YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM’de basın mensuplarının sorularını yanıtladı.


Haber : Özgen Sarıkaya Net Medya Grup Haber Merkezi
Kaynak: YENİ PARTİ iletişim ve medya başkanlığı

“MİLLET PARÇA KIRANI BİLİR; BUGÜNE KADAR HİÇ SON DAKİKADA PARÇA KIRMADIM, KIRMAM, KIRDIRMAM”
“KOMİSYON RAPORUNUN DAHA DOĞRU ŞEKİLDE YASALAŞMASI İÇİN KATKI SAĞLAYACAĞIZ”
“ANALARIN GÖZÜNDEN BİR DAMLA YAŞ AKMASIN DİYE BU İŞİN ARKASINDAYIZ”
“FEZLEKE AÇIKLAMASI, AK PARTİ’YE SİYASİ AVANTAJ SAĞLAMAK İÇİN YAPILAN İŞTİR”
“DÜŞMANLIK, İFTİRANIN ENİNDE SONUNDA HESABI SORULUR”
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM’de basın mensuplarının sorularını yanıtladı. YENİ Parti Lideri Özel, Meclis Başkanlığı’na sunulan çerçeve yasa teklifinin sorulması üzerine “Bu getirilen kanun teklifi, 360’a yakın milletvekilinin imza attığı kanun teklifinde kanun teklifi bize ulaştırıldıktan yaklaşık 20-25 dakika sonra Meclis Başkanlığı’na verildi. O konudaki özensizliği, üslupsuzluğu dün anlatmıştık. Arkadaşlarımız kanun teklifini alıp zarfı açtıktan sonra dün gün boyu ceza konusunda dört profesörün, akademisyenin de varlığında üç oturumlu geniş bir toplantı yaptılar akşam saatlerinde biten. Bu kadar hassas bir konunun bu şekilde ele alınması, bu şekilde özensiz bir şekilde davranılması parti gruplarına, uzun süre metnin parti gruplarından, parlamento muhabirlerinden ve dolayısıyla kamuoyu ilgisinden kaçırılmasını bir kere görmek gerekiyor. Birincisi bu” dedi. Özel, şöyle devam etti:

https://www.youtube.com/watch?v=I1gLxYK4rX0
“ÖZENSİZ, KÖTÜ HAZIRLANMIŞ BİR TEKLİFLE KARŞI KARŞIYAYIZ”
“Sonra bugün arkadaşlarımızla birlikte, hem komisyonda görev yapmış arkadaşlarımız hem de Anayasa ve Adalet Komisyonlarının değerli üyeleri ile birlikte bir toplantı yaptık. Gerçi arkadaşlarımız yarın komisyon evresinde teklife ilişkin değerlendirmelerini, eleştirilerini, önerilerini söyleyecekler. Genel olarak, bütün işte hocaların, akademisyenlerin de değerlendirmeler yaptığı gibi özensiz, kötü hazırlanmış, bir çok teknik eleştiriye açık bir teklifle karşı karşıya olduğumuzu söylemek lazım.”
“İLKESEL TUTUMUMUZA UYGUN DAVRANACAĞIZ”
“Genel olarak biz YENİ Parti olarak tabii meseleyi teknik değerlendirmenin yanında siyasi değerlendirmeyi de peş peşe ve iç içe yaptık. Bundan sonraki süreçte arkadaşlarımız, komisyonda gerekli eleştirileri, önerileri, katkıyı sağlayacaklar. Daha sonra da Meclis Genel Kurulu’na geldiğinde biz YENİ Parti olarak ilk günden beri takındığımız genel tutumumuza uygun olarak, ilkesel tutumumuza uygun olarak davranacağız. Ama bu vakitten sonra gidip kanun teklifine imza atma gibi bir niyetimiz, bir çabamız yok. Komisyonda tutanaklar önünde, tarih önünde sözümüzü YENİ Parti olarak söyleyeceğiz. Pazartesi günü mü olur, pazar günü mü olur, Salı gününe mi kalır; geldiğinde, Genel Kurul aşamasında katılacağız ve oyumuzu kullanacağız.”
“GEÇMİŞTEN BERİ TAKINDIĞIMIZ TUTUMUMUZU SÜRDÜRECEĞİZ”
YENİ Parti lideri Özel, partinin hangi yönde oy kullanacağının sorulması üzerine, “YENİ Parti özellikle komisyon raporunun altıncı maddesi gereği hazırlanan bu maddenin daha doğru bir şekilde yasalaşması için katkı sağlayacak. Yedinci kısmı demokratikleşmedir. Yani esas olarak bir ülkede bu kadar kalıcı, önemli bir sorunu çözecekseniz ilk önce sorunu ortaya çıkaran sebepleri ortadan kaldıracak adımları atmanız lazım. Bu konuda YENİ Parti’nin uyarıları, önerileri, hatırlatmaları, önergeleri, teklifleri, geleceğe dönük olarak bu konuda diğer partilerin tutumlarını açıkça bir kez daha ifade etmeleri noktasında gerekli çabaları olacak. Ancak bu meselenin Meclis zemininde çözülmesine yönelik geçmişten beri takındığımız ve halen daha da terk etmediğimiz tutumumuzu sürdüreceğiz arkadaşlar” diye konuştu.

“MECLİS TARİHİNDE YAPILMAYAN YAPILIYOR”
Özel, hakkında hazırlanan son fezleke ve bu kapsamda partisinin Manisa İl Başkanı İlksen Özalper’in gözaltına alınması konusundaki değerlendirmesinin sorulması üzerine şunları söyledi:
“Değerli arkadaşlar, dün Meclis Başkanvekilimizin ve Grup Başkanvekillerinin, biraz önce Meclis Başkanvekilimizin ve bütün grupların bu konuda takındıkları tutum çok değerli bir tutumdur. Meseleyi şöyle koyalım. 61 tane fezleke var, bu 62’ncisi. Ancak bu Meclis tarihinde yapılmayan bir şey yapılıyor ve yapanlar da aynı kişiler. Bunu İstanbul’dayken hazırlayan, yetkisiz şekilde bunu çalışan, sonra Ankara’ya yollayan, şimdi de Meclis tarihinde olmamış bir şekilde… Çünkü bu gizlilik olan, milletvekilinin kendisi dışında kimseye verilmeyen fezlekedir. Çünkü dokunulmazlık olduğu için yargılama yapılamayacak ve milletvekilinin kendini aklama, kendini anlatma imkanı da olamayacağı bir süreçte bunun manipüle edilmemesi için yerleşik bir uygulamadır. Bugün Meclis Başkanı da Sayın Tekin Bingöl’le yaptığı görüşmede bunu ifade etmiş. Aşağıda da bütün gruplar ifade etti. Bu İstanbul’da bunu sırf AK Parti‘ye siyasi bir avantaj sağlamak için, o zaman Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı, şimdi YENİ Parti’nin Genel Başkanı’na bir itibar suikastı planlayanların geçen gece yaptığı iştir.”
“VERSE BUNUN NERESİ RÜŞVET?"
“Eğriye eğri, doğruya doğru konuşalım arkadaşlar. Buradaki iddia, o tarihte ben partinin Genel Başkanı değilim, kurultaya gidiyoruz. Kendisi de ne belediye başkan adayı olarak, hatta o tarihte milletvekili bile olmayan birisi etkin pişmanlıktan yararlanmak için hatta ‘Beni partiden atarlarsa ben de onlar hakkında bir şeyler söylerim’ deyip bizim ihraç ettiğimiz Uşak Belediye Başkanı bu ihracat tepki olarak ‘Ben kurultay sırasında, kurultay masraflarına katkı diye Özgür Özel’in bahçesine para attım’ dedi. Bu ‘Para attı’ işini de yanlış anlamış. ‘Para atma’ diyorlar ya. ‘Bahçeye para attım.’ Sonra bunun imkansız ve yalan olduğu çıkınca böyle bir müstakil bahçemizin olmadığı falan bu sefer işi döndürdü. Manisa’da bildiği tek ismin, onu da ‘Demirkan’ diye söyleyerek, en yakın arkadaşıma Denizli’de bir para verdiğini, kurultay masrafları için olduğunu söyledi. Oysaki Denizli’den Uşak’a gidiyoruz, kendisi Uşak’ta. Böyle bir şey yapacaksak Denizli’ye gelip yapmak yerine Uşak’ta yapabilir. Kaldı ki hani bir an için derler ya ‘Bunun doğru olduğunu kabul edelim.’ Doğru olmadığı ispatlanıyor ama doğru olduğunu kabul edelim. Kurultay masrafı için zaten biz hepimiz aramızda para topladık, araçlar tuttuk, gezdik, çalıştık. Bir sürü masrafa katlandık hep beraber. Partinin cebinden yapacak değildik herhalde o harcamaları. O zaman parti yönetiminde de değiliz. Bir an için onun da katıldığını söyleyelim. Katılmadı ama. Zaten Parti Meclisi listesine de girmedi, MYK’ya da girmedi. O çekirdek ekipte yoktu. Ama bir an için; ‘Bu parayı verdim’ dedi, böyle bir suç yok. Kim kurultay masrafına katkı yaptı da byle bir suç var? Buna AK Toroslar çetesi İstanbul’da şöyle bir şey yaptı. ‘Rüşvet suçu’ dedi. Ben kamu görevlisiymişim de. Bir kamu görevlisinin, bir milletvekilinin bir rüşvet suçu işlemesi ancak vereceği oyu para karşılığında satmasıyla mümkündür. Bu konuda çok açık mahkeme kararları var. O dönemde Genel Başkan adayı olan birine masraflar için para vermiş olsa olsa dahi bunun neresi rüşvet?”
“GRUPLARA VE MECLİS BAŞKANI VE VEKİLİNE TEŞEKKÜR EDİYORUM”
“Utanmadan düzenlediler. Yollarken ‘Özgür Özel’e rüşvet fezlekesi’ diye yolladılar. Salı günü biz YENİ Partimizin toplantısını yapmışız. Ankara Cumhuriyet Başsavcısı, İstanbul’da AK Toroslar çetesinden gelen arkadaş, böyle bir şey yapıyor. Tarihte görülmemiş Adalet Bakanlığı’na yolladığı fezleke. Gizlilik kararı var zaten, milletvekillerinin fezlekeleri kamuoyuna açıklanmaz. Gidin ilgili komisyonun başkanı milletvekilinin dosyasını milletvekilinin ıslak imzası olmadan danışmanına dahi vermiyor. Bir diğer milletvekili isteyince vermiyor.. Genel Başkan’ın dosyasını Grup Başkanvekili talep ediyor, ‘Vermeyiz’ diye direniyorlar. Siz peşimizden koşuyorsunuz göreviniz gereğince, ‘Fezlekede ne varmış?’ diye. Bu adam fezlekenin efendim ‘Zincirleme rüşvet suçuna iştirak Özgür Özel hakkında’ diye basın açıklaması yaptı ya. Adalet Bakanlığı’na yolladı. Allah bilir Adalet Bakanı da aynı kabın insanları ya bunlar, aynı kalıbın insanları ya. O da buraya yollarken aynı açıklamayı yapacak. ‘Bu konuşulsun, haber olsun, Özgür Özel‘e itibar suikastta olsun’ diye. Adında ‘rüşvet’ geçiyor. Ne düşünür insanlar? ‘Özgür Özel rüşvet almış.’ Kurultaya giderken masraflara ortak olmak için ‘Para verdim’ diyor adam. Vermedi de lanet olsun. Varsayınız ki vermiştir. Birbirimize verdik biz, para birleştirdik. Vito kiraladık falan yani. Farz edin ki vermiştir. Bunun neresi rüşvet? AK Toroslar çetesi İstanbul’dayken buna ‘rüşvet’ dedi. Ankara’ya tayin oldular, geldiler. Şimdi de buna açıklayarak kendi yetkisiz olduğu dosyayı burada almış giderken Ankara Cumhuriyet başsavcısı bunu yolluyor ve bunun da iletişimini yapıyor. Şükürler olsun ki şu Meclis’te Meclis Başkanlığı ve bütün gruplar bunun yapılmaması gereken bir şey olduğu konusunda birleştirdiler. Ayıplarıyla otursunlar artık. Göreve geldiği gün, bir gün önce İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olmuş olan kişi, gidip AK Parti il başkanları toplantısına katılıp, ‘Bundan önce olduğu gibi bundan sonra da partimizin başarısı için çalışacağım’ diyor ya, işte orada partisinin başarısı için bunu yapıyor. Düşmanlık yapıyordu. İftira ediyordu. Rüşvetmiş… Yani bunların bir gün eninde sonunda hesabı sorulur da bir de böyle baksan, hani inançlı filan insanlar gibi kendilerini söylüyorlar. Bunun bir de öbür dünyası yok mu ya? Hani diyor ki… Senin yaşlı baban var da benim babam yok mu hasta yatağında? Benim evladım yok mu? Babasına demişler ki ‘Senin oğlan şöyle böyle’, cami cemaatini ikna edememiş. İnsan bir utanır ya. Birisine rüşvet suçu diye iletişim yaptıracaksın. Rüşvet ne? Benim nerem kamu görevlisi? Yaptığım iş ne? İhale mi dağıtıyorum? Utanmazlığın dik alasıdır. Bütün gruplara gösterdikleri hassasiyet için, Meclis Başkanına, Meclis Başkanvekiline bu anlamda teşekkür ediyorum. Bu kadar kötülüğü de millet görüyor yani. Onu da görsünler.”
“İLKSEN ÖZALPER’İ SIRF BİZE HUSUMETTEN ALDILAR”
(Manisa İl Başkanının gözaltına alınması) “YENİ Partili bir il başkanına, benim çok sevdiğim bir il başkanıma, aile dostuma sırf bize olan husumetten, işte Demirhan’ın dosyasının devamı olarak aldılar, getirdiler. Zulmediyorlar. Şimdi yanılmıyorsam gözaltı süresini bir gün daha uzatmışlar. Kötülük durmak bilmiyor. İlksen Özalper’i de bütün Manisa tanır. Diğer siyasi partiler de tanır, seçmenleri de tanır. Adalet Bakanını da bütün Türkiye tanıyor.”
“MİLLET SÖZÜNÜ TUTANI DA PARÇA KIRANI DA BİLİR”
(Demokratikleşme noktasında komisyonda somut neler yapılabilir?) “Yapılacak somut şöyle bir şey var. Bu Meclisin Başkanı o günkü oturumu yönetmeye kendi gelebilir. Oturumun başında Can Atalay’la ilgili Anayasa Mahkemesi kararını okutup, Can Atalay’ı çıkartabilir direkt. O gün buraya gelmeden önce arkadaşlar İçişleri Bakanlığı atanan kayyımların yerine belediye başkanlarını görevlerine iade edebilir. Bunun yanında altına, ya imza namustur 50 tane takır takır imza atıldı. Hepimizin namusları onlar. Ne dendi? Altıncı madde, bu gelen işte kötü yazılmış ama bu yedi demokratikleşme kısım. Orada herkes imza attı bunun altına. İmza namustur. Şimdi biz imzamızın arkasındayız, görüyorsunuz. Tüm kötülüklere rağmen arkasındayız, tüm zulümlere rağmen arkasındayız. Biz bu ülkede bir daha şehit cenazesine gitmeme ihtimali için bu ülkede Kürt’ün de Türk’ün de anasının gözünden bir damla yaş akmasın diye bu kadar zorla ve bile bile, bizi zorla bu işin karşısına itmeye çalışmalarına rağmen çok doğru bir yerde bu işin arkasındayız. Ben bu işi Kürt’ün anasıyla, Türk’ün anasını da ayırmadığım için işte bu sabah kucaklaştığımız gazilerin de şehit ailelerinin de bir daha kimsenin de öyle işte elinde protezi ile park köşelerinde oturmamasını istediğimiz için her şeye rağmen biz bu işin arkasındayız. Bizim imzamız, namus. Herkes namusuna ne kadar sahip çıkacak göreceğiz. Ne dedik o zaman? Altı ile yedi işte, burada Murat Bey, Meclis Başkanı da defalarca söz verdi, komisyon da kayda geçti. Hepsi söz. Altı ile yedi peş peşe bile değil, iç içe dedik değil mi? Şimdi göreceğiz herkes imzasına ne kadar sahip çıkıyormuş, namusuna ne kadar sahip çıkıyormuş? Altı yürürlük maddesi bir şey diyor? Ne diyor? ‘Silahların bırakıldığının teyit ve tespiti ile birlikte.’ O güne kadar geçecek süre, işte yedinin süresidir. O yedinci maddeyle ilgili adımlar atılmalıdır. Eğer imza, yani Tayyip Bey’in bunları yolladığı arkadaşlar onun adına gelmiş, parti adına gelmiş, onun adına imza atmış, namusunu ortaya koymuşsa… Anadolu’da böyle biliyor muyuz arkadaşlar? İmza namus mu? Bütün seçmenlere soruyorum? O zaman işte kayyımlar da iade edilecek, demokratikleşme adımları da atılacak, Can Atalay da çıkacak, gelecek, hakkında Anayasa ve AİHM kararları olanlar da çıkacak, gelecek. Selahattin Demirtaş da çıkacak. Siyasi tutuklular çıkacak, terörle ilgili dünya kadar haksız yere içeride tutulan düşünce suçlusu da çıkacak. Herkes bunların gereğini yapacak. Biz gereğini yapmak için buradayız. Bu millet sözünü tutanı da bilir, kıvıranı, sözünden döneni, parça kıranı da bilir. Allah’a şükür bugüne kadar her şeyi yaptık hayatımızda, birçok yanlışımız olmuştur hayatımızda ama hiçbir zaman son dakikada parça kırmadım, kırmam ve kırdırmam.”