
Mustafa Kemal Atatürk, 17 Ekim 1922'de Bursa'ya gelir ve kendisini karşılayan çocuklara şöyle seslenir:
"Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler geleceğimizin gülü, yıldızı, talih ışığısınız. Memleketi asıl aydınlığa sizler kavuşturacaksınız... "
Lider yüksek sesle sordu:
" Çok çalışacaksınız değil mi?
Çocuklar hep bir ağızdan bağırdılar:
" Söz! "
Atatürk, devam etti:
"Arkadaşlarımla birlikte ne yaptıysak, sizler için yaptık. Başınız dik gezin, kimsenin kulu kölesi olmayın diye yaptık.
Bir daha bu acı günleri yaşamayın diye yaptık. Ödülümüz, sizin temiz, güzel sevginizdir."
Konuşma bittiğinde, Atatürk duygulanır ve gözleri dolar. Yanında duran Fevzi Paşa'nın(Çakmak) gözlerinden yaşlar süzülür.
Atatürk, ülkenin geleceğini, geleceğin umudu olan çocuklara emanet etmiştir.(1)
*
Atatürk, çocuklara bir bayram armağan ediyor. Çünkü O, yaşadığı toprakların düşünsel öyküsünü biliyordu. Başkalarının aydınlanmaları ile aydınlanılmayacağını bilen, bunun için kendi topraklarındaki düşünceden hareket eden birisiydi. O'nun yaşamı bir "üçüncü aydınlanma gerçekliğidir. Kendimizden başlamak dırumundayız, o zaman belki yalnızca Avrupa değil, insanlık da bize bakar... (2)
*
Anadolu tarihini, Türklerin tarihini, kökenini, Sümerleri araştıran, okuduğu kitaplarla aydınlanan, Atatürk, çok öngörülü bir liderdi. 23 Nisan 1920'de TBMM'ni açmış; "Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir " demiştir. Meclis aracılığıyla Kurtuluş Savaşı'nı yönlendirmiş, aşama aşama kişi(padişah) egemenliğinden mili egemenliğine ve demokrasi esasına dayanan Cumhuriyet rejimine geçmiştir.
Meclis açıldıktan 1 yıl sonra 23 Nisan 1921'de çıkarılan yasayla 23 Nisan, " Milli Bayram" ilan edilir. 1927 yılında, Atatürk'ün desteğiyle, 23 Nisan "Çocuk Bayramı" olarak kutlandı. 1935 yılında, çıkarılan yasa ile 23 Nisan Bayramı'nın adı, Milli Egemenlik Bayramı" oldu.
1981 yılında, Atatürk'ün 100. doğum yılında,
23 Nisan günü, "Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı" olarak kabul edildi. Dünyada zçocuklara bayram armağan eden tek lider Atatürk'tür. O'na göre, "Vatanı korumak, çocukları korumakla başlar."
TBMM'nin açılmasından bugüne 106 yıl geçti. Bir asırdan fazla geçen zamanda peki çocukları koruyabildik mi? " Atatürk'ün vasiyeti yerine getirildi mi? Tabiki hayır!.
- Aladağ'daki yurt yangınında binanın yangın merdiveni olmadığı için onlarca kız öğrencinin ölümüne sebeb olduk...
- Bolu- Kartalkaya'da çoğu çocuk 78 kişinin yanmasına engel olamadık...
- Hızlı tren faciasında çocukların feci şekilde ölümüne engel olamadık...
- Yurtlarda yüzlerce kız-erkek çocuklarının cinsel istismarına engel olamadık...
- Okullarda çocukların öldürülmelerine engel olamadık...
- Çocuk işçilere ve ölümlerine engel olamadık...
- Çocuk gelinlere engel olamadık...
- Çocukları dürüst, ahlaklı, kişilikli ve erdemli bireyler olarak yetişmelerini sağlayamadık...
- Çocukların beden gelişiminin düzgün olması için yeterli beslenmesini sağlayamadık.
- Çocukların ders dışında sanata, spora yeteri kadar yönlendiremedik...
- Dersleri dışında kitaplar okumalarını sağlayamadık.
- Geleceğimizin teminatı olan çocukları uyuşturucu ve şiddet sarmalından: kurtaramadık.
Sağlıklı, bilinçli, aydın, sorumluluk sahibi, erdemli nesiller yetiştirmek için devlet ve yöneticileri üzerine düşen bir sorumluluğu yerine getirmelidir. Aksi takdirde geleceğimizin güvencesi olan çocuklar ve nesiller yok olacak.
İnsanların anavatanı çocukluğudur. Çocukluklarının güzel geçmesi için herkes üzerine düşen sorumluluğu ve dolayısıyla Atatürk'ün vasiyetini yerine getirmelidir.
Kaynak:
(1) -23 Nisan 2026 tarihli Sözcü Gazetesi- Naim Babüroğlu'nun köşe yazısı.
(2) -Prof.Dr. Hatice Nur Beyaz Erkızan'ın (MSKÜ Felsefe Bölümü Başkanı) 20.6.2024 tarihli Cumhuriyet Gazetesi , "21.Yüzyıl aydınlanması, Aristoteles ve CHP üzerine" adlı makalesi.