Ömür Hilal Sarıkaya
Ömür Hilal Sarıkaya

Kadınlar Gününe Özel: Spor Ortamlarında Kadın Olmak

8 Mart 2026 Saat: 00:21

KADINLAR GÜNÜNE ÖZEL: SPOR ORTAMLARINDA KADIN OLMAK

Kadınlar günü… Üzerine gerçekten konuşulması gereken onca konu olsa da bugün bir nebze konuyu daraltabilmek adına spor camiasında kadınların yaşadığı zorluklardan bahsetmek istiyorum. Kendi yaşadıklarım bir yana şahit olduklarım da hayata bakış açımı değiştirdi.

Her zaman sporun içindeydim, yıllar önce daha futbol oynamaya yeni başlamışken “kız çocuğunun futbolda ne işi var”, “kızlar futbol oynayamaz” gibi her kadının duyduğu sözlere ben de maruz kaldım elbette. Yıllar içerisinde ben futbolu bıraktım ama bu duyduğum sözler evrildi ve “kadının sahada işi yok”, “spor kulüplerinde kadın uzmanların bulunması tehlike arz eder” gibi sözlere dönüştü. Kimilerine göre bir kadının aşçı olması veya temizlik yapması makul karşılanır bir durumken psikolog, diyetisyen veya tercüman olarak kulüp içerisinde bulunması hiç de doğru değildi. Peki bunun yanlış olduğuna kendilerini bu denli inandırmalarının sebebi neydi? Bu durum, tek bir sebepten ziyade toplumsal cinsiyet rolleri, evrimsel psikoloji ve grup dinamiklerinin birleşimiyle açıklanan karmaşık bir olgudur. Erkek egemen alanlarda kadınların "yapamayacağına" dair bu sarsılmaz inanç, genellikle savunma mekanizmaları ve kökleşmiş bilişsel önyargılardan beslenir. Bir kadının uzmanlığını (diplomasını, tecrübesini) onun biyolojik cinsiyetinin gerisine iter. Psikolojide buna nesneleştirme denir. Bu algıya göre kadın, o ortama bilgi üretmek için değil, "dikkat dağıtmak" için giriyordur. Bu bakış açısı, kadının iradesini ve profesyonel ahlakını yok sayan derin bir güvensizliğin yansımasıdır. Durumu sadece bu açıdan ele almak da doğru değil, bazen de kadın uzmandansa kulüp içerisinde bulunan diğer bireylere olan güvensizliğinden kaynaklıdır. Ama sonuç değişmez, sorunu kadını dışlayarak çözmeye çalışmak, modern iş dünyasında "disiplini sağlamak" değil, yapısal bir ayrımcılığı ve profesyonel yetersizliği örtbas etme çabasıdır.

Perdenin arka tarafında ise kendini yetersiz hisseden, daha çok çalışması gerektiğini düşünen onlarca kadın var. Yeterli olmadığına inandırılan ve sporu bırakmak zorunda kalan onlarca kadın var. Sporculuk hayatının kendisini bir yere getirmeyeceğine, “düzgün bir meslek edinmesi gerektiğine” veya evlenince spor hayatını bırakmak zorunda kalacağına inandırılan birçok kadın var. Sporu bıraktıktan sonra spor hayatını özleyen ama bunu bir anı olarak yaşayan kadınların hissettiği eksikliğin telafisi yok. Kadınlar sadece eşit muamele görmek istiyor, fazlası yok. Eşit şartlarda yaşamak her bireyin temel hakkıdır. Her zaman dediğim imza sözümle bitirmek istiyorum satırları, “Sporda sadece kadınlar için değil, her cinsiyetten birey için eşitlik doğrultusunda sahada, tribünde ve yönetimde eşitlik toplumda dönüşüm yaratır.”

 

Kocaeli Haberci Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

İlk Çocuklukta Ekran Süresi23 Şubat 2026 Saat: 21:29
Okurlara Merhaba16 Eylül 2025 Saat: 17:43
Tüm Yazıları