Bir yanım hüzün, bir yanım sevinç,


Bir yanım hüzün, bir yanım sevinç,
Sonbahar gelince değişir içim.
Eylül sonlarında başlar sessizce,
Bir gri bulut çöker gönül bahçeme.
Bir yağmur yağar ki dinmek bilmez,
Rüzgâr eser, dallar yerinde durmaz.
Güneş bir umutla buluttan bakar,
Sonra usul usul yeniden kaybolur.
Günler kısalırken geceler uzar,
Hasret yüreğime ince ince sızar.
Kimi için ayrılık, kimi için bekleyiş,
Sonbahar dediğin biraz da yalnızlık.
Sararan yapraklar düşer dallardan,
Her biri bir hatıra taşır zamanlardan.
Rüzgârla savrulur, gider uzaklara,
Yer açar yeniden doğacak bahara.
Ama ben bakarken dökülen yaprağa,
Bir korku düşüyor içimdeki dünyama.
Ya bir daha güneş doğmazsa diye,
Ya çiçek açmazsa dallar bir daha diye…
Ya kuşlar susarsa, gökyüzü ağlarsa,
Ya umut dediğim bir gün uzaklaşırsa?
Sırtımda bir yük gibi taşırım seni,
Hem güzel hem ağır, ey sonbahar mevsimi!
Oysa bilirim ki geçer bu hüzün,
Bir gün yeniden güler gökyüzü.
Her kışın ardından bahar uyanır,
Her solan yaprakta yeni bir umut saklanır.
Bir yanım hüzün, bir yanım sevinç,
Belki de hayatın kendisi bu bilinmezlik.
Sonbahar, sen bana ayrılığı anlat,
Ben yine de baharı bekleyeceğim inatla…