Reklam
BİR KIZIN NAMUSUNU KORUYAMADINIZ! PDF Yazdır E-posta yaz

       Ildırı, İzmir’in şirin bir balıkçı köyü. Çeşme Alaçatı’ya bağlı. Geçmişi M.Ö 5 asır öncesine uzanıyor.

Ege’nin pırıl pırıl sularının yanında, karabiber, ardıç ağaçlarıyla taçlanan yerleşim tümüyle taş evlerden oluşmuş. Yapılarda kullanılan taşların her biri neredeyse bir tarihi eser kimliği taşıyor.

Birinci derecede sit bölgesi olduğu için, yerli halkın önemli bir sorunu var; bekâr kalmak.

Evlenme çağına gelen erkekler – elbet kızlar da- oturacak ev bulunmadığı için, yuva kuramıyorlar.

Ildırı yakın zamana kadar kendi halinde, sessiz sakin yaşayan bir köydü. Halkı geniş bir aile gibiydi.

Köyün tam ortasındaki çarşı; çeşmesi, kahvesi, bakkalı, berberi ile huzur dolu bir yaşamın yüreği gibiydi.

Ama bir “hınzır!” Fatmagül, bu sakin köyün yaşamını alt üst etti.

Nasıl mı yaptı bu işi? Anlatayım:

Hani bir kıza tecavüz ettiler ya. TV’de. Dizide. Günlerce gazetelere manşet oldu. Fatmagülün suçu ne? İşte o TV dizisi Ildırı’da çevriliyor. Dizinin çekildiği Köydeki bakımsız ve mütevazı ev elden geçirilmiş, anlatılanlara göre – ben görmedim- pek de güzel olmuş. Balıkçı Mesut bile – ben ona ‘Mutlu ve Bahtiyar’ diyorum, “keşke o piyango bizim haneye çıksaydı”, diyor.

Fatmagül’ün Suçu Ne?, TV’de herkesin merakla ve ilgiyle izlediği bir dizi olunca, Fatmagül’ün tecavüze uğradığı ev gazetelerde yer almaya başladı. Tabii Ildırı Köyü de. İşte kıyamet o zaman koptu!

Köye otobüs otobüs ziyaretçi gelmeye başladı. Özel araçlar Ildırı’nın dar sokaklarında yaya trafiğini bile felç etti. Sakin çay bahçeleri insanlarla dolup taşmaya başladı.

Sakin yaşama alışkın Ildırılılar önce şaşırmışlar sonra da durumdan şikâyete başlamışlar.

Köyün sınırlı konaklama mekânları, yüzde yüz dolulukla çalışmaya başlamış. Tabii kazandıkları para da çoğalmış. Buna rağmen halk eski yaşamlarına özlem duruyor.

Ildırılı balıkçı Mesut – Mutlu Bahtiyar- “sokaklarda artık tanıdık simaları göremez olduk, kalabalıktan” diyor.

Bir TV dizisi, bir film, insanların, yaşadıkları yerlerin yaşamını değiştiriyor, ya da alt –üst ediyor.

!5 yıla yakın yazları, hatta fırsat buldukça kışları havasını solumak için onca yol teperek gittiğim Bozcaada da, çevrilen iki film yüzünden tepeden tırnağa değişti.

Bu yıl gelen haberlere göre, oteller, pansiyonlar dolmuş, gelenler ya arabalarında ya da kurdukları çadırlarda kalmışlar. Fırınların önünde ekmek kuyrukları oluşmuş.

Okumaktan uzak, gazeteleri bile seyirlik olan bir ülkede görsel medyada diziler çok ilgi topluyor. Hele tecavüz, aile içi ihanet gibi motiflerin ağır bastığı diziler uçup gidiyor. Çekildikleri yerler de neredeyse ‘kutsanıyor’…

Mesut - Bahtiyar’a sordum:

“Fatmagül’ün Suçu Ne dizisinin çekildiği evin bahçesinde ağaç var mı?”

“Neden sordun, dedi, elbette var”

“Çaput bağlayan oluyor mu?”

Güldü. “ Bırak çaputu da, sana başımdan geçen bir olayı anlatayım. Bir sabah kooperatifin telefonu çaldı. Açtım. Acayip bir erkek sesi;

Fatmagül’ün köyü mü orası?

Evet dedim, Ildırı Balıkçılar Kooperatifi…

Adamdan bir küfür bir küfür... Sonunda ‘Ulan bir kızın namusunu koruyamadınız be!’ dedi, telefonu kapattı.”

 

Yorum ekle