Özlem Çerçioğlu’nun bu ihanetine en güçlü cevabı Aydın halkı vermiştir
Sevgili okurlar, siyasette her dönemeç karakteri, omurgayı ve halkla kurulan bağı sınar.
Özlem Çerçioğlu’nun CHP’yi bırakıp AKP’ye geçişi, yalnızca bir tercih değil; ilkesizliğin, fırsatçılığın ve emanete ihanetin en açık göstergesidir. Halkın oylarıyla, CHP’nin değerleriyle yükselen bir ismin, bugün aynı değerlere sırt çevirip iktidarın safına geçmesi, Aydın halkının iradesini satmakla eşdeğerdir. Ancak unutulmasın: İhanetin karşısında halk susmaz. Aydın’daki mitingde yükselen “Özlem istifa” sesleri, Çerçioğlu’nun siyasi meşruiyetinin bittiğinin ve tarihe bir ihanet sembolü olarak geçeceğinin ilanıdır.
Özlem Çerçioğlu’nun bu ihanetine en güçlü cevabı Aydın halkı vermiştir. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Aydın’daki mitingi, tarihe bir halk iradesi manifestosu olarak geçmiştir.
Belediye binasının önünde hınca hınç toplanan Aydınlılar, “Özlem istifa!” sloganlarıyla yalnızca bir siyasetçiye değil, bir ihanete karşı haykırdı. Halk, kendisine sırt çevirenlere en net yanıtı verdi: “Bizim irademizi kimse satamaz.”
Bu tablo, Çerçioğlu’nun AKP’ye geçerek halk nezdinde kaybettiğinin ilanıdır. Halkın vicdanı onu çoktan reddetmiştir.
Bir Siyasi İhanetin Anatomisi
Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa ederek Adalet ve Kalkınma Partisi’ne geçişi, Türk siyasetinde basit bir “parti değişikliği” olarak görülemez. Bu olay, demokrasiye ve halkın iradesine karşı yapılmış ağır bir darbenin adıdır. Çünkü Çerçioğlu, yıllar boyunca CHP’nin kurumsal kimliği, örgütlü mücadelesi ve Aydın halkının verdiği destek sayesinde koltuğuna oturdu. Oysa bugün, kendisine o makamı kazandıran iradeyi yok sayarak, tam da eleştirdiği zihniyetin saflarına geçmiştir.
Bu tavır, yalnızca bir siyasi figürün yön değiştirmesi değil; omurgasızlığın, ilkesizliğin ve fırsatçılığın en somut göstergesidir. CHP’nin değerleri üzerinden iktidara gelip, sonra bu değerleri hiçe sayarak AKP’nin safına geçmek; seçmenin iradesini aldatmak, halkın verdiği emaneti satmaktır. Çerçioğlu’nun bu tercihi, kişisel hırsların, koltuk sevdasının ve siyasi rantın bir örneğidir.
Halkın Vicdanı: Aydın Mitinginde Yükselen Ses
Çerçioğlu’nun ihanetine karşı en güçlü yanıtı Aydın halkı vermiştir. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Aydın’daki mitingi, yalnızca bir siyasi gösteri değil; halkın vicdanının ayağa kalkışıydı. Belediye binasının önündeki alan hınca hınç dolarken, meydanı dolduran Aydınlılar “Özlem istifa” sloganlarıyla hem ihaneti lanetledi, hem de partilerine ve liderlerine sahip çıktı.
Bu tablo, Çerçioğlu’nun hangi siyasi manevrayı yaparsa yapsın, halkın gözünde meşruiyetini kaybettiğinin açık kanıtıdır. Halk, ihanet edenleri affetmez. CHP’nin bayrağı altında yükselen, o bayrağın gölgesinde oy toplayan bir siyasetçinin, o bayrağı terk edip AKP saflarına katılması; Aydınlılar için kabul edilemez bir durumdur. Halk iradesinin gasp edilmesi, sadece bir “parti değiştirme” değildir; doğrudan bir “demokrasi hırsızlığı”dır.
Özgür Özel ve Yeniden Yeşeren Umut
Özgür Özel’in Aydın’daki duruşu, CHP’nin bugün neden Türkiye’nin birinci partisi olduğunu açıkça gösteriyor. Kararlı, dirençli ve halkla omuz omuza duran Özel; siyaseti halkın kürsüsüne taşıyor. CHP’nin içindeki hizip oyunlarına, iktidarın kumpaslarına ve omurgasız siyasetçilere karşı, Özel’in gösterdiği dirayet; halkta yeniden bir güven duygusu yaratıyor.
Bugün CHP, yalnızca bir muhalefet partisi değil; halkın iradesinin gerçek temsilcisidir. Aydın’daki mitingde gözyaşlarına karışan sevinç, aslında Türkiye’nin dört bir yanındaki umutla birleşiyor. CHP, kendi içindeki ayrışmalara rağmen dimdik ayakta duruyor; çünkü başında halkın güven duyduğu bir lider var.
Tarihsel Perspektif – İhanetlerin Ortak Kaderi
Türk siyasi tarihinde, seçmenin oyunu alıp, sonra ihanet edenlerin akıbeti hep aynı olmuştur: Tarihin çöplüğüne gitmek. Dün ANAP’tan DYP’ye, DSP’den AKP’ye kayan siyasetçilerin halk nezdinde ne hale geldiğini gördük. Bugün Özlem Çerçioğlu da aynı yolda yürümektedir.
Ancak unutulmaması gereken nokta şudur: CHP’nin köklü geleneği, bir kişinin ihanetiyle sarsılmaz. Yüz yıllık bir parti, bir belediye başkanının hırsıyla değil; milyonların inancı, emeği ve mücadelesiyle ayakta durur. Çerçioğlu’nun adı, ihanetin sembolü olarak anılacak; CHP ise halkın gönlünde yeniden iktidar yürüyüşünün simgesi olacaktır.
CHP’nin Direnci, Halkın Zaferi
Bugün geldiğimiz noktada, mesele yalnızca Özlem Çerçioğlu’nun siyasi tercihi değildir. Bu olay, Türkiye’de siyasetin nasıl yozlaştırılmaya çalışıldığını, halk iradesinin nasıl gasp edildiğini bir kez daha gözler önüne sermiştir.
Ama öte yanda, Özgür Özel’in liderliğinde CHP’nin gösterdiği direnç; halkın umutlarını yeniden yeşertmiştir. Aydın’daki miting bunun en çarpıcı örneğidir. CHP, bu toprakların en köklü, en güçlü, en demokratik partisidir. Ve bugün, yalnızca birinci parti değil; halkın gerçek umudu, gerçek direncidir.
Çerçioğlu’nun adı ihanetle anılacak, Özel’in adı ise direniş ve liderlikle tarihe yazılacaktır.
Güzel, Özgür bir gelecek bizlerin ellerinde tüm güzelliklerin dostlarla birlikte olması umudu ile.