Tarihin Dönüm Noktası: 30 Ağustos 1922
30 Ağustos, Türk milletinin bağımsızlık iradesini ve esaret zincirlerini kırma kararlılığını simgeleyen en önemli tarihsel dönüm noktalarından biridir. Mustafa Kemal Atatürk’ün başkomutanlığında gerçekleşen Büyük Taarruz, yalnızca bir askeri zafer değil; aynı zamanda emperyalizme karşı verilen tam bağımsızlık mücadelesinin nihai zaferidir. Bu zafer, Türk milletine özgür bir vatan, bağımsız bir devlet ve kısa süre sonra kurulacak olan Cumhuriyetin temellerini kazandırmıştır. Dolayısıyla 30 Ağustos, yalnızca bir askeri başarı değil; Cumhuriyetin önsözüdür.
Cumhuriyet Değerlerine Yönelik Güncel Saldırılar
Bugün geldiğimiz noktada Cumhuriyetin kurucu değerleri, Atatürk’ün ilke ve devrimleri çeşitli şekillerde hedef alınmaktadır.
Laiklik zedelenmekte, devlet ile tarikatlar arasındaki sınırlar bulanıklaştırılmaktadır.
Demokratik kurumlar işlevsizleştirilerek, yargı ve yasama denetimi zayıflatılmaktadır.
Sivil darbe olarak nitelendirilebilecek bir anlayışla, milletin iradesi gölgelenmekte, seçimlerin meşruiyeti tartışmaya açılmaktadır. Bu tablo, 30 Ağustos’un bizlere bıraktığı “tam bağımsızlık” ve “milli irade” ruhunun bugün yeniden hatırlanmasını zorunlu kılmaktadır.
CHP’nin Tarihsel Rolü: Cumhuriyetin Yıkılmaz Kalesi
Cumhuriyet Halk Partisi, kuruluşundan bugüne dek Cumhuriyetin kurucu felsefesinin taşıyıcısıdır.
Atatürk’ün emanetini koruma misyonunu sürdürmektedir.
Cumhuriyetin temel direkleri olan laiklik, demokrasi, eşit yurttaşlık ve özgürlükleri savunmaktadır. Bugün CHP, yalnızca bir siyasi parti değil, aynı zamanda Cumhuriyetin bekçisi ve demokrasi mücadelesinin öncü gücü konumundadır.
Özgür Özel’in Liderliği ve Mitinglerin Önemi
Genel Başkan Özgür Özel’in son dönemde gerçekleştirdiği mitingler, sadece bir siyasi organizasyon değil; aynı zamanda millet iradesine sahip çıkmanın güçlü bir ifadesidir.
Bu mitingler, “yaşanan karanlık düzene karşı bir toplumsal direnç” oluşturmaktadır.
Halkın farklı kesimlerini bir araya getirerek, demokratik mücadele zeminini genişletmektedir.
En önemlisi, Atatürk’ün “Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir” sözünü günümüz koşullarında yeniden hatırlatmaktadır.
30 Ağustos’un Günümüze Mesajı
Bugün 30 Ağustos Zafer Bayramı, bizlere üç temel görev hatırlatmaktadır:
Bağımsızlığa sahip çıkmak: Dış politikada tam bağımsızlık, iç politikada milli iradeye saygı.
Cumhuriyetin değerlerini korumak: Laiklik, eşitlik, özgürlük ve demokrasiye bağlı kalmak.
Halkın iradesini savunmak: Sivil darbeye ve otoriterleşmeye karşı direnmek.
Karanlığa Karşı Birleşik Mücadele
30 Ağustos’ta kazanılan zafer, “bir milletin kaderini değiştirme iradesi” idi. Bugün de aynı iradeye ihtiyaç vardır. CHP, Cumhuriyetin temel değerlerini koruyarak, Özgür Özel’in liderliğinde halkla bütünleşerek, bu karanlık düzene karşı bir umut ışığı yakmaktadır. Tarih bizden, Atatürk’ün mirasına sahip çıkarak Cumhuriyetin ikinci yüzyılını demokrasi, özgürlük ve eşitlikle taçlandırmamızı istemektedir.
30 Ağustos’un Işığıyla: Cumhuriyet Kuşatma Altında, Halk İradesi Ayakta
Zaferin Ruhunu Unutma!
30 Ağustos, sıradan bir tarih değildir! Bu topraklarda emperyalizmin zincirleri kırıldığı, milletin “ya istiklal ya ölüm!” diyerek ayağa kalktığı gündür. O gün kazanılan zafer, yalnızca askeri bir başarı değil; bugün hâlâ üzerinde yaşadığımız Cumhuriyet’in önsözüdür. Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının emanet ettiği bu miras, bizlere bir görev bırakmıştır: Cumhuriyeti sonsuza dek korumak!
Cumhuriyet Kuşatma Altında
Bugün ise tablo karanlık. Cumhuriyetin temel direkleri bir bir sarsılmakta:
Laiklik tarikatların gölgesine terk edilmekte,
Yargı bağımsızlığı zedelenmekte,
Millet iradesi, sandık oyunları ve siyasi baskılarla gölgelenmektedir.
Kısacası, bu ülke bir sivil darbenin kıskacında! 30 Ağustos’un bağımsızlık ruhuna bugün her zamankinden daha çok ihtiyaç var. Çünkü Cumhuriyet değerleri hedef alınırken susmak, yarına ihanettir!
CHP – Cumhuriyetin Son Kalesi
Cumhuriyet Halk Partisi bugün sadece bir siyasi parti değil; Atatürk’ün açtığı yolun, Cumhuriyetin kalelerinin yıkılmaz bekçisidir. CHP, bu düzenin karanlığına karşı halkın sesi, milletin nefesi olmaktadır. Ve bu mücadelede Özgür Özel, kürsülerden yükselen sesiyle şunu haykırmaktadır: “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir!”
Özgür Özel’in Mitingleri – Millet İradesinin Nöbeti
Bugün meydanlarda yükselen ses yalnızca CHP’nin sesi değildir. O ses, işçinindir, emekçinin, kadının, gencin, esnafın, çiftçinin sesidir. Özgür Özel’in mitingleri, karanlık bir düzene karşı halkın iradesinin yeniden ayağa kalkışıdır. Her miting, Atatürk’ün zafer meydanlarından bugüne uzanan bir mesaj gibidir: “Bu ülke sahipsiz değildir!”
İkinci Yüzyılda Görevimiz
30 Ağustos’un ruhu bize üç görev bırakıyor:
Bağımsızlığa sahip çıkmak.
Cumhuriyet değerlerini korumak.
Milletin iradesine sonuna kadar sahip çıkmak.
Bugün yapılması gereken bellidir: CHP, halkla el ele, Cumhuriyetin ikinci yüzyılında demokrasiyi yeniden ayağa kaldıracak ve Atatürk’ün emanetini karanlığa teslim etmeyecektir.
“Zaferin Işığında Cumhuriyet”
“Sivil Darbeye Karşı Halk İradesi”
“Özgür Özel’in Mitingleri: Yeni Direnişin Adı”
“Cumhuriyetin İkinci Yüzyılında Görevimiz”