ekoyaşam
net haber ajansı
haberci tv
lüsev
Sebilay Yamen
Sebilay Yamen

Limonata

C vitamini depolarının sahibi olan limon ağaçları en güzel ağaçlardan biri bence.

16 Haziran 2017 Saat: 19:50

Ilıman bölgelerde yetişen bu ağaçların rüzgârı çok sevmediğini şahsen deneyerek öğrendim. Ayvalıkta çok sert rüzgârların olduğu bir yerde ekim çalışmalarım maalesef iyi sonuç vermedi. İlk limon ağacını gördüğümde daha çocuktum. Henüz olgunlaşmamış yemyeşil limonlar vardı üzerinde. Hayran olduğum bu ağaca bir türlü sahip olamadım ama denemelerim henüz bitmedi. İlle de bahçede yetiştirmek istediğimden inadıma yenik düşüyorum aslında. Yoksa evde saksıda da şahane olacak biliyorum.

Limon Ağacı derken Sandy Tolan’ın aynı adı taşıyan kitabını es geçmek olmaz. Yıllar önce okuduğumda çok etkilendiğim kitaplardan biri olan Limon Ağacı’nda bugünlerde gündemimizden hiç düşmeyen Ortadoğu ve Filistin sorununu oldukça iyi işlemiş Sandy Tolan. Filistinli Arap Beşir ve İsrailli Yahudi Dalia’nın yaşamlarından yola çıkarak Ortadoğu’daki sorunun nerelerden kaynaklandığını her iki halkın gözünden de bakarak tarihi gerçeklere dayandırılmış bir öykü, öyküden öte tarihi bir kitap sayılır aslında.   

       Limon hayatımızda önemli yere sahip bitkilerden. Salatayı, çorbaları ve daha birçok yemeği onsuz düşünemeyiz. Yine et ve tavuk ızgaralarına, haşlamalarına kattığımızda yemeğin lezzetini ve pişme yumuşaklığını ikiye katladığını biliriz. Limon, tüm bunların ötesinde vücudumuzda biriken zararlı maddelerin atılmasında önemli rol üstlenen, ayrıca kanser hücrelerinin oluşumunu önlemede çok büyük katkılar sunmakta olan bir bitki. Örneğin; bir fincan sıcak limon suyunun ciğerleri temizlemekte üstüne yokmuş diye söyleniyor. Limon kolonyasının ferahlatıcı kokusuna kim hayır diyebilir. Limon yağının antidepresan olarak kullanıldığı zaten biliniyor. Limonun hem kendisi hem yaprağı hem de çiçeği kendi başlarına birer ilaç. Aynı miktarda portakal suyu ve limon suyunu karıştırdığımızda güneş yanıklarına çok iyi geliyormuş. Barış Manço’nun da dediği gibi nane, limon kabuğu da gribe karşı birebir zaten. 

         Limonun en çok Meksika tarafından üretildiğini biliyor muydunuz? Bunu İspanya ve İran takip ediyormuş, biz ise epey gerilerde onuncu sırada gözüküyormuşuz meğer. Oysa limon cenneti olduğumuza inanıyordum ben. Antalya, Mersin, Aydın, Muğla, İzmir utanın biraz.

        Limonun ilk olarak Kuzey Hindistan ya da Çin’de yetiştirildiği oradan dünyaya yayıldığı sanılıyormuş. Akdeniz Bölgesi limonu ancak İslamiyet sonrasında tanımış. Eski Mısır’da limon suyunu balla karıştırarak bir tür içecek yapıyorlarmış. Daha zenginler ise nane yaprakları ve tane karabiberi ekleyerek içerlermiş. Limonatanın bugünkü haline yakın olanı ilk olarak ortaçağda ortaya çıkmış. Limonata, Avrupa ve Akdeniz Ülkelerinde ilk önceleri büyü yapmak amaçlı ve ilaç olarak kullanılmış bir içecek olmuş, daha sonraki dönemlerde ise zenginler tarafından sofrada tüketilmeye başlanan limon hızla yayılarak tüm halklar tarafından tanınmış.

         Eskiden uzun gemi yolculuklarında çalıştırılan köleler C vitamini eksikliğinden dolayı Üskorpit hastalığına yakalanırmış ve birçoğu bu nedenle kaybedilirmiş. Bir gemide yiyecek yoksunluğu baş gösterdiğinde aç kalan tayfalar ve köleler gemideki fareleri yemeğe başlamış. Bunları yiyenlerin Üskorpit hastalığına yakalanmadığını gören gemi tayfası farelere dokunmamaya ve el üstünde tutmaya başlamışlar. Uzun zamanlar bu nedenle bizim burun kıvırdığımız farelere gemilerde kral gibi davranılmış. Daha sonraki araştırmalarda fark etmişler ki fareler C vitaminini vücutlarında depoluyor. İşe bakın ki başka bir sürü hastalık bulaştıran fareler burada nasıl da işe yaramış. Bu olaydan sonra gemilere bol miktarda limon alınmaya başlanmış.

         Şimdi bu kadar anlatımın üstüne Ramazan Ayında iftarlarda ferahlamak için biraz limonata yapalım.      

  

 

    Malzemeler:

5 adet limon

1 adet portakal

7–8 dal taze nane

1 litre su

1/2 su bardağı toz şeker

5–6 diş karanfil

1 adet çubuk tarçın

     Yapılışı:

      Limon, Portakal ve naneyi yıkayın. Sürahi içine limon ve portakalın sularını sıkın. Şekeri ve bir litre suyu ekleyip iyice karıştırın. Limon ve portakalın kabuklarını da üçe dörde bölerek sürahiye ekleyin. Nane ve karanfili ilave edip buzdolabına koyun. Ara sıra karıştırarak bir gece bekletin. Dolaptan alıp süzgeçten geçirip servis edin.

     Şeker miktarını zevkinize göre azaltıp çoğaltabilirsiniz.

 

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Kocaeli Haberci Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Tiramisu2 Haziran 2017 Saat: 11:07
Tira İtalyancada götür demekmiş. Ti ra mi su ise beni kendime getir ya da beni yukarıya çek anlamını taşıyan bir sözcükmüş.
Fırında içli köfte28 Nisan 2017 Saat: 00:21
Bu gün bir yemeğe gittiğinizde ana yemek, ara sıcak, tatlı ve meyve için birçok çeşit çatal kaşık servise sunuluyor.
Sütlü Nuriye7 Nisan 2017 Saat: 10:36
Yıllar önce bloğumda yazarken Sütlü Nuriye Tatlısını araştırmış ve patentinin ilimize (Kocaeli'ye) ait olduğunu öğrenmiştim.
Meşhur Fransız soğan çorbası22 Mart 2017 Saat: 15:48
Soğan, gribe karşı koruyucu özeliği olan çok iştah açıcı bir bitkidir.
Et dolması7 Mart 2017 Saat: 09:57
Bir iki ay önce eşim yemek yarışması var gel sende katıl dedi.
Tüm Yazıları