Hayat pahalılığı, artan kiralar, eğitim sorunları ve kamu hizmetlerindeki aksaklıklar Avrupa’nın birçok ülkesinde protestolara yol açtı.


AVRUPA’DA GEÇİM KRİZİ SOKAĞA TAŞTI FRANSA’DA ŞİDDET, PORTEKİZ’DE KONUT İSYANI
Haber: Özgen Sarıkaya Net Medya Grup Haber Merkezi
Hayat pahalılığı, artan kiralar, eğitim sorunları ve kamu hizmetlerindeki aksaklıklar Avrupa’nın birçok ülkesinde protestolara yol açtı. Fransa’da gösteriler şiddet olaylarına dönüşürken İtalya, Belçika, Portekiz, İspanya ve Arnavutluk’ta da hükümetlere yönelik tepkiler yükseldi.
Avrupa’nın birçok ülkesi, 17 Ekim Cumartesi günü düzenlenen kitlesel protestolarla hareketli bir hafta sonu geçirdi. Hayat pahalılığı, düşük ücretler, konut krizi, eğitim sistemindeki sorunlar ve kamu hizmetlerine yönelik tepkilerle başlayan gösteriler, bazı kentlerde polisle çatışmalara ve kamu mallarının zarar görmesine neden oldu.

Fransa’da ülke geneline yayılan protestolar en ciddi olayların yaşandığı ülke oldu. İtalya’da Milano ve Bologna’da güvenlik güçleriyle göstericiler karşı karşıya gelirken Portekiz’de konut ve kira krizine dikkat çekmek isteyen protestocular meydanlarda çadırlar kurdu. Belçika ve Arnavutluk’ta da gösteriler devam etti. İspanya’da ise barınma hakkı ve kira artışları gündemin ön sıralarında yer aldı
FRANSA’DA YÜZ BİNLERCE KİŞİ SOKAĞA ÇIKTI
Fransa’da başlangıçta okullardaki öğretmen eksikliği, kötü eğitim koşulları ve üniversiteye geçiş sürecindeki sorunlara tepki olarak başlayan protestolar, zamanla hayat pahalılığına, toplumsal eşitsizliğe ve kamu harcamalarındaki kesintilere yönelik daha geniş bir harekete dönüştü.
17 Ekim’de düzenlenen gösterilere ilişkin haberlerde, ülke genelinde 550 binden fazla kişinin katıldığı bildirildi. Paris başta olmak üzere Lyon, Marsilya, Bordeaux, Rennes ve diğer kentlerde düzenlenen eylemlerin bir bölümü çatışmalarla sonuçlandı.
Paris’te bir kişi gösteriler sırasında kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Fransız makamlarına dayandırılan haberlerde gözaltı sayısına ilişkin farklı rakamlar yer alırken, bazı güncel haberlerde yaklaşık 1.800 kişinin gözaltına alındığı bildirildi.
Paris’te çok sayıda iş yeri zarar gördü ve bazı mağazalar yağmalandı. Limoges kentinde ise 19. yüzyıldan kalma belediye binası kundaklama sonucu ağır hasar aldı. Yetkililer olaylara karışanların tespit edilerek adalet önüne çıkarılacağını açıkladı.
İTALYA’DA GÖSTERİLER ÇATIŞMAYA DÖNÜŞTÜ
İtalya’nın Milano kentinde savaş karşıtı talepler ile artan yaşam maliyetlerine yönelik tepkiler kapsamında düzenlenen yürüyüş, başlangıçta barışçıl bir şekilde ilerledi. Ancak daha sonra bazı maskeli grupların polise taş ve çeşitli cisimler atması, barikatları ateşe vermesi ve iş yerlerine zarar vermesi üzerine olaylar büyüdü.
Polis, göstericilere göz yaşartıcı gaz ve tazyikli suyla müdahale etti. En az iki polis memurunun yaralandığı, yaklaşık 50 göstericinin gözaltına alındığı bildirildi. Bologna’da da benzer çatışmalar yaşandı.
Başbakan Giorgia Meloni, gösteri yapmanın demokratik bir hak olduğunu ancak şiddetin ve kentlere zarar verilmesinin kabul edilemeyeceğini belirtti.
PORTEKİZ’DE KONUT VE KİRA KRİZİNE TEPKİ
Portekiz’in başkenti Lizbon’da binlerce kişi düşük ücretleri, artan yaşam maliyetlerini, emekli aylıklarını ve konut fiyatlarını protesto etti.
Sendikaların çağrısıyla düzenlenen yürüyüşün ardından bazı göstericiler, barınma krizine dikkat çekmek amacıyla Rossio Meydanı’na çadırlar kurarak geceyi burada geçirme kararı aldı. Benzer eylemler Porto’da da düzenlendi.
Portekiz’de konut fiyatlarının 2015–2024 döneminde yüzde 124 artması, özellikle gençlerin ve dar gelirli kesimlerin ev sahibi olmasını veya kiralık konut bulmasını zorlaştıran etkenlerden biri olarak gösteriliyor. Artan kiralar ve ücretlerin yaşam maliyetlerini karşılamakta yetersiz kalması, toplumsal tepkinin başlıca nedenleri arasında bulunuyor
İSPANYA’DA BARINMA HAKKI GÜNDEMDE
İspanya’da yüksek kira artışları ve konut krizine karşı düzenlenen protestolar sürüyor. Madrid’de 87 yaşındaki María del Carmen Abascal’ın, evini satın alan yatırım şirketinin yüzde 230 oranında kira artışı talep etmesinin ardından tahliye edilmesi, barınma hakkı tartışmalarını ülke gündeminin merkezine taşıdı.
Göstericiler kira artışlarının sınırlandırılmasını, tahliyelere karşı daha güçlü koruma sağlanmasını ve konut politikalarının yeniden düzenlenmesini talep ediyor.
Hükümetin konuta erişimi kolaylaştırmaya yönelik acil önlem girişiminin parlamentoda kabul edilmemesi, siyasi tartışmaları da artırdı
BELÇİKA VE ARNAVUTLUK’TA PROTESTOLAR SÜRÜYOR
Belçika’nın başkenti Brüksel’de eğitim reformları, üniversite kayıt ücretleri ve artan yaşam maliyetlerine karşı düzenlenen gösterilerde polis ile bazı protestocular arasında çatışmalar yaşandı. Güvenlik güçleri göz yaşartıcı gaz ve tazyikli su kullandı. Liège kentinde de gösterilere müdahale edildi.
Arnavutluk’un başkenti Tiran’da ise üniversitelerdeki eğitim koşulları, yüksek öğrenim ücretleri, işsizlik ve yolsuzluk iddiaları nedeniyle hükümet karşıtı gösteriler düzenlendi. Protestocular Başbakan Edi Rama’nın istifasını istedi.
Polisle göstericiler arasında yaşanan çatışmalarda taş, havai fişek ve molotofkokteyli kullanıldığı; bazı araçların ve çöp konteynerlerinin ateşe verildiği bildirildi. Arnavutluk makamları, protestoların ilk beş gününde 167 kişinin gözaltına alındığını ve 132 polis memurunun yaralandığını açıkladı.
AVRUPA’DA ORTAK SORUN: YAŞAM MALİYETİ VE GELECEK KAYGISI
Farklı ülkelerde farklı nedenlerle başlayan gösterilerde ortaklaşan talepler dikkat çekiyor. Geçim sıkıntısı, barınma hakkı, eğitimde fırsat eşitliği, ücretlerin yetersizliği ve kamu hizmetlerinin niteliği, protestoların temel başlıkları arasında yer alıyor.
Bununla birlikte, Avrupa’daki gösteriler tek bir merkezden yönetilen ortak bir hareket olarak değerlendirilmiyor. Ülkelerin ekonomik ve siyasi koşulları farklılık gösterse de özellikle gençlerin, öğrencilerin, çalışanların ve dar gelirli kesimlerin yaşadığı sorunlar benzer toplumsal tepkilere yol açıyor.
Fransa ve İtalya’da yaşanan şiddet olayları, barışçıl protesto hakkı ile kamu düzeninin korunması arasındaki tartışmayı yeniden gündeme getirirken Portekiz ve İspanya’daki eylemler, konut krizinin Avrupa’nın önemli sosyal sorunlarından biri haline geldiğini ortaya koyuyor.
Önümüzdeki süreçte hükümetlerin ücretler, konut politikaları, eğitim ve kamu hizmetleri alanlarında atacağı adımların, protestoların seyrini ve toplumsal gerilimin düzeyini etkileyebileceği değerlendiriliyor.