azami süre belirlendi, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerindeki yazılım çalışmaları da sonlandırıldı.

 

Yeni adli yılla birlikte başlayan uygulama, bugün itibarıyla açılan davaları kapsayacak.

Hedef süreler, 1 Ocak 2019’dan itibaren taraflara bildirilecek. Bu tarihe kadar olan 4 aylık sürede ise uygulama izlenecek, gerektiğinde teknik düzenlemeler yapılacak.

 

Belirlenen soruşturma ve kovuşturma süreçlerine ilişkin hedef süreler, UYAP üzerinden hakim ve savcılar tarafından takip edilecek. Hedef sürelerde tamamlanmayan soruşturma ve davaların nedenleri de sisteme giriş yapılacak. Böylece, gecikmeye sebep veren unsurlar ülke genelinde ve yerel düzeyde belirlenecek ve takip edilecek. Dileriz tasarlanan bu uygulamanın iyi takip edilip olumlu şekilde adalete yansıması sağlanır.

 

            Kur farkına KDV yok

   Şimdiye kadar ki uygulamalarda kur farkı da vade farkı gibi değerlendirilip KDV uygulanıyordu. Kur farkı, dövizin, değişik kurlardan ulusal paraya çevrilmesi sonucu ortaya çıkan fark olarak tanımlanmaktadır. Dövizli işlemler sonrasında mal teslimi veya hizmet ifasında bulunan kişi tarafından her zaman ilave bir bedel elde edilmesi mümkün olmadığından ve döviz kurunun düşmesi halinde alıcı lehine bir durum oluştuğundan kur farkı, niteliği itibarıyla maddede sayılan diğer gelir unsurlarından farklılık arz etmektedir. Kur farkı niteliği itibarıyla Katma Değer Vergisi Kanununun, matraha dahil olan unsurlarında düzenlendiği 24’üncü maddesinde sayılan gelir unsurlarından farklılık arz ettiğinden sözü edilen maddede yer alan “gibi” ifadesinden yola çıkılarak, kur farkının, vade farkı mahiyetinde olduğu kabul edilmek suretiyle katma değer vergisi matrahına dahil edilmesi verginin kanuniliği ilkesine aykırılık oluşturacağı düşünülmektedir.

Ayrıca dava konusu Tebliğ ile katma değer vergisi matrahına ilişkin hükümlerin yorum yoluyla genişletilmesi, vergilendirmenin temel öğelerinin kanunla belirlenmesi gerekliliğini de kapsayan verginin kanuniliği ilkesine de aykırılık oluşturmaktadır.(Danıştay vergi dava dairesi kurulu 2017 / 548 E. , 2017 / 606 K.)

 

Kocaeli Haberci Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Aynisi iştir kişinin5 Temmuz 2026 Saat: 10:56
Bir buçuk aydır İzmit’te değildim. Geldiğinde iki şey dikkatimi çekti.
Uyumlunun kaderi14 Haziran 2026 Saat: 22:37
Geçen haftaki yazımda 04,06,2026 tarihinde yayınlanan 7582 sayılı yasanın mükellefler için bir hayal kırıklığı olduğunu belirtmiştim.
Kurt Kanunu1 Haziran 2026 Saat: 02:27
Ben yaz dönemini, aynı zamanda kitap okuma sezonu olarak görüyorum.
Bilim ve Güç  18 Mayıs 2026 Saat: 16:35
Bundan 50 veya 60 yıl önce ay tutulması yaşandığında köyde her yetişkin, evdeki çiftelerini alıp gökyüzüne doğru ateş ederlerdi.
Yaz Geldi̇ Ama!11 Mayıs 2026 Saat: 00:32
Dünyada çalışma şekli ve zamanıyla ilgili önemli değişiklikler oluyor. Gelişmiş ülkelerde çalışma saatleri azaltılıyor.
Tüm Yazıları