
CHP TRENİNE SON BİNEN VE EN İYİ KOLTUĞU KAPAN SAĞCILAR…
Sağcı Lütfi ’den SONRA Mesut olayı bir kez daha gösteriyor ki;
CHP’de AKTİF GÖREVDE sağcı-dinci ve faşist POLİTİKACILAR DEĞİL İnançlı- ilkeli – tüm hücreleri ile CHP’li PARTİLİLER OLMALI
Önce MHP’li, sonra İYİ Parti’ li daha sonra da CHP’li olan M.ÖM.Yavaş’ın ekibinde yer alarak CHP bayrağı ve CHP seçmeninin oyu ile Ankara Keçiören’e Belediye Başkanı olmuştu.
Evet önce MHP sonra İYİ partili ve sonra da CHP’olan M.Ö MHP ve İYİ Parti’de hiçbir şey değil iken CHP sayesinde belediye başkanı olmuştu Yani ‘’Trene en son binip en iyi koltuğu kapan’’lardan biri idi M.Ö Ankara Keçiören Belediye Başkanlığı için onlarca- yüzlerce
İnançlı parti üyesi söz konusu iken CHP Genel Merkezi’nin CHP ilkeleri ile hiçbir bağı – inancı olmayan Sağcı-Dinci-Faşist siyasileri uygun görmesi İnançlı-ilkeli – idealist
ve tüm hücreleri ile partili üyelerine karşı vefasızlık ve parti’ye zarar veren karar.Çünkü Sağ kökenli( dinci – faşist ) politikacılar eninde sonunda kendi cephelerine dönüyorlar. Bu durum sadece belediye başkanlarında değil milletvekillerinde de görüldü.
CHP’nin bu konuda bir özeleştiri yapma zamanı gelmiştir.
CHP içinde iktidar olmak için sağ ile koalisyon yapmak gerekir düşüncesi Kılıçdaroğlu zamanından gelen bir görüştür ve CHP bu ilkesiz görüş ve uygulama yüzünden
sağcı parti ve politikacıların etkisi ile oyalanırken yaklaşık 24 yıl kaybetmiştir oysa CHP Genel Merkezi, CHP Yöneticileri, sağcı – dinci partilerden – politikacılardan beklentisi yerine 6 ok ilkelerine sarılarak, sosyal demokrat kimliğine sahip çıkarak ve kitlelere umudun – çıkış yolunun, kurtuluşlarının 6 ok ilkeleri ve ‘’önce insan - Önce Emek - Önce laik demokratik cumhuriyet Önce doğa - Özgür birey-Önce herkes için eşit adalet - Önce çağdaş bilim - Eğitim
ve Tam Bağımsız Vatan için CHP, yani sosyal demokrasinin olduğunu anlatacak eylem planı ve uygulamalarına odaklanmalı.
Nitekim CHP geçmişte, 1973 seçimlerinde yüzde 30’u geçti. 1977 seçimlerinde yüzde 43’ü aştı. Ecevit o dönemde hiçbir sağ parti ile koalisyon yapmadı. CHP’ye, yeni programına ve kamuoyuna güvendi. Aksine CHP yeni programına, kimliğine ve kamuoyuna güven yerine Sağcı- dinci – faşist partiler ile koalisyonlar yaptığı dönemlerde güneş görmüş kar gibi eridi.
CHP yönetimi son kamuoyu araştırmalarını iyice incelemelidir.
Bugün Türk toplumunun yüzde 70’i kendisini Atatürkçü olarak nitelemektedir.
Bu çok büyük bir toplumsal güçtür.
Bugün gençlik büyük bir oranda CHP’ye odaklıdır CHP için bundan daha büyük güç ne olabilir?
CHP bu yüzde 65’lik kesime ve gençliğe odaklanmalıdır. Atatürkçü, cumhuriyetçi, sosyal adalet ilkelerine inanmış bu büyük güce dayanmalı ve güvenmelidir. Ayrıca, özellikle önseçim konusunda hiçbir geri dönüş yapmamalı ve ödün vermemelidir
CHP ‘yi güneş görmüş kar gibi eriten BAYKAL ve sonrasında Kılıçdaroğlu dönemlerinde yapıldığı gibi milletvekillerini ve belediye başkan adaylarını CHP Genel Merkez de kapalı kapılar ardında belirlenmek yerine partiye hesapsız – çıkarsız sahip çıkan tüm hücreleri ile inançlı – parti üyeleri ÖN SEÇİM ile belirlemelidir. ÖN SEÇİMSİZ milletvekili ve belediye başkan adayları belirleme CHP ‘ye ,demokrasiye ülkeye kötülüktür.