
Dünyada çalışma şekli ve zamanıyla ilgili önemli değişiklikler oluyor. Gelişmiş ülkelerde çalışma saatleri azaltılıyor.
Dolayısı ile çalışma günlerinin haftada dört güne indirilmesi tartışılıyor.
Bu çalışma zamanlarının kısaltılması, patronların çalışanları çok düşündüklerinden değil tabii.
Çalışanlar üretici oldukları kadar, aynı zamanda tüketicidirler.
Böylece çalışanların bol zamanı olmalı ki, tüketimleri de artmış olsun.
Çalışma gününün hafta da dört güne düşürülmesi, gerçekten bir tatilden beklenen faydaları sağlıyor mu?
Belki fiziksel olarak dinlenmiş sayılabilirler. Ancak zihinsel ve ruhsal tam bir dinlenme için daha farklı durumlar gerekir.
Yıllık izinlerin temel amaç da bu olsa gerek.
Zira tatil, yoğun iş temposundan, günlük rutin sorumluluklardan ve yaşamın stresinden uzaklaşmak, Fiziksel ve zihinsel dinlenmek, yenilenmektedir.
Genellikle yaz aylarında deniz, güneş ve doğa ile iç içe olma, kendine zaman ayırma, uyku, sakinlik ve özgürlük hissi, sağlamaktır.
Dolayısıyla tatil, insan psikolojisi için fiziksel ve ruhsal bakımından son derece gerekli bir ihtiyaçtır.
Gerçek o ki, bu temel ihtiyacın da her yıl mali zorlukları katlanarak artmaktadır.
Amacına uygun bir tatil, çalışanların büyük bir çoğunluğunun, bütçesini çok zorladığını düşünüyorum.
Yukarıda belirtilen amaçlara uygun 10 günlük bir tatil için güney inmek gerekirse, sadece yol maliyetleri gidiş- dönüş 15-16 bin tl'nin altında olmayacaktır.
Altinova-İzmir arası otoban ücreti 1450 TL, yoldaki diğer giderler 1500 TL ve akaryakıt ücretleri dikkate alındığında bu rakama ulaşmak mümkün. Otobanın tercih edilmemesi durumunda büyük trafik cezalarına da dikkat etmek gerekir.
İki çocuklu bir ailenin bu süre içindeki konaklama giderlerinin de 140-150 bin TL olması olasıdır.
Normal ücretle çalışan işçi ve memurların % kaçının bu maliyeti üstlenebileceği ortadadır.
40 yıl öncesine göre bu oranın ciddi şekilde düştüğü kanaatindeyim.
Zira o yıllarda devlet memuru olarak ülkenin turizm beldelerinde çok rahat 15-20 gün tatil yapabiliyorduk.
Sayfiye kasabalarında iki arkadaş anlaşıp tatil süreciyle ilgili daireler kiralayabiliyorduk.
Şimdi bu kiralamaların da, otel lobilerinin etkisiyle kaldırıldığını görüyoruz.
Genelde değerlendirildiğinde, çalışma sürelerinin azaltılması veya yıllık izinlerin, çalışanların gerçek anlamında tatilin amaçlarına uygun şekilde dinlenip dinlemedikleri sorgulanmalıdır.
Şahsen ben, geçmişi de bilen ve bugünü de gözlemleyen biri olarak, geçmişteki amacına uygun tatil bakımından, çalışanların daha büyük oranda tatil yaptıklarını düşünüyorum.
Kamu çalışanlarının kendi kurumlarının tatil olanakları fazlasıyla mevcuttu. Örneğin öğretmen evleri ve öğretmen kampları olduğu gibi diğer çalışanlar için de aynı olanaklar yaratılabiliyordu.
Bugün için tüm bu imkanlarda ortadan kalkmış durumdadır.
Hangisinin daha iyi olduğu tartışılabilir. Ama genel olarak çalışanlara bu açıdan bakış, o yılların Türkiye’sinde daha iyiydi.