Yılmaz IŞIK yazıyor:

Sonbahar geldi mi, göç kuşları
yola çıkmaya başlarlar…Önce leylekler yola çıkar,
ardından kırlangıçlar, turnalar, yaban kazları…
Yaprak dökümünde bir hüzün yaşanır…
Ağaçların sararan yaprakları toprakla buluşurken,
Ninelerimiz, annelerimiz, tarhana hazırlında iken…
A, bir bakmışsınız ki, leylekler havada kavis çiziyor…
Heyecanlı çocuklar koşup annelerine sesleniyor:
“ Anne bak, havada leylekler…”
Aslında ilkbaharın ilk haberini de onlar verir…
Leylekler geldi mi, biliniz ki, bahar geldi…
Sonbaharın geldiğini de onlar haber verir…
Hayatın koşuşturmasına dalmışsınız,
Bir çocuk, “ A,a bakın leylekler kavis çiziyor” diye
Bağrınca ancak gökyüzüne dikkat çekersiniz!..
***
Önceki akşam iftar vakti eve geldim,
baktım bizim karşı apartmanın çatısına leylekler konmaya
başladı. Bir, iki, üç, 10, 20,50,60, Üüüü, bir sürü…
Baktım birazı da bizim apartmanın üzerine geldi ve kondular…
Akşam güneş batımında bizim ve karşı binaların çatılarına konan leylekler geceyi bizim çatılarda geçirdiler…
Yani bizim konuğumuzdular gece…
Duygulandım tabi ki…yola çıkmışlardı
ve bizim orda mola vermişlerdi…
Daha ağustosun ortasına yeni geldik, hatta ortası yarın…
Ağustos sıcakları cehennemi andırıyor…
Daha sonbahara ve hazan mevsimine yarım ay var.
Biliyorsunuz hazan mevsimi eylülün başından itibaren başlar…
Acaba diyorum Leylekler bir şeyleri mi
sezdiler ki erken yolculuğa çıktılar bu sene…
Şu anda kavurucu sıcaklar var ama,
acaba bu yıl kış erken mi gelecek?
Sabah kalktığımda leylekler çoktan
havalanıp gitmişlerdi…
Hayırlı yolculuklar!..
Güle, güle uçun o uzak diyarlara!
Bizden de selam götürün!..