Reklam
PERSPEKTİF! PDF Yazdır E-posta yaz

 

“Perspektif; doğadaki iki boyutlu ya da üç boyutlu cisimlerin bizden uzaklaştıkça küçülmüş ve renklerinin solmuş gibi görünmesine perspektif denir. perspektif, çizgi perspektifi, renk perspektifi olmak üzere 2’ye ayrılır. Yakın olan cisimler uzaktakinden daha büyük ve ayrıntılı gözükürler.
            1- çizgi perspektifi: paralel çizgilerin sonsuzda birleşmesi yani küçülmesidir.
            2- renk perspektifi: ışık değiştikçe ve cisimler bizden uzaklaştıkça renkleri değişim göstermesine denir.
            Perspektifte ufuk çizgisi ( zemin çizgisi ), ufuk düzlemi, görme noktası(esas nokta), karşıdan görünen çizgiler, kaçış noktaları,kaçan çizgiler gibi tanımlar yer alır.”

Görsel sanatlardaki “Perspektif”in anlamını böyle veriyor internet. Yani bir bakış açısıdır, resmi nasıl gördüğünle  ilgilidir. Peki her kes doğru görür mü resmi? Hayır! Eğer öyle olsaydı her kes ressam olurdu, her kes iyi bir politikacı.

“Perspektif”le politikanın ne işi var mı diyorsunuz? Neticede politika da bir “Sanat”tır, politikacı da “Sanatçı.” Olaylara doğru açıdan bakan politikacı iyi politikacıdır.

Dün akşam haber programlarını seyrederken BDP’li milletvekili Aysel Tuğluk’un meclis grup konuşmasını dinlerken aklıma geldi bu konuyu işlemek. Ne demişti Aysel Tuğluk; “Başbakan; Hamas’ın seçilmiş bir yönetim olduğunu söylüyor, biz de sandıktan çıktık.” Bazı önemli köşe yazarlarımız; “İsrail de PKK’yı örnek gösterebilir” türünde yazılar yazdılar.

Önce şunun adını koyalım; “PKK” ile “HAMAS”  aynı çizgide değildir. PKK; bir terör örgütüdür, HAMAS ise direnişçi. Bunu; hangi bakış açısıyla izah ediyoruz? Filistin bir devlettir, başkenti Kudüs olan, kendi bayrağı, parası ve sınırları olan (her ne kadar sınırlar İsrail tarafından “GASP” edilmişse de) bütün dünyanın (İsrail de dahil) tanıdığı bir devlettir. HAMAS ise devlet haklarını kullandırmayan İsrail diktatörlüğüne baş kaldıran Filistin silahlı gücüdür, direnişi “MEŞRU”dur.

PKK; Türkiye Cumhuriyeti’nin kendi vatandaşlarından bir grup tarafından devlete baş kaldıran terörist güçtür. Zaten toplum tarafından kullandırılmayan hakları için yaptığı yasal, politik mücadeleye destek görüyor. Ana dilde konuşma, Kürtçe TV gibi açılımlar da politik mücadelenin kazanımlarıdır. PKK ve uzantısı BDP ise Türkiye Cumhuriyetini bölme amaçlı silahlı mücadele vermektedir ve “ASLA” meşruiyet kazanamayacaktır.

Görülüyor ki dünya koşar adım 3. dünya savaşına doğru gitmektedir. Kıyamet alametlerinde böyle büyük bir savaşın geleceği zaten öngörülüyordu. “Dicle ve Fırat’ın rengi değişecek” diyordu bazı uzmanlar. Allah’ın hükmü mutlaka yerine gelecektir. Bize düşen de mücadeleye katılmaktır. Ne mutlu “Şahadet” şerbetini içenlere, Allah bize de nasip ede!

 

            Sevgi ve muhabbetle kalın.

 

Bu haber Yorumsuzdur.