Edirne’nin yöresel lezzetleri üç gün boyunca gastronomi dünyasıyla buluşurken, festivalin coşkusunu Sevgili Günebakanlar Darbuka Topluluğu yükseltti


Edirne’nin yöresel lezzetleri üç gün boyunca gastronomi dünyasıyla buluşurken, festivalin coşkusunu Sevgili Günebakanlar Darbuka Topluluğu yükseltti
Haber: Özgen Sarıkaya/Net Medya Grup
EDİRNE – Edirne, köklü mutfak kültürünü, yöresel lezzetlerini ve kültürel değerlerini ulusal ve uluslararası platformda tanıtmak amacıyla düzenlenen 3. Topraktan Sofraya Edirne Gastronomi Festivali ile üç gün boyunca gastronominin merkezi oldu. Edirne Valiliği, Edirne İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Avrasya Gastronomi ve Aşçılar Federasyonu (AGAFED) ve Edirne Tüm Aşçılar Derneği (ETAD) iş birliğiyle gerçekleştirilen festivalde, kentin önemli gastronomi değerlerinden Edirne beyaz peyniri ana tema olarak öne çıktı.
Söğütlük Millet Bahçesi’nde gerçekleştirilen festival boyunca uluslararası yemek yarışmalarından atölyelere, yöresel lezzetlerden çeşitli sahne gösterilerine ve konserlere kadar çok sayıda etkinlik düzenlendi. Ancak festival alanındaki renkli görüntüler arasında özellikle Sevgili Günebakanlar Darbuka Topluluğu’nun gösterileri büyük ilgi gördü.
GASTRONOMİ ŞÖLENİNE DARBUKA RİTMİ
Edirne İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Soytürk’ün koordinasyonunda hazırlanan festival programında, Edirne beyaz peynirinin tanıtılması, kentin gastronomi kültürünün gelecek kuşaklara aktarılması ve Edirne’nin kültürel zenginliklerinin daha geniş kitlelere ulaştırılması hedeflendi.
Festival alanına gelen vatandaşların da keyifli vakit geçirmesi amacıyla çeşitli kültürel etkinlikler, gösteriler ve konserler gerçekleştirildi.
Bu etkinliklerin en renkli ve dikkat çeken bölümlerinden biri ise Sevgili Günebakanlar Darbuka Topluluğu’nun sahne performansı oldu.
Kadınlardan oluşan topluluk, darbuka ve bendir eşliğinde gerçekleştirdiği ritmik gösterilerle festival alanında adeta bir müzik şöleni yaşattı. Farklı yaş ve yaşam hikâyelerine sahip kadınların bir araya gelerek oluşturduğu topluluk, yalnızca müzik ve eğlence üretmekle kalmadı; aynı zamanda kadın dayanışmasının, birlikte üretmenin ve hayatın zorluklarına karşı birlikte ayakta durmanın da güçlü bir örneğini ortaya koydu.
BEŞ YIL ÖNCE BAŞLADI, BUGÜN FESTİVALLERE SIĞMIYOR
Sevgili Günebakanlar Darbuka Topluluğu’nun hikâyesi yaklaşık beş yıl önce başladı.
Topluluğun kurucusu ve gönüllü eğitmeni Sevgi Eryavaş, çocukluk yıllarından itibaren okullarda ve korolarda darbuka ve bendir çaldığını belirterek, Edirne’de arkadaşlarıyla bir araya gelerek hem öğrenmek hem de eğlenmek amacıyla bu oluşumu kurduklarını ifade etti.
Başlangıçta yalnızca kendi aralarında müzik yapmak ve güzel vakit geçirmek için bir araya gelen kadınlar, zaman içerisinde büyüyerek festivallerin, özel gecelerin, okulların ve çeşitli organizasyonların aranan topluluklarından biri haline geldi.
Eryavaş, bugün geldikleri noktayı anlatırken, “Biz kendimiz eğlenelim diye başladık ama şu an festivallere, özel gecelere, kız öğrenci yurtlarına, okullara, yurt dışı festivallerine yetişemiyoruz” diyerek topluluğun gördüğü ilgiyi anlattı.
650 KADIN ŞALVAR GECESİNDE BULUŞTU
Sevgili Günebakanlar’ın düzenlediği etkinliklerden biri de büyük ilgi gören Şalvar Gecesi oldu.
Yaklaşık 500 kişilik salonun kapasitesinin aşılması ve geceye 650 kadının katılması, topluluğun Edirne’li kadınlar arasında oluşturduğu güçlü bağın da göstergesi oldu.
Eryavaş, “Herkes bizi çok sevdi” sözleriyle topluluğa gösterilen ilgiyi anlatırken, grubun sadece darbuka çalan bir müzik topluluğu olmadığını, kadınların birbirine destek olduğu bir dayanışma alanına dönüştüğünü vurguladı.
HER KADININ AYRI BİR HİKÂYESİ VAR
Topluluğun en dikkat çekici yönlerinden biri ise üyelerinin farklı yaşam hikâyelerine sahip olması.
Sevgi Eryavaş, toplulukta kendisi gibi kanserle mücadele eden kadınların yanı sıra çeşitli hastalıkları atlatmış, emekli olmuş, torunlarına ve hasta yakınlarına bakan kadınların da bulunduğunu anlattı.
Eryavaş, topluluğun üyeleri için yalnızca müzik yapılan bir alan olmadığını belirterek, “Aramıza katılan arkadaşlarımın her birinin farklı hikâyesi var. Bu topluluğun onlara nasıl iyi geldiğini anlatıyor hepsi” ifadelerini kullandı.
Birlikte darbuka çalan kadınlar, hayatın farklı yüklerini bir kenara bırakarak müziğin, ritmin ve arkadaşlığın etrafında buluşuyor.
HER ŞEYİ KENDİ İMKÂNLARIYLA YAPIYORLAR
Sevgili Günebakanlar Darbuka Topluluğu’nun dikkat çeken bir başka özelliği ise faaliyetlerini büyük ölçüde kendi imkânlarıyla sürdürmesi.
Festival ve etkinliklere kendi bütçeleriyle katılan kadınlar, sahne kostümlerini de kendi aralarında organize ediyor. Topluluk içerisinde terzilik yapan bir üye kostümleri hazırlarken, saçlarda kullanılan çiçekler de yine topluluk üyeleri tarafından el emeğiyle hazırlanıyor.
Sevgi Eryavaş, tüm bu çalışmaların gönüllülük esasına dayandığını belirterek, “Keşke bir sponsorumuz olsa” sözleriyle topluluğun daha geniş kitlelere ulaşabilmesi için destek beklentisini de dile getirdi.
“SEVGİLİ GÜNEBAKANLAR HEP VAR OLACAK”
Yaklaşık bir yıl önce dernekleşen topluluk, yalnızca sahne ve festival etkinlikleriyle değil, sosyal birliktelikleriyle de çalışmalarını sürdürüyor.
Her yıl 1 Haziran’da “Yaza Merhaba Pikniği” düzenleyen kadınlar, evlerinde hazırladıkları yiyecekleri paylaşarak Edirneli kadınlar ve çocuklarla birlikte keyifli bir gün geçiriyor.
Topluluğun bugünlere gelmesinin kolay olmadığını belirten Sevgi Eryavaş, yaşadıkları zorluklara rağmen hiçbir zaman vazgeçmediğini ifade ederek, “Çok üzen oldu ama yılmadım. Sevgili Günebakanlar hep var olacak” dedi.
Topluluğun yolculuğunu ise şu sloganla özetliyor:
“Herkese yakın, her şeyden uzak, mutlu kadın, mutlu aile.”
ÇALIŞMALARINA ÜCRETSİZ SALON DESTEĞİ
Sevgili Günebakanlar Darbuka Topluluğu’nun çalışmalarını sürdürebilmesinde Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sezai Irmak’ın verdiği desteğin de önemli bir yeri bulunuyor.
Irmak, kendisine ait düğün salonunun kapılarını topluluğa açarak kadınların çalışmalarını ücretsiz şekilde sürdürebilmelerine olanak sağlıyor.
Topluluk üyeleri, her hafta Irmak Düğün Salonlarında bir araya gelerek darbuka ve bendir çalışmalarını sürdürüyor.
Bu destek, tamamen gönüllülük esasına dayanan topluluğun çalışmalarını düzenli biçimde sürdürebilmesi açısından önemli bir katkı sağlıyor.
EDİRNE’NİN KÜLTÜREL RENKLERİNDEN BİRİ OLDULAR
Üç gün boyunca Edirne’nin gastronomi kültürünü ön plana çıkaran 3. Topraktan Sofraya Edirne Gastronomi Festivali, yöresel lezzetlerin yanı sıra kentin kültürel ve sanatsal zenginliklerini de bir araya getirdi.
Edirne beyaz peynirinin ana tema olarak öne çıktığı festivalde; yemek yarışmaları, atölyeler, yöresel ürünler ve sahne etkinlikleri ziyaretçilere farklı deneyimler yaşattı.
Festivalin renkli anlarına ise Sevgili Günebakanlar Darbuka Topluluğu damgasını vurdu.
Darbukanın ritmiyle sahneye çıkan kadınlar, yalnızca müzikleriyle değil; dayanışmaları, yaşam enerjileri ve birlikte üretmenin gücüyle de festivale ayrı bir renk kattı.
Topraktan sofraya uzanan Edirne lezzetlerinin anlatıldığı festivalde, kadınların darbuka ritimleri de kentin kültürel zenginliğinin bir başka yüzünü ortaya koydu.
Sevgili Günebakanlar, Edirne’nin ritmini yalnızca sahnede değil, hayatın içinde de yaşatmaya devam ediyor.
Bu güzel darbuka dans topluluğunda Melis, Gülşen, Emine, Mehtap ve Sevgi güzel dansları ile izleyicilere dolu dolu bir akşam yaşattılar.