Fikret Gökmen
Fikret Gökmen

Adaleti gören var mı?

Sözünü ettiğim adalet, adalet hanım değil. Ülkede

2 Mart 2020 Saat: 12:59
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu yazı 6.227 kez okunmuştur

Ülkede uygulanan adalet sistemidir. Öyle olaylar yaşıyoruz ki, bu ülkede kendimizi savunmasız ve korumasız biri olarak hissediyoruz. Zira çağdaş toplumlarda benim hakkımı koruyacak olan, bana güvenilir bir yaşam sunacak olan adaletin bu çok önemli işlevi konusunda ciddi endişeler duyuyorum.

 

            Sadece ben mi?

            Anayasa mahkemesi bireysel başvuru istatiklerini internet sitesinde yayınladı. 2019 yılında anayasa mahkemesine 42 bin 971 bireysel başvuru yapılmıştır. Bu başvuruların 39 bin 469’u sonuçlanmış. 2012 yılından bugüne kadar yapılan başvuru sayısı ise 254 bine ulaşmış. İlginç olanı ise, bu başvuruların %50’sinden fazlası ADİL YARGILAMA HAKKININ İHLALİ ile ilgili. Anayasa mahkemesine başvuran vatandaşların 130 bini ülkede adil yargılama yok diyor. Bu son derece önemli bir husustur. Örnek mi ararsınız çok. İşte son gezi olayları ile ilgili karar ve sonrası. Buna benzer o kadar örnek var ki.

            Anayasa mahkemesine başvuruların %31’i mülkiyet hakkının ihlali %7’si de ifade özgürlüğünün olmaması ve %3’ü de özel hayatın ihlali ile ilgili.

            Anayasa mahkemesine yapılan başvuruların sonuçları aslında kamunun vicdanını da yansıtmaktadır. Yargılamanın makul sürelerde sonuçlandırılmaması ve silahların eşitliği ilkesinin ihlali en çok yargıya güveni zedeleyen konuların başında gelmektedir. Genel kanı, mahkemelerin özgür karar vermelerinin engellendiği yönlendirmeli kararlar verildiği yönündedir.

            Bu husus bence ülkenin en öncelikli sorunudur. Adaletin adil işlemediği durumlarda doğabilecek sonuçlar çok olumsuz olabilir. Zira kuvvetsiz adalet, adaletsiz kuvvet felakettir (Joseph Joubert) veya adaletin kuvvetli, kuvvetlilerin adaletli olması gerekir.(Paskal)

            Bu anlamda anayasa mahkemesine başvuran vatandaşların yakınmaları yetkililerce önemsenmeli ve en kısa sürede sorunların çözümünü üretmeleri gerekmektedir. Zira adalet kutup yıldızı gibi yerinde durmalı ve geri kalan her şey onun çerçevesinde dönmelidir. (Confucius)

 

            Yargının yükü sorunu

            Sayın Tanzer Ünal’ın da geçen günkü yazısında değindiği gibi ülkemizde;

            - 6 milyon üzerinde dava

            - 20 milyon üzerinde icra dosyası

            - 300 bin civarında tutuklu sayısı, yargının hangi durumda olduğunu göstermektedir.

            Ülke nüfusunun 82 milyon olduğu düşünülürse 33 milyonu 25 yaş altı nüfustur. Geri kalan 50 milyon nüfusun 20 milyonu haciz baskısı ile yaşıyor demektir. Yani aktif çalışanların neredeyse 2 kişiden biri hacizlerle karşılaşmaktadır. Ekonomik göstergeler için başka bir yer bakmaya gerek yok. Bu veriler bile durumun özeti gibi.

 

Kocaeli Haberci Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Mekke ortak savunma anlaşması10 Ağustos 2026 Saat: 22:51
Geçtiğimiz haftada, Mekke’de Türkiye-Pakistan ve Suudi Arabistan arasında üçlü savunma anlaşması imzalandı.
   Hüzünlü Veda26 Temmuz 2026 Saat: 23:35
27 Mayıs 1960 ihtilali olduğunda 9-10 yaşlarındaydım.
Bi̇r Gezi̇ Anıları19 Temmuz 2026 Saat: 20:17
Uzun zamandır görmeyi çok arzu ettiğim, İskandinav ülkelerine gitmek, sonunda nasip oldu.
Aynisi iştir kişinin5 Temmuz 2026 Saat: 10:56
Bir buçuk aydır İzmit’te değildim. Geldiğinde iki şey dikkatimi çekti.
Uyumlunun kaderi14 Haziran 2026 Saat: 22:37
Geçen haftaki yazımda 04,06,2026 tarihinde yayınlanan 7582 sayılı yasanın mükellefler için bir hayal kırıklığı olduğunu belirtmiştim.
Tüm Yazıları