
Son yıllarda dikkat çeken bir gerçek var. Türkiye’de iktidarın söylemleri ile uygulamaları arasındaki mesafe giderek açılıyor. Özellikle söz konusu Mustafa Kemal Atatürk olduğunda bu çelişki daha net ortaya çıkıyor.
Her fırsatta “Atatürk hepimizin ortak değeridir” deniliyor.
Ama iş uygulamaya gelince Atatürk’ün adı yavaş yavaş geri plana itiliyor.
Milli bayramların ruhu değiştirildi.
Resmi törenlerin coşkusu azaltıldı.
Okullardaki Atatürk vurgusu törpülendi.
Yeni nesillerin zihninde Cumhuriyet bilinci yerine farklı bir tarih anlatısı oluşturulmaya başlandı.
Ve şimdi bu tartışmaya yeni bir örnek daha eklendi.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin 23 Nisan için hazırlattığı posterlerde Atatürk’e yer verilmediği iddiası kamuoyunda tartışılmaya başlandı. Sosyal medyada yayılan görseller, yerel basında çıkan haberler ve siyasi tepkiler, konuyu büyüttü.
Bu basit bir grafik tasarım tercihi değildir.
Bu, zihniyet meselesidir.
23 Nisan, sıradan bir bayram değildir.
23 Nisan, bir milletin ayağa kalktığı gündür.
23 Nisan, egemenliğin saraydan alınıp millete verildiği tarihtir.
23 Nisan, bir liderin çocuklara emanet ettiği Cumhuriyet'in simgesidir.
Ve o liderin adı Mustafa Kemal Atatürk’tür.
Şimdi soralım:
23 Nisan’ı Atatürk’ten ayırmaya çalışmak neyin hazırlığıdır?
Kocaeli gibi sanayinin, emeğin ve Cumhuriyet kültürünün güçlü olduğu bir şehirde böyle bir tartışmanın yaşanması ayrıca düşündürücüdür. Çünkü Kocaeli, Cumhuriyet değerlerine bağlılığıyla bilinen şehirlerden biridir.
Bu ülkede Atatürk’ün adını doğrudan silmek mümkün değildir.
Çünkü Atatürk bu milletin hafızasına kazınmıştır.
Ama dolaylı bir yöntem uygulanıyor.
Adını anmayarak…
Görselini kullanmayarak…
Vurgusunu azaltarak…
Yavaş yavaş silikleştirme politikası yürütülüyor.
Bu bir anda olmaz.
Adım adım yapılır.
Ve bugün geldiğimiz nokta, bu sürecin sonucudur.
Üstelik mesele sadece Kocaeli ile sınırlı da değildir.
Türkiye’nin farklı şehirlerinde zaman zaman benzer tartışmalar yaşanıyor.
Bu da yaşananların tesadüf olmadığını düşündürüyor.
Bu tabloyu sadece muhalefetin eleştirisi olarak görmek de büyük bir hatadır.
Çünkü mesele parti meselesi değil, Cumhuriyet meselesidir.
Bugün Atatürk’ü geri plana iten zihniyet, yarın Cumhuriyet’in kazanımlarını tartışmaya açar.
Bugün milli bayramların ruhunu zayıflatan anlayış, yarın milli kimliği tartışmaya açar.
Unutulmamalıdır ki Atatürk sadece bir lider değildir.
Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’nin temelidir.
Temeli zayıflatılan bir yapı ise ayakta kalamaz.
Bu yüzden mesele bir poster meselesi değildir.
Mesele bir fotoğraf meselesi değildir.
Mesele, Cumhuriyet’in ruhunun korunup korunmayacağı meselesidir.
Kocaeli’de başlayan bu tartışma aslında Türkiye genelindeki daha büyük bir tartışmanın yansımasıdır.
Ve millet şunu çok iyi bilir:
Atatürk’ü unutturmaya çalışanlar geçici,
Atatürk kalıcıdır.