Siyaset

Özgür Özel ve Dervişoğlu Silivri’de İmamoğlu’nun Duruşmasına Katıldı

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun savunmasına ilişkin....

16 Ekim 2026 Saat: 20:13
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu haber 0 kez okunmuştur

Özgür Özel ve Dervişoğlu Silivri’de İmamoğlu’nun Duruşmasına Katıldı
Özgür Özel ve Dervişoğlu Silivri’de İmamoğlu’nun Duruşmasına Katıldı

Haber : Özgen Sarıkaya Net Medya Grup Haber Merkezi

Özgür Özel, İmamoğlu'nun savunmasını yorumladı: Niye büyük bir öz güvenle canlı yayın istiyorduk şimdi anlıyor musunuz

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun savunmasına ilişkin, "Şimdi anlıyor musunuz biz niye büyük bir öz güvenle canlı yayın istiyorduk da Devlet Bey de yayınlansın dediği halde, Erdoğan da Devlet Bey istiyorsa elbette olur dediği halde niçin canlı yayınlanmadığını görüyor musunuz?" dedi.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun savunmasına ilişkin, "Şimdi anlıyor musunuz biz niye büyük bir öz güvenle canlı yayın istiyorduk da Devlet Bey de yayınlansın dediği halde, Erdoğan da Devlet Bey istiyorsa elbette olur dediği halde niçin canlı yayınlanmadığını görüyor musunuz? Akın Gürlek ne demişti? 'Acaba hâlâ canlı yayın istiyorlar mı?' Akın Bey istiyoruz. Biz buradayız. Ama siz bırakın canlı yayınlamayı burada muhabir bulundurup canlı yayınında kapı önünden bunu anlatacak Halk TV’den korktunuz" ifadesini kullandı.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı duruşmaya gelişinde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Özel, şunları kaydetti:

"Ekrem Başkan savunmasını kendine yapılmış olan iftiraları çürütmenin ötesinde bu iddia makamını yargılama üzere yapacak diye söylemiştik. Siz de izliyorsunuz, biz de izliyoruz üç gündür. Ekrem Başkan kendisine atılan bütün iftiraları teker teker çürüttüğü gibi, hatta ona atılan iftiralarda birtakım gizli tanık beyanlarıyla ya da itirafçı diye söylenen iftira beyanlara karşı bunları destekleyen herhangi bir delil ekranlara yansıtılamamışken, Ekrem İmamoğlu her iddia için ekranlara o iddiayı çürüten delilleri yansıtıyor.

Dün hep beraber bu davada en çok yolsuzluğun en büyük kısmı diye söyledikleri Cebeci meselesinin İBB ile hiçbir ilgisinin olmadığını, yüzde on payın İstanbul Valiliği tarafından alındığını, izinlerin bakanlıklar tarafından verildiğini, kantar memurlarının ifadelerine kadar oraya gelip giden belediyenin AK Partili bir ilçe belediyesi olduğunu, İstanbul Büyükşehir’in konuyla uzaktan yakından işinin olmadığını delilleriyle ekrana koydu. Savcı ne yaptı? Dönüp de gözünün içine bakabildi mi? İddianamesinin arkasında durabildi mi?

"İDDİA MAKAMI PERİŞAN DURUMDADIR"

Savcılık makamı, iddia makamı bir bütündür. Yani geçmiş dönem İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olan bugünkü Adalet Bakanı dahil o dönem onunla bir bu iddianameyi oluşturan herkes bugün burada savcı tarafından temsil edilmektedir. Bu iftiraları atanlar dönüp Ekrem İmamoğlu’nun gözünün içine bakabiliyor mu? Bir kelime söz söyleyebiliyor mu? Ekrem Başkan bütün iddiaları çürütürken, 'Hayır efendim, doğru söylemiyor, doğrusu budur' diyebiliyor mu? Bunların hiçbirisi olmuyor.

İddia makamı perişan durumdadır. İddianame yüz tanelik peçete gibi teker teker 156 tane peçete Ekrem İmamoğlu tarafından alınıp atılmaktadır. İddianame acziyet içindedir. İddia makamı acz içindedir. Bütün milletin gözünün önünde iddianame perişan olmuş durumdadır.

Şimdi hal böyle olduğu bir noktada Halk TV niye kapatıldı savunmadan birkaç saat önce anlamak daha mümkün. Çünkü duysun istemiyorlar milletin kulağına savunma gitsin istemiyorlar. Şimdi anlıyor musunuz biz niye büyük bir öz güvenle canlı yayın istiyorduk da Devlet Bey de yayınlansın dediği halde, Erdoğan da Devlet Bey istiyorsa elbette olur dediği halde niçin canlı yayınlanmadığını görüyor musunuz? Hani burada bir iftiracı savcı tarafından tehdit edilip de Ekrem Başkan’a diklenince Akın Gürlek ne demişti? 'Acaba hâlâ canlı yayın istiyorlar mı?' İstiyoruz. Akın Bey istiyoruz. Biz buradayız. Ama siz bırakın canlı yayınlamayı burada muhabir bulundurup canlı yayınında kapı önünden bunu anlatacak Halk TV’den korktunuz, Halk TV’yi kapattınız.

"BÜYÜK BİR YALAN ÇÖKMÜŞTÜR"

Ekrem Başkan’ın savunmasının önce yaptırılmamaya çalıştığını bir hatırlayalım. 9 Mart’tan 9 Temmuz’a kadar yaptırılmadı. 9 Temmuz günü hakim tatile gideceğim diye 9 Temmuz günü iki gün tanımadı. Ağustosta yaptırılmadı. Selin, felaketin İstanbul’u bulduğu bir gün sabahleyin Halk TV kapattırılarak yaptırmaya mecbur kaldıkları savunmanın duyulmasını istemedikleri için şimdi bu durumdalar. Ekrem Başkan’ın yapılmayan savunmasını kitap olarak bastığımızda kitaba toplatma kararı verdiler. Dinliyorsunuz savunmanın orijinalini. Burada kitap toplatacak ne var? Kime hakaret var? Kime kötü söz var? Kaldı ki kitap toplamak için bu savunmada geçen herhangi bir ifadenin kanunda yeri var mı? O yüzden Adalet ve Kalkınma Partisi, Adalet Bakanı boşuna korkmuyor. Çünkü büyük bir yalan çökmüştür. Ekrem Başkan hakikati milletimize sunmaktadır. Hakikatin manifestosu satır satır kayda geçmektedir.

"AKIN GÜRLEK ADETA EKRANIN ARKASINA GÖMÜLMÜŞTÜR"

Keşke, imkân olsa. Burada kararı bu hakim değil de kurayla belirlenecek 100 İstanbullu hem iddianameyi dinlese hem Ekrem Bey’i dinlese. Bir tanesi iddianameye hak verirse 50 yıl yatsın Ekrem İmamoğlu. 100 tarafsız, vicdanlı insan gelsin burada, burayı dinlesin ve bir tanesi desin ki, Ekrem İmamoğlu İstanbul’da yolsuzluk yaptı. Teker teker anlatıyor. Borçlarını nasıl ödemiş, faizleri nasıl bitirmiş, yapılan yardımları nasıl beş katına çıkarmış, Üsküdar’ı sudan nasıl kurtarmış. Daha bugünlerde dereler taşıyor. Nasıl tek bir dere yatağına imar izni vermemiş. İstanbul’a karşı ihanet projesi olan Kanal İstanbul’a nasıl direnmiş ve nasıl dünyanın en kolay kredi verilen kurumu haline gelmiş. Türkiye’nin kredi notu en yüksek kurumu haline İBB’yi nasıl getirmiş.

Devraldı İBB vergi borçlusu, SGK borçlusu, dünyadan kredi bulamayan 10 metronun durdurulduğu, dondurulduğu bir yerdeyken aynı anda on metroya birden kaynak bulan, bu metroları çalıştıran, inşaatlarını ilerlettiren Ekrem İmamoğlu’nun bu başarısını nasıl hazmedememişler. Bunları görsünler. 10 metroyu bir metre ilerletemez hale getirdikleri İstanbul’dan aynı anda 10 metronun yer altında hızla ilerlediği bir noktaya geldi İstanbul ve son söz bu metro için dışarıdan bulunan parayı İBB’nin parasıyla ödedin diye o tutarı yolsuzluk hanesine yazmışlar. Açıkça dün ispatladı. 'Biz cebimizden aldık, öbür cebimize koyduk. İlk önce metro için para istedik ama o sırada parayı beklemeden İBB’nin parasıyla metroyu yaptım. Yurt dışından metronun kaynağı gelince de buradaki borcu kapattım. Bunun neresi suç?' dedi. Savcı, ekranın arkasına gömüldü. Yok oldu. Orada dün yok olan savcı adeta koltuğun altına kaçan savcı, gözünü bizden, ailelerden kaçıran savcı bir insan değil. Topyekûn iddia makamı Akın Gürlek o. Akın Gürlek adeta ekranın arkasına gömülmüştür. Kimsenin yüzüne bakamıyorlar, iddianame çökmüştür. Ekrem İmamoğlu’nun savunması tarihe geçecek niteliktedir. Hadi bakalım buradan, iktidara yakın medya kuruluşları, gelin de içeride duyduklarınızı çıkın anlatın bakalım. Bir tane iftiracının lafına altı tane köşe yazısı yazanlara söylüyorum. Gel de Ekrem İmamoğlu’nun savunmasına köşende şu kadar yer ver bakalım."

"SAVUNMA HAKKI KUTSALDIR"

Özel, Ekrem İmamoğlu'nun savunması hakkında soruşturma açılmasına ilişkin soruya şu yanıtı verdi:

"Savunma kısıtlanamaz. Bakın savunma bittikten sonra bile değil. Savunmanın ikinci günü ile üçüncü günü arasında soruşturma açarak Ekrem İmamoğlu’nun savunma hakkı fiilen tehdit edilmektedir, engellenmektedir. Savunma yapma, doğruları anlat, buna karşı bir dava daha açacağız denilmektedir. Ekrem İmamoğlu’nun savunmasında suç unsuruna varmış. Bu arada savunma öyle kutsal bir iştir ki avukat dahi müvekkilini savunurken kullandığı cümlelerden yaptığı savunmadan sorumlu tutulamaz, suç teşkil etmez. Bırakın siz bilmem kaç bin yılla yargıladığınız kişinin kendini savunmak için kurduğu cümlelerden suç buluyorsunuz. Siz 1,5 yıldır 20 televizyon kanalıyla bütün gazetelerinizle buradaki insanlara ve ailelerine iftira atıyorsunuz. O suç değil, bu iftiralara karşı kendini savunmak bu suç? Savunma hakkı kutsaldır. Kutsala uzatılan elleri millet sandıkta kıracaktır.

Dava milletin gönlünde destek görüyor. Dünyanın en ucube işini yapıyorlar. Bir davayı Çağlayan Adliyesi’nde gösterecek cesaretleri yok. TRT’den yayınlayacak cesaretleri yok. Silivri’de demir parmaklıkların arkasına duruşma salonu kurmuşlar. Dünya kadar bariyerin içine duruşma salonunu koymuşlar. Burada mümkün olduğu kadar az kişinin izlemesini istiyorlar. Çok gönülden buraya her gün gelen, her gün bu duruşmayı izleyen, 9 Mart’tan beri bir gün aksatmayan insanlar var. Onları her gördüğümde onlara duyduğum minnettarlığım artıyor. Siyasi partiler de içeride destek veriyorlar. Daha çok verecekler. Liderlerin ziyaretlerinden bahsediliyor. Elbette hepsine müteşekkiriz ama daha fazlasını bekleriz elbette."

MÜSAVAT DERVİŞOĞLU: TARİHİ BİR SAVUNMA İZLEDİK

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, İBB Davası kapsamında Ekrem İmamoğlu'nun savunmasına ilişkin yaptığı açıklamada, "Bütün düşüncelerini açık ve net biçimde ortaya koyan, hakkı, hukuku, adaleti savunan, gasp edilmiş haklarını bile şahsileştirmeyen bir tarihi savunma izledik" dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, İBB Davası kapsamında Ekrem İmamoğlu'nun savunmasına ilişkin yaptığı açıklamada, "Bugün duruşmayı da yerinde izledim. Kimin yerinde olmak istemezsiniz diye bana sorarsanız, bu mahkemenin savcısının ve hakimlerinin yerinde olmayı hiç istemezdim. Dolayısıyla bütün düşüncelerini açık ve net biçimde ortaya koyan, hakkı, hukuku, adaleti savunan, gasp edilmiş haklarını bile şahsileştirmeyen bir tarihi savunma izledik" dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Davası kapsamında Ekrem İmamoğlu'nun savunma yaptığı üçüncü gün duruşmasını takip etti. Duruşmanın ardından açıklama yapan Dervişoğlu, şunları kaydetti:

"Bu süreç başladığı andan itibaren, yani sayın İmamoğlu’nun bir sabah evinden önce karakola, ondan sonra adliyeye getirdikleri andan itibaren, hep yanındaydım. Tutuklandığı günün sabahında da yine genel başkanımızla birlikteydim. Her gelişimde bana teşekkür ediliyor ama aslında benim yaptığım, bir vazifenin yerine getirilmesi anlamına gelmektedir. Dolayısıyla ben sayın Ekrem İmamoğlu‘nun yabancısı olmadığım gibi, ailesinin de yabancısı değilim. Ayrıca YENİ Parti'nin saygıdeğer Genel Başkanının da yakın bir mesai arkadaşıyım.

Mesele haksızlık, hukuksuzluk ve adaletsizlik olunca, ortak vaziyet almamız icap eden durumlar kendini hissettiriyor. Burada bulunuşum aslına bakarsanız, insani, vicdani ve bir ahlaki sorumluluğun yerine getirilmesi anlamına gelir. Bugün 100. gün. 100 gün burada partimizi temsil eden bir arkadaşımız En fazla nöbeti sayın Hakan Şeref Olgun Bey tutmuştur, Buğra Kavuncu Bey tutmuştur.

"EKREM İMAMOĞLU'NUN TUTUKLANMASINI GEREKTİRECEK BİR İSNAT DAHİ YOK"

Her duruşmadan sonra ben kendilerine şu soruyu yönelttim; tutuklamayı icap ettirecek bir şey var mı? Bu yargılama devam ediyor ama tutuklama istisnai bir durumdur, cezalandırmaya yönelik bir hale geldi tutuklamayı icap ettirecek bir durum var mı? Yani verilen ifadelerde bunları gözlemleyebildiniz mi diye sorup sorguladım. Bana hiç kimse Ekrem İmamoğlu’yla ilgili tutuklanması icap ettirecek bir isnadın dahi olmadığını söylediler. Mademki buraya geldik, bir çözümü de tanımlamak mecburiyetindeyiz: Bugün duruşmayı da yerinde izledim kimin yerinde olmak istemezsiniz diye bana sorarsanız, bu mahkemenin savcısının ve hakimlerinin yerinde olmayı hiç istemezdim. Dolayısıyla bütün düşüncelerini açık ve net biçimde ortaya koyan, hakkı, hukuku, adaleti savunan, gasp edilmiş haklarını bile şahsileştirmeyen bir tarihi savunma izledik.

"HER ZAMAN SİZİN YANINIZDAYIM"

İnsanların önce hukukun üstünlüğüne inanması lazım. Hukukun üstünlüğüne inanacak ki, adaletin tesis edilmesine katkı sağlasın. İnsanların yine demokrasiye inanması lazım, demokrasiye inansınlar ki, kişisel hak ve özgürlüklerin önemini anlasınlar. Türkiye’de 25 yıldır kişilerin kendilerine göre uydurduğu hukuk, yargılama kendilerine göre inşa ettikleri sürdürebilme gayretleri var. Milletinin de ortak değerleri var. Her şeyden önemlisi ortak bir ahlakımız var. Hangisi siyasi görüşün sahibi olursak olalım, hangi siyasi partinin temsilcisi olursak olalım, ilk korumamız gereken şey hukuk, adalet ve özgürlük duygusudur. Dediğim gibi, burada bulunmayı inandığım şeylerle ilişkilendirilsin diye diliyorum ve umuyorum ama şunu da tekrar söyleyeyim: Ne zaman gelsem sizi burada görmek güzel diyorlar. Ben her zaman sizin yanınızdayım. Her zaman hakkın, hukukun, adaletin, özgürlüğün yanında olmaya da devam edeceğim. Bana bugün burada gösterdiğiniz ilgi için çok teşekkür ediyorum.

En yakın zamanda sayın Ekrem İmamoğlu’na da kendisine layık olan hürriyete kavuşmasını temenni ediyorum, çalışma arkadaşları ile birlikte. Kendimi de ailenin bir ferdi saymanın gururunu yaşıyorum. Onun da bilinmesini istiyorum, bunu da herkesin ayrıca bilmesinin gerekli olduğuna inanıyorum."

Etiketler: YENİ PARTİ,
 

Kocaeli Haberci Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız