ekoyaşam
net haber ajansı
haberci tv
lüsev
Veysel Kavrayan
Veysel Kavrayan

Edirne’nin Gurme Lezzeti Arslanzade Badem Ezmesi

Araştırma ve görüşmelerime göre neden Arslanzade? Diye sorduğumda! Tescil işlemi ve üretim sürecinin başlamasıyla birlikte gelen, lezzet ve kalite talebinden memnun olunması cevabıydı.

3 Ocak 2018 Saat: 18:23

Hala kültürümüze ait bu eski gurme lezzetlerin üretiliyor olması ve bu üreticilerin desteklenmesi gerektiğini düşünerek ve bu tatların duyurulması gerektiğini düşünerek; gazeteci olarak üstüme düşen kısmı haber yapmaktı. Zaman zaman bu tarz gurme lezzetlere, yazılarımda daha sık yer vereceğim.

bana bu yazımda bilgi ve sunumlarda destek olan, yüksek lezzetli tatları tanıtıp tattıran, aslında badem ezmesi ustası olan ve şirketin halkla ilişkiler sorumlusu olan Uğurcan İzin’e ayrıca teşekkürlerimi iletirim.

Edirne’ye gelen ve dünyanın dört bir yanına aldığı bu lezzeti götüren misafirlerin yurt içinde ve yurt dışındaki memnuniyetleri Edirnen’nin daha iyi tanınmasına, kente gelenlerin ve benim gibi basın organlarının şu an bu işletmenin sahibi Arif MERİÇ’e uğramadan veya bu tat hakkında bilgi almadan kentten ayrılmamalarına sebep olmuş.

Bu sebeple Arslanzade markası, tanıtıma önem vererek hem markalarını hem ürünlerini hem bölgeyi yazılı ve görsel basında ve ulusal fuarlarda temsil etmiş Hem de tarihi lezzetlere ulaşamayan ve bilgisi olmayan halkımızı da bilgilendirmekte kendilerine rol almış.

Arslanzade markalı şube ve tesislere uğrayan misafirler, badem ezmesi, kavala kurabiyesi, kallavi, deva-i misk helvası ve lokum çeşitlerini de taze ve günlük olarak almaktadırlar.

Edirne ilinde başlayan birçok ilke imza atan firma, e-ticaret platformunda kendi alanında ilk hizmet veren firma özelliğini de bulundurmaktadır. Firmayı sosyal medyadan takip edebilir ve on-line olarak www.arslanzade.com.tr’den siparişlerinizi verip bueşşiz lezzetleri kapınıza getirtebilir ve sevdiklerinize ikram edebilirsiniz.

Günümüz şartlarında durmayı değil, devam eden vizyon anlayışında markasını ve tadını tüm ülke ve dünya çapında büyütmeyi hedefleyen firma 7 şubesi, 9 bayisi ve 18 satış noktasyla hizmet vermektedirler.

Bin 200 m² kapalı üretim tesisine sahip olan Arslanzade her gün hem şubelerine, hem de Türkiye’nin dört bir yanından gelen talepleri karşılamaya çalışıyor.

Arslanzade’nin Tarihçesi ve Arif Meriç

“Esnaflığın yarısı el mahareti, diğer yarısı tatlı dildir.” derler ya; mesleğiyle müsemma, şeker gibi, bal damlayan bir dili var Arif Meriç’in.

Onu tanıyanlar iyi bilirler; maharetli elleriyle hazırladığı şekerlemeleri, lokumları, macunları, hele ki o damak çatlatan “Kallavi”yi, kendi elleriyle dilinin altına yerleştirip tattırmadığı ünlü isim kalmamıştır herhalde.

Osmanlı’nın ikinci başkenti olan Edirne’nin, saray ortamının ve çok kültürlü hayatının birlikte yükselttiği, yöre mutfağının kendine kimlikli olan “helva ve şekerlemecilik” üzerine birikimlerinin günümüze taşınmasında önemli bir isim olan Arif MERİÇ; aynı zamanda Edirne’nin köklü “Helva Sohbetleri” geleneğinin de son temsilcilerinden birisi.

Onu kah bir TV programında Edirne’yi ve Edirne lezzetlerini anlatırken, kah ulusal veya yerel basında görmeniz işten bile değil. Bu yolla siyasilerden sanatçılara, tanınmış ekran yüzlerine kadar tanışmadığı, kendi elleriyle dilinin altına Edirne’nin damak çatlatan lezzetlerini yerleştirmediği isim kalmamış.

Şehri ziyaret eden sıradan turistler kadar, ünlü isimler de soluğu onun işletmesinde alıyor. Hani içlerinde onlarca isim saymak mümkün olabilir fakat sanırız ki en akılda kalanı, geçtiğimiz sene içerisinde, bazı sahnelerini ülkemizde çektiği “TheWaterDiviner” isimli filminin ön hazırlıkları için Edirne’ye gelen ünlü aktör Russel CROWE olmuş.

Geleneksel badem ezmesi tadının “Arslanzade” olarak bu günlere gelmesinde öncülük eden kurucusu Arif Meriç, 1974 senesinde başladığı şekerleme ve şarküteri ürün guruplarının satışı esnasında, Osmanlı Döneminde Kadı olarak bilinen büyük dedesi “Arslanzade’nin” ismini tescil ettirerek markanın gelişmesinde ki ilk adımı atmıştır.

Memnuniyet alan bu tatlar şubeleşme ihtiyacını doğurmasından dolayı, ikinci şubelerini Edirne merkezde Saraçlar Caddesinde açılmasını ve kurumsallaşmak, büyümek için o yıllarda atılan temel adımlardan birini doğurmuş. Daha sonrasında şubeleşerek satış ağını hızlı bir şekilde büyütmeye başlamış ve bu süreç devam etmektedir.

Badem Ezmesi, Osmanlı İmparatorluğu’na uzun yıllar başkentlik yapmış olan Edirne, mutluluk dönemlerinde “Der-i Saadet” yani ‘’Mutluluk Kapısı’’ diye adlandırılıyordu. Bu dönem de padişahlar için Saray-ı Atik’te ve Saray-ı Cedid’ de hazırlanan muhteşem bir tatlı vardı.

Sultan II. Murat döneminde, Hacı ismiyle bilinen Mısırlı bir usta Edirne’ye yerleşmiş ve badem ağaçları dikmiştir. II. Murat’ın bir sefer dönüşünde, usta, padişaha kendi yaptığı bu tatlıdan ikram eder. Padişah tatlıyı çok beğenir ve hatta bademli olan bu tatlıya badem ezmesi ismini de verdiği rivayet olunur.

O zamanın şartlarında badem, şeker, su ve limonla, tahta dibeklerde dövülerek yapılan bu tatlı günümüze kadar tadını ve lezzetini değiştirmeden usta ellerde gelmiştir.

Osmanlı mutfağının rafine lezzetlerinden biri olan ve tamamen el emeği ve ustalık gerektiren badem ezmesi, aynı zaman da pek çok geleneksel tatlıda, kurabiyede ve helvalarda da kullanılmaktadır.

Edirne’de bu lezzeti tadan ve yanına alarak Avrupa’ya da götüren gezginler “marzipan” adıyla yayılmasına ve sevilmesine de öncülük etmişlerdir.

Badem ununun şerbetle buluşturulup, mermer tezgahlarda yoğrularak özleştirilmesi ile elde ediliyor. Şerbetindeki limonun ferahlığını tadarken duyabilirsiniz.

Elde edilen ezme hamuru rulo halinde tezgahlara alınıp lokmalık dilimler halinde kesilir. Geleneksel üretim yanında çeşitli meyve formlarıyla özel üretimler de yapılıyor.

Kavala Kurabiyesi, her ne kadar günümüzde Yunanistan’da kalan Kavala şehriyle anılsa da, yakın coğrafyaların kültür etkileşimleriyle bu durum anlaşılabilir bir hal alır.

Halk arasında, ‘’Edirne Kurabiyesi, Edirne Bademli Kurabiyesi’’gibi adlarla da bilinen enfes bir lezzet.Bu lezzet Edirne’de öylesine bir yerde duruyor ki, günübirlik sınır turizmi yoluyla Yunanistan’dan ziyaretçiler bile ülkelerine Kavala Kurabiyesi ile döndüklerinde, sınırdaki gümrükçülerden bu lezzeti Edirne’den aldıkları için azarlandıklarını zaman zaman aktarırlar.

Bir de II. Murat’a Edirne’ye gelişinde sunulan “Deva-i Misk Helvası” var ki, o ne güzel bir lezzet. Devri saltanatında 41 çeşit baharatla hazırlanan Deva-i Misk’i günümüzde layıkıyla sunan yine Arif MERİÇ olmuştur. Onun sahiplenişi olmasaydı bu geleneksel lezzet günümüze ne denli taşınırdı, orası tartışılır. Kaldı ki; Hadise Sultan Macunu, Hürrem Sultan Lokumu isimleriyle akıllara yer ettirdikleri diğer geleneksel lezzetler de…

Tüm bu kurabiyeler, şekerlemeler, lokumlar, macunların yanında öylesine bir tanesi var ki; damak şenlendiren bambaşka bir lezzet. Kallavi Kurabiyesi,Kallavi aslında geleneksel formlardan uzaklaşmadan Ar-Ge çalışmalarıyla elde edilmiş ve Arslanzade markasına tescillenmiş bir çeşit kurabiye.

Alışıldık kurabiye dokusundan daha yumuşak ve ıslakça olan Kallavi; fıstık, safran ve Edirne’nin karaçalı balından üretilen bir ürün. Safranın rengi ve büyükçe yapısı, içerisinde yağ,un ve tuz bulunmayışıyla kendine kimlikli bu lezzet taklitleriyle günümüzde Edirne’nin diğer şekerleme firmalarına da ilham olmuş durumda.

Bu tatları yaşatma gayretinde olan, çalışkan ve insani değerlere önem veren Arif Meriç’e başarılar diliyorum ve teşekkür ediyorum.

Edirne’ye giderseniz Arslanzade’ye uğramadan, ya da bir yakınınız giderse bu tatlardan sipariş vermeyi unutmayınız. Dilerseniz on-line alışverişte yapabilirsiniz.

Bana bu yazımda bilgi ve sunumlarda destek olan, yüksek lezzetli tatları tanıtıp tattıran, aslında badem ezmesi ustası olan ve şirketin halkla ilişkiler sorumlusu olan Uğurcan İzin’e ayrıca teşekkürlerimi iletirim.

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Kocaeli Haberci Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Turizmin Önemi Saraylı-Örcün’de Anlaşıldı; Bu Daha Başlangıç…13 Ağustos 2017 Saat: 21:46
‘’Saraylı-Örcün Tarih Koridoru’nda Doğal yaşam Projesi” kapsamında düzenlenen Saraylı-Örcün Kültür ve Turizm Festivali’nin ilki olan etkinlik 12-13 Ağustos 2017 tarihlerinde çeşitli törenlerle gerçekleşti.
Ermenistan - Azerbaycan, Karabağ sorunu 4. Bölüm3 Temmuz 2017 Saat: 09:33
Tarihi Azerbaycan toprakları olan Nahçıvan Özerk Cumhuriyetinın 1, Terterin 13 ve Kazakın 6 köyü halen işgal altında bulunmaktadır.
Ermenistan - Azerbaycan, Karabağ sorunu 3. Bölüm2 Temmuz 2017 Saat: 15:40
2012 yılında uluslararası kamuoyu tarafından sorunun çözümü bağlamında Azerbaycan Cumhuriyeti'nin toprak bütünlüğünün desteklenmesi eğilimi devam etmiştir.
Ermenistan - Azerbaycan, Karabağ sorunu 2. Bölüm28 Haziran 2017 Saat: 22:40
Azerbaycan'a karşı toprak iddialarını haklı çıkarmak için Ermenistan yetkilileri sık sık Dağlık Karabağ'ın hiçbir zaman bağımsız Azerbaycan'ın yönetiminde olmamasını dile getirmektedirler.
Ermenistan - Azerbaycan, Karabağ sorunu 1. Bölüm18 Haziran 2017 Saat: 17:23
Bu 4 bölümlük yazı dizisinde, Karabağ sorununa anlaşılır bir şekilde yer vereceğim. Bu seri yazıyı okuduktan sonra tüm yönleriyle okuyucunun konuya hakimiyeti artacaktır.
Tüm Yazıları