
Sertif Başkanım; sizin özünüzde iyi bir insan olduğunuzu, bu devlete, bu millete faydalı işler yapmak istediğinizi hepimiz biliyoruz.
Siz aksine hareket etmediğiniz sürece de benim gözümde bu niyetiniz bakidir. Ancak bilirsiniz; gerçek dost her yaptığınızı alkışlayan, her hatanıza kılıf uyduran yalakalar değildir. Gerçek dost, siz uçuruma doğru giderken kolunuzdan tutup sizi sertçe sarsan, gerekirse sizinle kavga edendir. Müsaade edin, bugün o kavgayı ben vereyim, o sarsan dost ben olayım.
14 yaşından beri siyasetin tozunu yutmuş, ideolojilerin arasında sömürülmüş ama en nihayetinde Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bitirip Uluslararası İlişkiler ile çift anadal yapmış bir kardeşiniz olarak yazıyorum bunları. Üstelik sadece teoriyi değil; oto tamircisinin de, fırıncının da, sanayicinin de derdini yerinde görmüş, çocukken çobanlık, gençliğinde rençberlik yapmış biriyim. Yani vatandaşın yerel yönetimden ne beklediğini fildişi kulelerinde değil, bizzat sokakta öğrendim.
"Çalıyorlar Ama Çalışıyorlar" Kurnazlığı ve Acı Gerçekler
Beni hemen "AKP’li" ilan etmeyecek kadar vizyon sahibi olduğunuzu bildiğim için açık konuşacağım: Eski iktidar bu yerel yönetim işini çözmüştü. Son dönemde ciddi bir özgüven zehirlenmesi yaşadıkları doğru ama hizmet üretmeyi de, o hizmeti halka satmayı da iyi bilirlerdi. "Çalıyorlar ama çalışıyorlar" sözünün altında, 20 santimlik asfalt ihalesinin 2 santimini cebe atıp, kalan 18 santimle vatandaşa yolu çatır çatır hissettirme kurnazlığı yatıyordu. Siz o yolları, o yöntemleri öğrenseniz bile sakın tenezzül etmeyin; çünkü size acımazlar, sizi ilk virajda harcarlar.
Ama onların ıskalamadığı bir doğru vardı: Halkın içinde olmak ve sokağa dokunmak.
Derince’ye AVM Yapma Aklını Kim Verdi? O Kişiyi Acilen Kovun!
Başkanım, eğer belediyecilikte bir efsane olmak istiyorsanız; kent lokantalarıyla, tanzim satışlarla veya vizyonsuz AVM inşaatlarıyla günü kurtarmaya çalışmaktan vazgeçin. Geçenlerde kalkıp "Derince’ye AVM yapıyoruz" diye bir açıklama yaptınız. Allah aşkına, size bu aklı kim verdiyse onu acilen yanınızdan uzaklaştırın, vizyonunuza pranga vurmasına izin vermeyin!
Kipa yıllarca oradaydı, ne oldu? Millet yine İzmit’e, büyük AVM’lere gitti. Otobüsle 15, arabayla 5 dakika mesafede devasa alternatifler varken Derinceli ne yapsın beton yığınını? Proje diye sunduğunuz şeyler çok tekdüze, çok eksik.
"Kaynak Yok" Bahanesinin Arkasına Sığınamazsınız!
Büyükşehir Belediyesi'nin başarılarını yazıp sizinkileri az yazıyormuşum... Diyeceksiniz ki: "İyi de onların imkanları çok fazla, bizim kaynağımız yok!"
Bunu geçin başkanım. Bu iş her zaman para işi değil, vizyon işidir. "Kaynak yok" bahanesinin arkasına sığınmayı bırakın! Eğer projesizlikten, vizyonsuzluktan tıkanıyorsanız işte ben buradayım. Size projeyi de ben yaparım, o projeyi hayata geçirecek kaynağı da ben bulup getiririm! Yeter ki siz bahanelerin arkasına saklanmayın.
AVM yapıp betona gömüleceğinize;
Oraya büyük markaların outletlerini davet edin, "Uluslararası Kıyafet Panayırı" düzenleyin. Bak bakalım çevre ilçelerden insanlar nasıl akın akın Derince’ye geliyor.
Talep eden her eve saksıda domates, çilek fidesi dağıtın; ev hanımlarına atık yağları toplatıp aile etkinliklerinde sabun yaptırın. Hem geri dönüşüm farkındalığı yaratın hem de halkın bütçesine, evine girin.
Eski CHP Geleneklerini Bir Kenara Bırakın
Yollara, kaldırımlara özen gösterin. Çöpleri anında kaldırın. Çıkın esnafla, mahalle aralarında korumasız, mesafesiz gezin ki insanlar belediye başkanını yanlarında hissetsin. Sahile el atın, adamakıllı etkinlikler düzenleyin. Kaynak dert değil, onu bana bırakın diyorum.
Yeter ki o eski, halktan kopuk, elitist CHP geleneklerini bir kenara bırakın. Halkla aranıza mesafe koymayın. Birileri için başka birine haksızlık yapılmasına, adam kayrılmasına asla müsaade etmeyin. Unutmayın başkanım; vatandaş sessiz sedasız izler, kaydeder ve sandık günü geldiğinde öyle bir şok yaşatır ki feleğinizi şaşırırsınız.
Bu Yoğunlukta Kısa Bir Mola Şart
Biliyorum, yoğunsunuz. Genel siyasi atmosfer, parti içi dengeler ve çevrenizdeki o yoğun baskı, sağlıklı ve doğru düşünmenize engel oluyor, sizi körleştiriyor.
Sertif Başkanım, biz aile dostuyuz. Al sevgili eşini yanına, bir iki günlüğüne git yurt dışına, biraz kafanı boşalt, nefes al. Ama giderken sadece dinlenmeye değil, incelemeye git. Oradaki yerel yönetimlerin sokakları, caddeleri, parkları nasıl yönettiğini, parayı değil aklı nasıl kullandıklarını çıplak gözle gör.
Sonra gel, oturup yine konuşalım. Kavga da etsek biz dostuz. Bir hemşehrin, bir kardeşin olarak seni uykundan uyandırmak benim boynumun borcu.