Özdilek
Gülden Sökelioğlu
Gülden Sökelioğlu

Lüfer Buğulama

Lüfer Buğulama tarifine geçmeden önce bu balığı biraz tanıyalım istedim ve hakkında birazcık araştırma yaptım.

22 Kasım 2016 Saat: 10:08

Meğer bizim sevgili lüferimiz balıkların en vahşisiymiş. Yıllar önce bir belgeselde görmüştüm aslında ama unutmuşum. Şimdi baktığım çeşitli kaynaklardan hep aynı ifadeleri görünce hatırladım izlediğim belgeseli. En korkusuz balık da deniyor adına, gördüğü bütün balıklara saldırırmış, kendinden büyük küçük fark etmez, yemese bile saldırma gibi bir huyu varmış. Ancak bunu neden yaptığını okuduğum başka bir kaynaktan anlayabildim. Bu vahşiliğine rağmen türdeşlerini de düşünürmüş meğersem. Doygun olsa bile bulduğu yemleri parçalayıp sürünün diğer elemanları yesin diye bırakırmış. Çoğu zaman yediği balıkları kusup tekrar avlanma gibi bir huyu da varmış ayrıca. Hatta kendi türünü bile yediği için yamyam balık adını bile almış. Lüfer sürüler halinde yaşar ve devamlı göç edermiş. Eğer kalabalık bir balık sürüsüne denk gelir de avlanması uzun sürerse ancak o zaman biraz oyalanırmış o bölgede. Aksi halde hiç yerinde durmayan bir balıkmış. İşte bu göçler sırasında kendi cinsi bir sürüyle karşılaşmasında ise, aynı boya sahiplerse kaynaşıp karışır ve daha büyük bir sürü oluştururlarmış. Yok, bakıyorlarmış ki karşıdaki daha küçük hemen avlanma pozisyonuna girip yok ediyorlarmış türdeşlerini. Onlara yamyam balık demişiz ama aslında nasıl da tanıdık bir hikâye. İnsanlar da aynı değil mi?

Başka çok ilginç bir bilgi daha edindim. Sürüler halinde yaşayan bu balığın bir de sürü lideri olurmuş, lider ne yaparsa yapar, nereye giderse giderlermiş. Ancak ilginç olan bu değil tabii ki. Tüm gruplar halinde gezen ya da yaşayan canlıların bir lideri veya öncüsü oluyor, bu bilinen bir bilgi de, benim asıl ilgimi çeken kısmı bir balıkçı forumunda okuduğum bilgiydi. Diyelim ki oltayla yem attınız ve lüfer avlamak istiyorsunuz. Sürü liderinin dikkatini çeken bir yem atmadıysanız ve lider yeme yan bakmayıp yoluna devam ettiyse sürü de bu yemi görse bile gelmiyormuş. Eğer liderin dikkatini çeken bir yemse bu sefer lider yeme gittiği için hepsi hücum ediyormuş. Yani bir tane yemle kandırılamazmış lider. Aç olsa bile sürüsünün doyması için çok miktarda yem peşinde olurmuş. Yani ancak bolca yem atarak sürüsünün doyacağına inandırmanız gerekiyormuş. Bir ilimizde hangisiydi unuttum, çobanlar koyunları sudan geçirme yarışı yapıyorlar. Günümüzde de devam eden bu yarışmayı televizyonda görmüştüm. Sürünün liderini suya çekip koyunları karşıya geçirmeyi başaran çobana ödül veriliyordu. Her şey liderde bitiyordu yani. Aslında tüm canlılar nasıl da benziyor birbirine.

Lüfer ne kadar soğuk sularda yaşarsa diğer tüm soğuk su balıkları gibi daha lezzetli olurmuş. Su ısındıkça yağ oranı azaldığı için tadı yavanlaşırmış. Örneğin bizim ülkemizde Karadeniz, Marmara Ve İstanbul Boğazı en lezzetli olduğu yerlermiş. Akdeniz ve Ege Denizine indikçe tadı azalırmış. Gerçi Lüfer sıcak suları pek sevmez, daha çok soğuk denizleri tercih edermiş zaten. Su biraz ısınınca derhal o bölgeyi terk edermiş, Suyun sıcaklığına göre okyanuslardan denizlere sürekli bir göç halinde yaşadığı ve gerçek bir gezginci olduğundan yerleşmeye gerek duymuyor demek ki.

         Lüfer Balığının gelişme aşamasına göre en küçük haline Defne Yaprağı, gittikçe büyüyen şekli ile aldığı isimler ise Çinekop, Sarıkanat, Lüfer, Kofana ve en büyük hali olan Sırtıkara şeklinde sıralanıyor.

        Biz de Karadeniz de bol olan Defne ve Çinekopları zamanında aşırı avladığımız için şu anda soylarını tehlikeye atmış bulunmaktayız. O yüzden 20 cm. altında olan Defne, Çinekop ve Sarıkanat için avlanma yasağı getirildi ama yine de çok dinleyen yok anladığım kadarıyla. Bu balıklar henüz üreyemeden avlandığından yakında soyunu tüketmezsek iyidir. 

Lüfer, sonbahar ve kış aylarında en olgun dönemini yaşamaktaymış. Madem tam mevsimi, yasal olarak avlanma boyutundaki Lüferle yapılan nefis bir buğulama tarifi paylaşalım.

 

     Malzemeler:

 2 adet orta boy Lüfer

2 adet limon

1/2 adet kereviz yeşil sapalarıyla beraber

7-8 adet mantar

1 adet etli kırmızıbiber

2-3 adet yeşilbiber

1 ya da 2 adet kuru soğan

2 tatlı kaşığı tuz

1 yemek kaşığı kadar tereyağı

1 yemek kaşığı zeytinyağı

1 tatlı kaşığı iri çekilmiş karabiber

1 tatlı kaşığı pul biber

3 diş sarımsak

Maydanoz

                                                   

 

     Yapılışı:

     Lüferler temizlenip yıkanır. Kılçıklarını ayıklayabilirseniz iyi olur ama ayıklamasanız da olabilir. Buğulamada kullanacağınız bütün malzemeyi yıkayıp süzün. Çukur bir kabın içerisine kerevizi soyup yarım halka şeklinde doğrayın, mantarları ikiye üçe bölün, biberleri ve soğanları halka şeklinde doğrayın. Limonun birini doğrayarak diğerinin suyunu sıkın. Sarımsakları da irice doğrayın, baharatlarını ve tuzunu da ekleyerek balıklarla birlikte hafifçe karıştırın. Genişçe bir tavaya tüm malzemeleri yayın. Elinizle düzeltmeler yaparak zeytinyağını da üzerlerine gezdiririn, kerevizin saplarını bütün olarak koyun ve harlı ateşte pişmeye bırakın. Yemek bir miktar su salacaktır, o su çekilmeye başladığında ocağı kısarak 10–15 dakika kadar pişirin ve pişip pişmediğini kontrol ederek ocağı kapatın. Maydanozla süsleyerek servis yapın.

     Afiyet olsun.

 

 

Kocaeli Haberci Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Hırsın sonu!22 Mayıs 2026 Saat: 16:30
Daha önceki yazılarımda 'Hırs'ın Arapça kökenli 'Harese'den geldiğini ve anlamının da, devenin çok sevdiği bir diken olduğunu belirmiştim.
Atatürk'ün Çocuklara Vasiyeti!24 Nisan 2026 Saat: 17:55
Mustafa Kemal Atatürk, 17 Ekim 1922'de Bursa'ya gelir ve kendisini karşılayan çocuklara şöyle seslenir:
Toprak!10 Nisan 2026 Saat: 19:04
İnsanoğlu, binlerce yıldan beri toprağı ekip biçerek karnını doyuruyor
Sınır tanımayan sevda!27 Şubat 2026 Saat: 12:53
Okurlarıma bu hafta çok ilginç bir aşk öyküsü anlatmak istedim.
Gılgamış- Ölümsüzlük!13 Şubat 2026 Saat: 15:26
Köy Enstitüleri'ni hayata geçiren efsane Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel döneminde yayınlanan 389 tane Klasikler Dizisi içinde yer alan, Sait Maden'in çevirisini yaptığı 'Gılgamış Destanı'nı yeni okudum
Tüm Yazıları