YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Zeynel Emre, MYK gündemini kamuoyu ile paylaştı.


Haber : Özgen Sarıkaya Net Medya Grup Haber Merkezi-Kocaeli
YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Zeynel Emre, MYK gündemini kamuoyu ile paylaştı.
Bugün Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel başkanlığında Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantımızı gerçekleştirdik. Toplantıda hem Türkiye'nin gündemine hem de partimizin kuruluş sürecine ilişkin gelişmeleri ele aldık. Şimdi bu başlıklara ilişkin değerlendirmelerimizi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Öncelikle şunu ifade etmek gerekir ki, Türkiye'nin gerçek gündemi ekonomik sorunlardır. Buna rağmen kamuoyunun farklı tartışmalarla meşgul edildiğini görüyoruz. Yaklaşık iki ay önce verilen butlan kararından bu yana vatandaşın, asgari ücretlinin, öğrencinin, emeklinin, sanayicinin ve çiftçinin yaşadığı sorunların yeterince konuşulmadığı bir süreç yaşanmaktadır.

https://www.youtube.com/watch?v=ZDX5hWJZpeU
Bugün gelinen noktada, iktidara yakın dar bir kesimin refah içinde yaşadığı, toplumun geniş kesimlerinin ise yoksulluk ve hayat pahalılığı altında ezildiği bir tabloyla karşı karşıyayız. Bu değerlendirmelerimiz yalnızca siyasi bir tespit değil, aynı zamanda açıklanan resmi verilerle de desteklenmektedir.
Türk-İş'in açıkladığı verilere göre Ankara'da yaşayan dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 36 bin 939 lira, yoksulluk sınırı ise 120 bin 325 lira olarak hesaplanmıştır. Bekâr bir çalışanın yaşam maliyeti de 47 bin 758 liraya yükselmiştir.
Bugün Türkiye'de aylık 120 bin liranın üzerinde gelire sahip hane sayısı son derece sınırlıdır. Memurların önemli bir bölümü bu rakamın altında gelir elde etmektedir. Yaklaşık 11 milyon asgari ücretli ise 28 bin lira ücretle yaşamını sürdürmeye çalışmaktadır. Bu nedenle asgari ücrete ara zam yapılması yönündeki çağrımızı sürdürüyoruz. Bu konuda önümüzdeki günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde de çalışmalarımız olacaktır.
En düşük emekli aylığı 23 bin 552 liradır. Bu maaşı alan yaklaşık 5,5 milyon emekli bulunmaktadır. Asgari ücretlilerle birlikte değerlendirildiğinde yaklaşık 16–16,5 milyon vatandaşımız açlık sınırının altında yaşam mücadelesi vermektedir.
Bu sayı, birçok Avrupa ülkesinin nüfusundan daha fazladır. Yunanistan, Macaristan, Avusturya, İsviçre, Bulgaristan ve Sırbistan'ın nüfuslarıyla kıyaslandığında ortaya çıkan tablo, ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik durumun ciddiyetini açıkça göstermektedir.
Gıda enflasyonu da dikkat çekici seviyelerdedir. Geçmiş yıllarda yaz dönemlerinde düşüş eğilimi gösteren gıda fiyatlarında bu yıl önemli artışlar yaşanmıştır. Tarım potansiyeli yüksek olan ülkemizin kendi kendine yetebilen bir yapıya sahip olması gerekirken, bugün temel gıda ürünlerinde dahi yüksek fiyatlarla karşı karşıya kalıyoruz.
Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı'nın Temmuz 2026 verilerine göre yıllık gıda enflasyonu yüzde 32,8'e ulaşmıştır. Avrupa ülkeleriyle karşılaştırıldığında ise en yakın oran Romanya'da yüzde 5,75 seviyesindedir.
Suriye'de yıllardır süren iç savaşın yol açtığı ağır koşullara rağmen gıda enflasyonunun yüzde 22 seviyesinde olması, ülkemizde yaşanan ekonomik tablonun vahametini ortaya koymaktadır.
Yaşanan bu süreç; hukukun zayıfladığı, yatırım ortamının bozulduğu, yabancı sermayenin ülkeden uzaklaştığı ve geniş toplum kesimlerinin ekonomik olarak giderek daha fazla zorlandığı bir tabloyu ortaya çıkarmaktadır.
Ayrıca İstanbul Borsası'nda yaşanan kayıplar da milyonlarca küçük yatırımcıyı olumsuz etkilemiştir. Temmuz ayında yaşanan değer kaybı, ekonomik belirsizliklerin yatırım ortamı üzerindeki etkisini bir kez daha göstermiştir.
Değerli arkadaşlar,
Ekonomik tabloyu değerlendirdikten sonra yerel yönetimlere yönelik süreçlere de değinmek istiyorum.
Son yerel seçimlerde 413 belediye kazanarak Türkiye nüfusunun yüzde 65'inden fazlasına hizmet sunma sorumluluğunu üstlendik. Bunun ardından iktidarın yargı mekanizmalarını kullanarak belediyelerimize yönelik peş peşe operasyonlar başlattığını görüyoruz. Bu süreç halen devam etmektedir.
Son olarak Üsküdar Belediye Başkanı Sayın Sinem Dedetaş ve çalışma arkadaşları hakkında yürütülen işlemler de bu sürecin son örneklerinden biri olmuştur. Neredeyse her hafta benzer gelişmelerle karşı karşıya kalıyoruz.
Biz her zaman şeffaflıktan ve denetimden yana olduk. Ancak Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez bu kadar çok belediye başkanının benzer gerekçelerle, aynı yöntemlerle ve birbirini tekrar eden iddialarla adli süreçlere maruz bırakıldığı bir dönem yaşanmaktadır.
Bütün bu süreçlere rağmen vatandaşın sandıktaki iradesinin değişmediğini görüyoruz. Yapılan kamuoyu araştırmaları da yoğun propaganda ve suçlamalara rağmen seçmen tercihlerinde beklenen değişimin yaşanmadığını ortaya koymaktadır.
Önümüzdeki dönemde bu baskıların daha da artabileceğini öngörüyoruz. Sadece siyasi partiler değil, basın kuruluşları ve gazeteciler de yoğun baskılarla karşı karşıya kalmaktadır. Çeşitli gerekçelerle soruşturmalar açılması, ifade özgürlüğü açısından kaygı verici bir tablo oluşturmaktadır.
Son dönemde gazeteci Ertuğrul Özkök hakkında açılan soruşturma da bu kapsamda değerlendirilmiştir. İfade özgürlüğünün demokratik toplumların temel unsurlarından biri olduğu, eleştiri hakkının yargısal baskılarla sınırlandırılmaması gerektiği bir kez daha vurgulanmıştır.
Milli irade kavramının yalnızca seçim kazanıldığında değil, seçim sonuçları her koşulda geçerli olduğunda anlam taşıdığı ifade edilmiştir. Seçmenin oyuyla göreve gelen belediye başkanlarının görevlerini yerine getiremez hâle getirilmesinin demokratik temsil açısından ciddi sonuçlar doğurduğu değerlendirilmiştir.
Demokrasinin temel ilkelerinden biri olan seçme ve seçilme hakkının korunmasının, hukuk devleti ilkesinin vazgeçilmez bir gereği olduğu belirtilmiş; tüm hukuki süreçlerin adalet, şeffaflık ve evrensel hukuk ilkeleri çerçevesinde yürütülmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Dış politikaya ilişkin önemli bir konuya da değinmek istiyorum.
Daha önce de ifade ettiğimiz üzere, Kuzey Irak ile merkezi hükümet devre dışı bırakılarak yapılan enerji anlaşmaları uluslararası tahkim sürecine taşınmış ve Türkiye yaklaşık 1,5 milyar dolar tazminat ödemeye mahkûm edilmiştir.
Bu bedelin, dış politikada öngörüsüz ve plansız uygulamaların sonucu olarak doğrudan milletimizin kaynaklarından karşılanacağı açıktır.
Geçtiğimiz hafta Irak Başbakanı'nın Türkiye ziyareti sırasında iki ülke arasında çeşitli anlaşmalar imzalandı. Yapılan açıklamalarda Türkiye'ye günlük 1 milyon varil petrol sevkiyatının sağlanacağı ifade edildi.
Burada temel soru şudur: Bugün merkezi hükümetle anlaşma sağlanabiliyorsa, Türkiye neden daha önce uluslararası tahkimde 1,5 milyar dolarlık bir tazminatla karşı karşıya bırakılmıştır?
Dış politikanın kişisel tercihlerle değil; devlet ciddiyeti, diplomatik birikim ve liyakat esas alınarak yürütülmesi gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz. Yapılan yanlış tercihlerin ekonomik yükünü ise vatandaşlarımız taşımaktadır.
MYK toplantımızda partimizin kuruluş çalışmalarını da ayrıntılı biçimde değerlendirdik.
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, yarın saat 11.30'da Yeni Parti'nin ilk grup toplantısını gerçekleştirecektir. Bu toplantı kamuoyuna ve basına açık olacaktır.
Kuruluş çalışmalarımız planlandığı şekilde devam etmektedir. İki hafta içerisinde yeni genel merkez binamıza taşınmayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda hazırlıklarımız yoğun şekilde sürmektedir.
Genel Başkanımız, kuruluş sürecinin yanı sıra vatandaşlarla buluşmalarını da sürdürecektir. Türkiye'nin farklı bölgelerinde yürütülecek programlarla hem kuruluş çalışmalarına hem de halkla temaslara devam edilecektir.
Bu süreçte vatandaşlarımızın gösterdiği ilgi ve desteğe teşekkür ediyoruz. Partiye yapılan bağışlarda artış gözlemliyoruz. Mali süreçler ise tam şeffaflık ilkesi doğrultusunda kamuoyuyla paylaşılacaktır. Yapılacak tüm harcamalar düzenli olarak açıklanacaktır.
Vatandaşlarımızdan gelen bina, araç ve benzeri ayni destek talepleri de yasal mevzuat çerçevesinde değerlendirilmektedir. Siyasi Partiler Kanunu'nun izin verdiği ölçüde bu başvurular ilgili kurullar tarafından incelenecektir.
MYK toplantımızda partimizin örgütlenme çalışmalarını da kapsamlı şekilde değerlendirdik.
Kuruluş sürecimiz planlandığı şekilde ilerlemektedir. Bugün itibarıyla 44 ilde örgütlenme çalışmalarımız tamamlanmıştır. Önümüzdeki birkaç gün içerisinde bu sayının 61 ile ulaşmasını, kısa süre içinde ise Türkiye'nin 81 ilinde teşkilatlanma sürecinin tamamlanmasını hedefliyoruz.
İlçe örgütlenmelerimiz de büyük ölçüde tamamlanmıştır. Bugün itibarıyla 593 ilçede görevlendirmeler gerçekleştirilmiş olup, kalan ilçelerde de çalışmalarımız aralıksız devam etmektedir. Kuruluş sürecinde bu kadar kısa sürede ülke genelinde örgütlenmesini tamamlayan siyasi parti sayısı oldukça sınırlıdır. Bu başarıda emeği bulunan tüm teşkilat mensuplarımıza teşekkür ediyoruz.
Dijital Üyelik Sistemi
Üyelik sistemiyle ilgili teknik hazırlıklarımız da tamamlanma aşamasına gelmiştir.
Adalet Bakanlığı ve Yargıtay nezdinde yürütülen yasal süreçlerin tamamlanmasının ardından üyelik başvurularının başlatılmasını planlıyoruz.
Yeni Parti üyelik sistemi tamamen dijital altyapı üzerine kurulacaktır. Vatandaşlarımız mobil uygulama üzerinden üyelik başvurusu yapabilecek, üyelik işlemlerini takip edebilecek ve aidat ödemelerini güvenli şekilde gerçekleştirebilecektir.
Amacımız, üyelik süreçlerini hızlı, şeffaf ve erişilebilir hâle getirmektir.
Partimize yönelik destek her geçen gün artmaktadır.
Vatandaşlarımızdan yalnızca nakdî bağış değil; bina, araç ve benzeri ayni destek talepleri de gelmektedir. Bu başvurular, Siyasi Partiler Kanunu çerçevesinde değerlendirilmekte olup, yasal mevzuata uygun olan destekler ilgili kurullarımız tarafından incelenmektedir.
Mali süreçlerimizin tamamı şeffaflık ilkesi doğrultusunda yürütülecek ve kamuoyuyla düzenli olarak paylaşılacaktır.
MYK toplantısında Yüksek Seçim Kurulu'ndaki temsil süreci de değerlendirildi.
Partimizi temsilen YSK'da görevlendirme gerçekleştirilmiştir. Ana muhalefet partisi olmanın kanundan doğan temsil hakkı doğrultusunda yapılan bu görevlendirme süreci MYK üyeleriyle paylaşılmıştır.
Toplantıda ayrıca temsil hakkına ilişkin yaşanan süreç ve yapılan itirazlar değerlendirilmiş, YSK'nın ilgili mevzuat doğrultusunda karar verdiği ifade edilmiştir.
Belediyelerde Son Durum
Yerel yönetimlere ilişkin değerlendirmelerde belediyelerimizin mevcut durumu da ele alındı.
Son yerel seçimlerde kazanılan belediyelerden bir kısmında çeşitli hukuki süreçler yaşandığı, bazı belediye başkanlarının görevlerinden uzaklaştırıldığı ve bazı belediye başkanlarının ise farklı gerekçelerle görevlerinden ayrıldığı ifade edildi.
Buna karşın, farklı belediyelerden partimize yönelik katılım taleplerinin devam ettiği belirtildi. Bu süreçlerin her ilin ve her ilçenin siyasi dengeleri dikkate alınarak titizlikle yürütüldüğü, belediye meclislerindeki aritmetik yapı gözetilerek hareket edildiği kaydedildi.
Yerel yönetimlerde halkın iradesini korumaya yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği vurgulanırken, belediyelerimiz arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi ve hizmet odaklı belediyecilik anlayışının yaygınlaştırılması hedefi yinelendi.
MYK toplantımızda değerlendirilen bir diğer önemli başlık ise Meclis gündeminde bulunan "Terörsüz Türkiye" süreci olmuştur.
TBMM'de oluşturulan komisyonun çalışmaları toplantıda ayrıntılı şekilde ele alınmıştır. Kamuoyunda gündeme gelen çerçeve yasa hazırlıkları da değerlendirilmiş; ancak söz konusu taslak metnin henüz partimize ulaşmadığı ve bu nedenle içeriğine ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yapmanın mümkün olmadığı ifade edilmiştir.
Partimiz, Türkiye'nin terörden tamamen arındırılmasını samimiyetle desteklemektedir. Bunun yalnızca ülkemiz açısından değil, bölgemizin barışı ve istikrarı açısından da önemli olduğu değerlendirilmiştir.
Bu süreç yürütülürken şehit ailelerinin, gazilerimizin ve terörden doğrudan etkilenen vatandaşlarımızın hassasiyetlerinin gözetilmesinin temel ilke olduğu vurgulanmıştır. Atılacak hiçbir adımın şehit ailelerini ve gazilerimizi incitecek nitelikte olmaması gerektiği ifade edilmiştir.
Bu kapsamda Genel Başkan Yardımcımız Yankı Bağcıoğlu'nun koordinasyonunda gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda, çok sayıda şehit ve gazi derneğinin görüşleri alınmıştır. Yapılan istişareler doğrultusunda hazırlanan kanun teklifi MYK üyeleriyle paylaşılmış ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na sunulduğu bilgisi verilmiştir.
Hazırlanan teklifin temel amacı; şehit yakınları ve gazilerimizin ekonomik ve sosyal haklarının güçlendirilmesi, mevcut hak kayıplarının giderilmesi ve ihtiyaç duyulan yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesidir.
Partimiz, TBMM'de grubu bulunan tüm siyasi partileri bu teklifi desteklemeye davet etmektedir.
Basın Mensuplarının Soruları Yanıtlandı
MYK toplantısının ardından düzenlenen basın toplantısında gazetecilerin soruları yanıtlandı.
İlk olarak "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin hazırlanan çerçeve yasa soruldu. Henüz partiye resmi bir taslak ulaşmadığı, bu nedenle değerlendirmelerin taslak metin görüldükten sonra yapılacağı ifade edildi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi'ndeki siyasi dengeye ilişkin sorular üzerine, mevcut aritmetiğin yakından takip edildiği ve belediye meclislerinde halk iradesinin korunmasının temel öncelik olduğu belirtildi.
Belediye başkanlarının farklı partilere geçeceğine yönelik iddialar da gündeme geldi. Bu konuda kamuoyunda çeşitli spekülasyonların bulunduğu, ancak parti tarafından doğrulanmayan bilgilere itibar edilmemesi gerektiği ifade edildi. Partiyi ilgilendiren gelişmelerin yalnızca resmi açıklamalarla kamuoyuna duyurulacağı vurgulandı.
Basın toplantısında ayrıca belediyelerde yürütülen çalışmalar, yerel yönetimlerdeki siyasi gelişmeler ve önümüzdeki döneme ilişkin değerlendirmeler de paylaşıldı.
Toplantının sonunda, Türkiye'nin demokratik hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda güçlenmesi, vatandaşların ekonomik refahının artırılması ve yerel yönetimlerde halk iradesinin korunmasına yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği ifade edildi.