|
GÜNÜN SÖZÜ: "İnsanlığın başına ne geldiyse eşitlik olmaması yüzünden geldi!”Pierre Leroux
Eğer meskun mahal dışında olduğunuzdan dolayı rahatça elinizde bira yudumlarsanız böyle bir çağrı ve sesle irkilebilirsiniz söyleyelim! Hemen yanıbaşınızda tepe lambalı bir ekip arabası bitebilir ve içinden çıkan bazı memurlar size bunu diyebilir.
Nerede mi? Mesela bir çayırbaşında hiç kimsenin rahatsız olamayacğı bir yerde de olabilir pekala bu. İsterseniz denemeniz bedava...
Size çayırda ehliyet sormaları bile mümkün olabilir, piknikteyken bir ekip gelip ailenizin yanında "Alkol var mı, yanında oturan aileniz mi" diye de sorabilir...
Gerçi burası öyle içki yasağının çok sert ve katı uygulandığı ve bulunduğu bir Arap Ülkesi veya İran değil ama, polisin özellikle meskun mahal dışında gerçekleştirdiği son uygulamalar bunu da düşündürmüyor değil. Gerçi size alkol durumunu soran memurun bir asli görevi de şerbet içene de alkol içene de 24 saat asayiş ve güvenlik hizmeti vermektir.
Bu kadar hırsızın bol olduğu bir memlekette (GEBZE BÖLGESİ), eğer memur biracı peşine düşmüşse ben bunda bir anormallik ararım veya GBT limiti doldurma çabası mıdır bütün bunlar?...
Bu ilin Valisi de emrindeki memurlara 2005 yılında TBMM'de çıkan Kabahatler kanununun nasıl uygulanacağını da anımsatma açısından aşağıda yazacaklarımız önemlidir...Akşamları bir kadeh rakıyı okkalı ÖTV miktarı ile unutan akşamcıya bir de adı konulmamış bira yasağı sekte vurmuş durumda.
Son zamanlarda Türkiye’de enteresan gelişmeler yaşanıyor. Günden güne ülkemizde alkol satan yerlere veya alkol tüketen tüketicilere karşı adı konulmamış bir büyük baskının giderek arttığı medyaya da yansıyan bilgiler ve işaretler arasında…Acaba gerçekten Türkiyemizde Yaşam alanları daraltılmaya mı başlandı?
Özellikle 2005 yılında TBMM’den çıkan Kabahatler Kanunu çerçevesinde polisin son günlerde meskun mahalden uzak olsa bile, bira içen şahıslara karşı GBT ve alkol kontrollerini sıklaştırdığı ve biracılara karşı polisçe “ Çabuk terk edin burayı” şeklinde ifadeler kullandıkları ifade ve iddia ediliyor.
Son enteresan ve medyaya yansıyan olay ise bildiğiniz gibi Antalya’da yaşanmıştı…0,50 promil alkollü olan ve bira içen iki gence astronomik ceza yazılmıştı…Yani ülkemizde üretilmesi serbest olan ve fabrikaları bulunan bir şişe biranın artık uluorta yerde içmeyi bırakınız, sahilde bile olsanız, her an başınıza “ Alkol mu alıyorsunuz?!” diyen bir kolluk görevlisi dikilebilir…
O yüzden bizden söylemesi arabanızda bile olsanız, meskun mahal dışında bile olsanız artık bir şişe bira da içseniz, KK’ya göre kanun çerçevesinde ceza alırsınız. Yürürlükte olan 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 35’inci Maddesi’nde, "Sarhoş olarak başkalarının huzur ve sükununu bozacak şekilde davranışlarda bulunan kişiye, kolluk görevlileri tarafından 75 Lirası idari para cezası verilir. Kişi, ayrıca sarhoşluğun etkisi geçinceye kadar kontrol altında tutulur" deniliyor.
Yani kanun kolluk gücüne çevreyi rahatsız ederse ancak yaptırım yetkisi veriyor. Kişi eğer meskun mahal dışında ise bir cezai yaptırım yok. Ve tabi ki bir de Trafik kanununa göre eğer alkollü araç kullanılırsa suçtur.
Ancak gelen bazı haberlere göre, trafik alanı dışında park edilmiş olsa bile bazı araçlara ve içinde duran şahıslara da ehliyet sorulabildiği de belirtiliyor…Mevcut kanunun yorumlanmasında işte böyle enteresan şeyler yaşıyoruz son günlerde ...
Acaba alkol işi tamamen yasaklanmaya mı gidiliyor Türkiye’de veya mevcut kanun mu görevliler tarafından yanlış yorumlanıp öyle mi uygulanıyor?
Bu memlekette alkol almayan vatandaşların hakkı da korunmalı, yasalar cerçevesinde kullanmak isteyenlerin de hakları hukukları korunmalıdır. Bir restoranda içki isteyen adama eskiden öyle hor bakılmazdı.
Şimdi nerelere vardık acaba farkında mısınız? Bir bira şişesine bile müsamaha göstermeyen bir memur anlayışı ile karşı karşıya olduğumuzu kimse unutmasın! Herkes ayran içecek değil ya.
Ha bir şeyler gayri resmi olarak değiştiyse bizim de bundan hala haberimiz olmadıysa bizim haberimiz olsun yani! Ama bizim bildiğimiz halen burası demokratik ve laik Türkiye Cumhuriyeti'dir.
Herkesin birbirlerinin yaşam biçimine saygı duyması gereklidir. Tabi yasaları uygulayanların da aynı şekilde...Bütün bu hususları tartışmak ise tabi ki kanunu çıkartan Meclis ile hukukçuların işidir…Bir de tabi ki ilimizi yöneten Sayın valimizin de dikkatlerine sunuyorum bütün bu hususları...
Çünkü akşamları alkol alan insanları artık bırakınız deniz kenarına, neredeyse denizin içine kadar süpürmüş vaziyetindeler...Hırsızlar çevrede cirit atıp Gebze’yi soyarken, bir çok ekibin biracıyla uğraştığını tekrar anımsatmamıza gerek var mı acaba? Bütün işler bitti bu mu kaldı? Ne dersiniz Sayın Valimiz?
|